19 Eylül 2026 Cumartesi

 20 EYLÜL’ÜN ANATOMİSİ

Ulan dallama sistem!
Ulan köhne, kokuşmuş kafa!
Hiç hesap edemedin di mi lan
20 Eylül 2011 günü
ağzının ortasına yediğin şamarı?

Erkeklere yasakladığın maça
sempatik görünmek adına
ceza bellediğin kadınlar için
3-4 bin bilet basarken,
o kadınların
cezayı alnının çatısına basacağını
kestiremedin di mi hiç?

4’e, 5’e, en çok da 6’ya kadar
saymayı öğrettiğimizden
41 bin 663 sevdalı kalbin
matematiğinin kâbusu olacağını
rüyanda görsen inanmazdın di mi?

Günlerce, aylarca, yıllarca
sevdiğinin yolunu bekleyen kadının
saatlerce bilet kuyruğunda
bekleyemeyeceğini mi sandın yani?

Helal alın teri kokan ÇUBUKLU’nun 
parfüm kokamayacağını mı düşündün 
Allah aşkına..

Kozmetikçiden
LACİVERT oje, SARI göz farı soranlar 
tribünü SARI LACİVERT’e
boyayamaz mı sandın abisi..

Evladının
ilk  SARI LACİVERT atkısını, beresini
ilmek ilmek ören ellerin
senin FENERBAHÇE’ye ceza vermekle bozduğun
o akılsız başına
çorap öremeyeceğine mi inandın yoksa?

En uzun dualara,
en bilinmedik şarkılara,
sıcacık ninnilere dönen dillerin
tezahüratlara da döneceğini
getiremedin mi aklına?

Renk renk çantası, ayakkabısı,
elbisesi, fuları, şapkası olanın
maç günü giyilecek
bir kreasyonu olmadığını mı zannettin?

Samanyolu’nda
atkılarla birlikte
başörtülerin, eşarpların,
saç bantlarının da sallanabileceği
hiç kafandan geçmedi di mi?

Forma almak için
makyaj masrafını düşürenlerin,
maça gelmek için
ateşini bile düşürenlerin,
“kadın ne anlar la futboldan” zihniyetini
ofsayta düşürebileceğini
tahmin edemedin di mi hiç?

Terlikle bile
tam isabet yapabilenin
topukluyla röveşataya kalkıp
beynindeki örümcek ağlarını alabileceğine
ihtimal bile vermedin mi?

Elinin çamuruyla yazdığın senaryoları,
FENERBAHÇE'li kadınların
öpülesi ellerinin hamuruyla
parçalayabileceği
hiç yoktu di mi hesaplarında?

FENERBAHÇE’si için
en okkalı tribi atanın
iğrenç planlarının kalesine
tam doksandan gol atamayacağı
fikrine mi kapıldın birader?

Cinsiyeti yoktur ulan
FENERBAHÇE sevdasının..
Bi kere tutulmaya görsün,
erkeği de kadını da aynı deli..
Bunu hala anlamadıysan,
takvime bir daha bak..

Her 20 Eylül
çarpacak bu gerçeği suratına..

Bugün, yarın, daima..


18 Eylül 2026 Cuma

 

FENERBAHÇE MATEMATİĞİ

Ayrık kümelerin
aritmetik ortalamasıdır FENERBAHÇE
Türk futbolunda..


Asal çarpanlara ayıranı da vardır,
ortak böleni de..

Ayrışan farkları değil
kesişen doğruları
mutlak değer almalıdır
bu yüzden..

Paralelden de yamuktan da
hazzetmez ama
çapsızların yarıçapını hesaplayıp,
eline vermeye
bayılır..

Dairesi, çemberi,
halkası, yuvarlağı
çeşit çeşit problemler üretirken
hedefe giden
bir doğru çizmeye çabalar
hemen hemen her sezon..

Atak kombinasyonlarını
kombinezonla karıştıran
sütyen kafalıların
çakma kartezyen beyinlerine
artezyen açmaktır
esasen işi..

6’dan 8,
8’den 6,
10’dan hem 6 hem 8 çıkarmaya çalışırken
denklemleri şaşar,
Pi’yi kaç alacağı hiç belli olmaz..

Rasyonel olması gereken her durumda
çizdiği sürrealist tabloları
aportta bekleyenlerin
suratlarına çarpar
çarpım tablosu gibi..

4+4+1+1’in de
3+5+2’nin de
4+2+3+1’in de toplamına değil
çıkardığı sonuca bakar..

Sahayı diklemesine kesen
koordinat eksenleri
görmek ister
sevdalısı
ve de isabet oranı yüksek
kenarortaylar..

Yutan elemandan
etkisiz elemandan sıdkı sıyrılır,
artan fonksiyonlar
heyecan katsayısını belirler..

Sahada küçük üçgenler kuran
topçular mest eder,
o üçgenlerin iç açılarının toplamı
umutlandırır..

99 puan alıp şampiyon olamazken
11 puan geriden gelip şampiyon olduğundan,
3-0 geriye düşüp
4-3 kazandığından,
iş sıkıya gelince
17’de 16 yaptığından,
10 kişiyle 6 falan attığından
o umut
rakamlara da bağlı değildir esasen..

Hele çapraz koşular,
iki yönlü koşu’llu bindirmeler,
dar açıdan 90 derecedeki
örümcek ağı temizliği de olunca
değme keyfine
SARI LACİVERT’linin..

Yani
reel düzlemine kavuştuğunda FENERBAHÇE
adamın integralini alır sahada
kareköküne böler,
anal’itiğinden kan alır..

İşte o zaman  başlar
toto’lojilerini kurtarma telaşındakilerin
problemleri..










14 Eylül 2026 Pazartesi

 Ölümünün 29. Yılında “MEHMETÇİK” BASRİ DİRİMLİLİ anısına..

FORMANIN CANI
Tribünlerde
ve 3 Temmuz sonrası
adliye önlerinde sallanan
sarı bir bayrakta
başı sargılı
yüzü gözü kan içinde bir adam olarak
tanıyanlar var onu..

“Sağ kanattan öyle bir geldi ki” den
yıllar önce
sol kanattan gelişin
şiirini yazan isim oysa ki..

50 ve 60’lardaki 
FENERBAHÇE ve milli takımın 
hem “savunma bakanı” 
hem “hava kuvvetleri komutanı” o!

ÇUBUKLU’ya sadece alın terini değil, 
o alnından süzülen kanı da akıtan 
anıtlaşmış bir futbol kahramanı o!

Türk tiyatrosunun 
en büyük kahramanlık hikayelerinden biri olan 
“Vatan yahut Silistre” de bahsedilen 
Silistre’de doğan, 
FENERBAHÇE’ye karşı ilk kez 
İSTİKLAL isimli takımda, 
FENERBAHÇE formasıyla da ilk kez 
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ KUPASI’nda oynayan 
lakabını adeta 
kaderin müjdelediği bir sporcu o!

Sahada aldığı kafa yarıklarının 
sayısını bile hatırlamayan, 
ezik kaburga yırtık lif ve adaleyle 
maçlara devam eden, 
4 kez çene kemiğini kırıldığını bilip, 
burun kırıklarını
saymaya gerek görmeyen, 
yara izlerini vücudunda 
madalya gibi onurla taşıyan 
bir futbol gazisi o!

Tekmeye uzattığı için yarılıp 
3 dikiş atılan kafası bandajlıyken 
2-1 gerideki takımı
10 kişi kalacak diye 
sahadan çıkmak istemeyen, 
o yarık kafayla bir de gol atıp, 
topa vurduktan sonra 
sahanın ortasında bayılıp kalan, 
kendine gelince kalkıp
hala maça devam eden 
gerçek bir efsane o!

Kıbrıs’ta futbol oynayıp 
antrenörlük yaptığı yıllarda
Rum çeteleriyle çatıştığı için 
Lefke’de bir sokağa adı verilen 
gerçek bir MEHMETÇİK o!

Formaya ruh ve can veren, 
canını da 
ömrünü adadığı FENERBAHÇE’sinin 
kulüp binasında veren 
bir gurur abidesi o!

Sargılı başı 
ve kanlı yüzüyle gülümsediği bayrağı
gördüğünde 
ona bir kez daha bak 
FENERBAHÇE’li Kardeşim..

O bayraktan 
ta yüreğine işleyen bakışı 
ait olduğun sevdanın 
paha biçilemez bir nakışı çünkü..




11 Ağustos 2026 Salı

 

4 NİSAN’DA N’OLMUŞTU?
Verilen verilmeyen penaltı,
sayılmayan gol sonrası
hemen
“#TürkFutbolundaKaraGece”
etiketleri paylaşılır
sosyal medyadan..

Ama esasen 4 Nisan 2015’tir
Türk futbolunun en kara gecesi..
Öyle karadır ki
11 yıl geçmesine rağmen
aydınlatıl(a)madığı için
halen kara, kapkara..

O gece FENERBAHÇE
ligin 26. haftasında
Rizespor’u 5-1 yenerek
maç fazlasıyla
liderlik koltuğuna oturdu.

Maç sonrası kafile
Rize’den karayoluyla
Trabzon Havalimanına doğru
yola çıktı.

Otobüs Araklı Sürmene yolu üzerinde
viyadükten geçerken
silahlı saldırıya uğradı.
Başından yaralanan şoför
otobüsü durdurmayı başararak
faciayı önledi.

Otobüsün hem ön hem yan camında
kurşun izleri görülmesine rağmen
dönemin valisi
olayın hemen ardından
“taşlı saldırı” olduğunu
açıkladı.

Yaralanan şoförün başından
tedavi gördüğü hastanede
metal çekirdekler çıkarılınca
silahlı saldırı olduğu kesinleşti.

7 Nisan tarihinde
saldırının şüphelisi
iki kişi gözaltına alındı.
Yapılan sorgulamada
şüphelilerden biri otobüsü takip ettiğini,
diğeri ise silahı ateşlediğini
itiraf etti.
Ancak mahkemede
hakkındaki iddiaları reddeden şahıslar
ertesi gün serbest bırakıldı.
Şüpheliler adliye çıkışı
kendilerini bekleyenlerce
omuzlara alındı.

Sonrasında soruşturma
“kasten öldürme”den
kasten “kasten yaralama”ya
çevrildi.

Saldırı noktasında
görevli olduğu halde
ifadesi alınmayan,
olay günü
tek delil olan tüfeğin tutulduğu
adli emanet odasının anahtarının
kendisinde olduğu anlaşılan
bekçi FETÖ’cü çıktı,
tutuklandı.
Soruşturmadaki
8 polis, ilçe müdürü,
savcı ve hatta hakim
aynı sebepten
meslekten ihraç edildi,
biri firarda..

Sonrasında dava yavaşladı,
iddianame yazıl(a)madı,
delil toplan(a)madı,
zanlılar bulun(a)madı.

FENERBAHÇE saldırı sonrası
“Olay aydınlatılana kadar
biz bu oyunda yokuz” diyerek
sahaya çıkmayacaklarını açıkladı.
Ligin bir hafta ertelenmesinin ardından
Kulüpler Birliğinden
“FENERBAHÇE sahaya çıkmazsa
sonuçlarına katlanır”
açıklaması geldi.

O tetik çekilmeden
sadece 5 gün önce
televizyonda
hem de tam gününü söyleyerek
“Pazardan itibaren
Türk futbolunda
çok tuhaf şeyler olacağını hissediyorum” diyen
eski hakeme
“bu his nasıl hasıl oldu”
diye bile sorulmadı.

Olaydan sadece 3 hafta önce
“Öyle bir eylem yapacağız ki,
bu eylem sonrası
ben artık Trabzonspor başkanı olmayacağım” diyen
zamanın Trabzonspor başkanı
bugünkü TFF başkanına
“neydi o eylem” deme zahmetinde bile
bulunulmadı.

İki hafta sonra
kulübünün Trabzonspor’la oynayacağı
maç öncesi
dönemin Galatasaray ikinci başkanı
otobüs direksiyonunda
basına poz verdi.  
Sezon sonunda Galatasaray
üzerinde kanarya olan
ve kurşun izini andıran bir tişört hazırlayıp
satışa sundu.

30 Nisan 2022 günü
Trabzon’da oynanan
lig maçında
tribünde açılan dev pankartta
tüfek üzerinde
üzgün bir kanarya resmedildi.

Aradan 11 yıl geçmesine rağmen
39 cana kastedilen bu olayın
aydınlanması için
hiç bir hukuki gelişme
olmadı,
bugünkü açıklamaya kadar.

Ve çalınmayan penaltı, ofsayt, gol sonrası
“KARA GECE” manşetleri atılan
Türk futbolunda
hayat hiç bir şey olmamış gibi
devam etti, ediyor.

Puanlarına, galibiyetlerine,
şampiyonluklarına kast edildiğinde
adaleti bulamayan
FENERBAHÇE
canına kast edildiği günün
artık aydınlatılması için
adaletin tecelli etmesini bekliyor!



6 Ağustos 2026 Perşembe

“SELÇUK YULA anısına”

RÜZGÂRIN YELELERİ


Bal “SARI”sı düşlerine
ateş “LACİVERT” sevinçler eken
çılgınların diyarında
yaşamaya do“YULA”mamış
bir masal kahramanının adı var!

Hayal gücü, meşale,
ışık, rüya ruhu anlamına gelen soyadıyla
FENERBAHÇE ruhuyla
özdeş bir kahraman..

Sahada
ÇUBUKLU’yla yazılan destanın
en zarif kalemlerinden biri!

Penaltı gibi ruhsuz bir vuruşu
kafiyelerle, cinasla,
imgeyle süsleyen
bir futbol şairi!

Bir EYLÜL akşamı
Bordeaux kalesine
rüzgâr gibi akarken
dalgalanan yeleleriyle
sevdalı kalplere
sevinç tabloları çizen
bir ressam!

Köhne krallıkların
çakma kralcıklarının
cirit attığı bir dönemde
bir yıldız gibi ışıldayan
gerçek bir kral!

Basketbol oynarken
“adam eksik” diye çağrıldığı
futbol maçında
3 gol birden atınca
parkelerden yeşil sahalara kayan
mucize bir yıldız!

147 maçta 134 gole
ve o günlerde doğan
onlarca çocuğa
adını vermiş
bir isim babası!

Rakip savunmayı
ağır çekimde hareket ediyormuş gibi gösteren hızı
ve kaleye mıknatıslanan şutlarıyla
safkan bir santrfor!

Aşık olduğu renklere
geri dönebilmek uğruna
evini satıp
kendi bonservisini ödeyen
eşine rastlanmamış
bir çılgın!

Bu hayali gerçekleşmeyince
“Ben FENERBAHÇE’ye karşı
forma giyemem artık” deyip
futbolu bırakan
gerçek bir efsane!

FENERBAHÇE formasıyla yaptığı 
jübilesinin gelirini
yine adında FENERBAHÇE olan
bir vakfa bağışlayan
bir gönül zengini!


En zor günlerinde
ailesine sırtını dönmeyip,
leş kargalarına karşı
sevdasını savunan
SARI LACİVERT ordunun
korkusuz bir neferi!

“Ben Galatasaraylıyım,
Beşiktaşlıyım,
Trabzonsporluyum diye
boşuna avutmayın kendinizi.
Bu ülkede ya FENERBAHÇE’lisindir
ya da FENERBAHÇE düşmanı” raconuyla
kitabın ortasından konuşan
bir cesur yürek..

Şimdi yine
ünlü tezahüratta olduğu gibi “İLERİDE”,
o kıvırcık yelelerinin ardından
gülümsüyor
FENERBAHÇE’nin adı
her geçtiğinde!

Forması,
o formanın ruhuna nakşettiği
alın teri,
sevdası
ve sevdasına göz dikenlerle mücadelesi
bize emanet!




10 Temmuz 2026 Cuma

 

BUGÜN GÜNLERDEN..
Bugün günlerden
direniş ateşinin ilk kıvılcımı!
Unutturulmaya çalışılan
ama koru hala
alev alev yanan..

Bugün günlerden
üç ayda unutulur sananların
ilk g*t oluşu..
Ve de son olmayacak!

Bugün günlerden
YAYLA yolunda
deftere çizilen
FENERBAHÇE bayrağı!
Sonsuza kadar
yetecek bize
gölgesi bile..

Bugün günlerden
gözlerde buğulanan
yaşların isyanı!
Sevdamız uğruna
akıtmaktan
hiç çekinmediğimiz,
tertemiz!.

Bugün günlerden
CADDE’nin tozunu
yüreklerimizin dumanına
kattığımız gün!
Ama SARI LACİVERT’e
toz kondurmadan..



Bugün günlerden
titreyen asfalt,
öfkeli ayaklar!
Sonrasında
METRİS, SİLİVRİ,
ÇAĞLAYAN yollarını da
arşınlayan..

Bugün günlerden
“gerekirse mermi kullanabilirsiniz”..
Hani şu
Bir 4 Nisan günü
gerektiğine karar verdikleri..

Bugün günlerden
paraleline, yamuğuna, teğetine
başkaldırı,
alayına gider!
Haksızlığa karşı yürüyen
bir koca çınar!

Bugün günlerden
sokaklarda oynayan FENER,
kaldırımlar tribün!
Hiç susmayan,
susturulamayan,
susturulamayacak!

Bugün günlerden
köprüden önceki son çıkışın
pas geçilmesi!
E sonuçta
burası KADIKÖY,
buradan çıkış yok!

Bugün günlerden
yalana, iftiraya
meydan okuyuş,
gerçeğin kötü huyu!
Ortaya çıktıkça
üç buçuk attıran hani..

Bugün günlerden
“Hükümet düşer,
enflasyon düşer
FENERBAHÇE babayı düşer”..
Düşenler de,
ayakta kalanlar da
belli şimdi!

Bugün günlerden
özgür dünya düşleri,
öpülen ÇUBUKLU forma!
Anılarda yaşayan,
acı olan,
marş olan tribünlere!

Bugün günlerden
ALİ İSMAİL KORKMAZ!
FENERBAHÇE Yıkılmaz!
Korkmadık!
Yıkılmadık!
Yıkılmayacağız!


2 Temmuz 2026 Perşembe

 

3 TEMMUZ’da NE VAR?

Acı var, gözyaşı var..
Kumpasa, iftiraya
boyun eğmeme var.
Pes etmeme, vazgeçmeme var.
Çünkü damarlarda
SARI LACİVERT kan var..

Direniş var!
Aşkla yazılmış bir destan var!

ÇUBUKLU’ya değen tere
halel getirmemek için
ÇUBUKLU’yla can vermeyi
göze alma var.

FENERBAHÇE formasını
sahadaki 11’den ibaret sananların karşısına
Topuk Yaylası, Cadde, Silivri, Çağlayan,
karakol, sokak, meydan, iş, okul demeden
her yerde dimdik dikilen
milyonlar var.

O günlerde
“hocaefendihazretleri” denen deyyusa,
avanesine, iş birlikçlerine
ana avrat dümdüz giden
cesaret, yürek var..

10 Temmuz 2011 günü
“gerekirse kullanabilirsiniz” dedikleri,
4 Nisan 2015 günü
gerektiğine karar verip kullandıkları
mermiler var.

12 Mayıs 2012 günü
bir stadyum dolusu insanın
canlarına kastetmeye varan
bir nefret var.

Ama mermilere de aldırmayan,
her nefreti de boğan
eşi benzeri görülmemiş
bir sevgi de var.

Rakiplerini “kanırta kanırta” dize getirip
“FENERBAHÇE’nin yarım puanını dahi sildirmem” diyen
süreci bir teknik direktörden çok
komutan gibi yürüten
AYKUT KOCAMAN var..

Özgürlükleri için bile olsa
sevdalarını satmayan
İLHAN EKŞİOĞLU, ŞEKİP MOSTUROĞLU,
TAMER YELKOVAN var..

“Dar ağacında olsak bile
son sözümüz FENERBAHÇE” diye
alayına meydan okuyan,
1 yılını hapiste geçiren,
“Kalemimiz kırılmış, geldik.
FENERBAHÇE son kaledir, teslim olmaz” sözüyle
fetöcü mahkemelerce
cezasının onaylandığı gün
özel uçakla yurda dönme raconunu kesen
büyük başkan AZİZ YILDIRIM var.

Canlarından aziz tuttukları
FENERBAHÇE’lerinin
aklandığını göremeden
cennete transfer olan
LEFTER, SELÇUK YULA, SERKAN ACAR,
HALE ABLA, MÜMTAZ AMCA, İHSAN TEYZE
ve binlerce SARI LACİVERT kalp var..

15 yıl boyunca
FENERBAHÇE’nin kanını emen
bu kokuşmuş yapı
hâlâ yerinde,
belki eskisinden bile güçlü..
Bileğini bükemediği FENERBAHÇE’den
rövanşı alma uğruna
yapmadıkları kalmadı yıllardır..

Bitti sanılan bitmedi.
Bizim için hiç 4 Temmuz olmadı,
yarın olmadı!

Ama o yarını getirmeye,
birlik içinde
FENERBAHÇE’nin gücünü
yeniden göstermeye yeminli
sevdalılar var.

Ve daima var olacaklar!