10 Temmuz 2018 Salı


BUGÜN GÜNLERDEN..
Bugün günlerden
direniş ateşinin ilk kıvılcımı!
Koru hala
alev alev yanan..

Bugün günlerden
üç ayda unutulur sananların
ilk g*t oluşu..
Ve de son olmayacak!

Bugün günlerden
YAYLA yolunda
deftere çizilen
FENERBAHÇE bayrağı!
Sonsuza kadar
yetecek bize
gölgesi bile..

Bugün günlerden
gözlerde buğulanan
yaşların isyanı!
Sevdamız uğruna
akıtmaktan
hiç çekinmediğimiz,
tertemiz!.

Bugün günlerden
CADDE’nin tozunu
yüreklerimizin dumanına
kattığımız gün!
Ama SARI LACİVERT’e
toz kondurmadan..

Bugün günlerden
titreyen asfalt,
öfkeli ayaklar!
Sonrasında
METRİS, SİLİVRİ,
ÇAĞLAYAN yollarını da
arşınlayan..

Bugün günlerden
“gerekirse mermi kullanabilirsiniz”..
Hani şu
4 Nisan’da
gerektiğine karar verdikleri..

Bugün günlerden
paraleline yamuğuna
başkaldırı,
alayına gider!
Haksızlığa karşı yürüyen
bir koca çınar!

Bugün günlerden
sokaklarda oynayan FENER,
kaldırımlar tribün!
Hiç susmayan,
susturulamayan,
susturulamayacak!

Bugün günlerden
köprüden önceki son çıkışın
pas geçilmesi!
E sonuçta
burası KADIKÖY,
buradan çıkış yok!

Bugün günlerden
yalana, iftiraya
meydan okuyuş,
gerçeğin kötü huyu!
Ortaya çıktıkça
üç buçuk attıran hani..

Bugün günlerden
“Hükümet düşer,
enflasyon düşer
FENERBAHÇE babayı düşer”..
Düşenler de,
ayakta kalanlar da
belli şimdi!

Bugün günlerden
özgür dünya düşleri,
öpülen ÇUBUKLU forma!
Anılarda yaşayan,
acı olan,
marş olan tribünlere!

Bugün günlerden
ALİ İSMAİL KORKMAZ!
FENERBAHÇE Yıkılmaz!
Kormadık!
Yıkılmadık!
Yıkılmayacağız!







6 Temmuz 2018 Cuma


MABED, KANARYA, BOĞA..
Taşıyalım abisi..
Değiştirelim abisi..
Devir devrim devranı..
Her bi şeyi yenileyelim
anasını satayım..

52 binlik stad
yetiyor mu yahu
25 milyonluk taraftara..
100 bin, 200 bin;
ne 200 bini ya,
1 milyonluk stad yapalım
elimiz değmişken..

Kadıköy’de trafik falan oluyo..
Dere kokuyo..
Hem köy ne ya..
Yakışıyor mu koskoca FENER’e?..
Gidelim bi dağ başına..
Yapalım stadı bi güzel..
Şöyle zirvelere falan..
Kuralım kendi şehrimizi..
FENERCITY…
Nasıl?

Bi de MABED falan diyolar zındıklar..
Tapıyor musun birader sen?
Tapınakçı mısın?
Ne ayaksın?

Ayrıyetten
rakiplerimizin biri aslan, biri kartal..
KANARYA nedir yani?
Cik cik minicik bi kuş..
Hazır tam Altıyol’un göbeğinde
kızgın boğa dururken..
Zaten hepimiz
kızgın boğalar gibi değil miyiz?
Kırmızıyı görünce
delirmiyor muyuz?
Hem FENER
kuruluş tarihi itibariyle de
boğa burcu abicim..
Tweety miyiz biz ya,
ne KANARYA’sı?

Logoda da
böyle yeşilli meşilli
bi yaprak mı ne var..
Atalım gitsin ya..
Koyarız bi boğa kafası,
olmadı billuru..
Beton yetmez icabında..

SARI LACİVERT de
çok banal, demode..
Hem SARI cimcomda da var..
Ne gerek var
aynı rengi taşımaya?..
Farklı olsun,
bize özgü olsun..
Sik’lamen olsun mesela..
Hem rakiplere de gözdağı olur..
Yanına da devedikenirengi..
Çünkü neden,
deveye diken!

ÇUBUKLU nedir
bi de gözünü seveyim..
Giymeyen mi var?
Yaparsın bi helezon..
Hem estetik,
hem de karşı takımın gözü kamaşır..
Manası da çok derin..
Helezon gibi geçiririm demek..

FENER ve BAHÇE..
Yanyana getirince
anlamsız,
eksik kalmıyor mu ya..
FENER mi var artık?
Devir teknoloji devri..
Led varken
FENER de neymiş..
BAHÇE dersen
küçücük minimal bi şey..
Büyük düşüneceksin abi..
Yap onu Park, olsun bitsin..
Ledpark..
Bak ne güzel oldu..

Değişelim, taşıyalım,
yıkalım, yenisini yapalım..
İçimiz açılsın, di mi ya…

Hadi hep beraber…
Siklameeeennn…
Deveeedikeniiii…
Şampiyoooonn..
Ledpaaarrrkk..




3 Temmuz 2018 Salı

3 TEMMUZ 7 YIL
7 yıl önce bugün
FENERBAHÇE’li olarak uyuduğumuz gecenin sabahına
FENERBAHÇE’nin ta kendisi olarak
uyandık..

Önceden bilmiyorduk,
yürekten emindik.
Gülerek izlemedik,
gözyaşlarıyla isyan ettik..

Harcımızda sevda vardı,
SARI LACİVERT duvar olduk..

O günün makbullerinin
ne mal olduklarını haykırdık
korkmadan
caddede sel olup..

Cop yedik, gaz yedik,
tekme yedik..
Çapulcu diye yaftalandık,
terörist diye damgalandık.
Vazgeçmedik, pes etmedik,
geri çekilmedik..

Yarım puan bile sildirmedik,
birlikte tarih yazdık..

Farkettiler ki
omuz omuzayken yıkamayacaklar,
nifak soktular aramıza..
Zaten öfkeliydik,
kavga ettik,
birbirimize düştük..

Hata yaptık, tökezledik..

FENERBAHÇE’li olmayı unutup,
o’cu, bu’cu, şu’cu olduk..

Aklımız, kalbimiz,
ruhumuz, heyecanımız
paramparça oldu..
Dağıldık!

Dosta, düşmana gösterdiğimiz,
o çok korkulan gücümüzü
inkar ettik..

Efsane yazarı kaptanı
koruyamadık..
“Kanırta kanırta”
şampiyonluğu kazanan
şövalyeyi savunamadık..
Sevdası için hapis yatanı
isyan ateşine inandıramadık..

Dikine oynamadık,
yanımızı boşalttık.
Lidere güvenmedik,
taraftarı yok saydık..

Gerekirse mermi kullanın diyenler
gerektiğini görüp kullandılar..
Deplasman dönüşü
kurşunlandık..
Bu oyunda yokuz dedik,
üzerimize çullandılar,
sözümüze sahip çıkamadık..

Emeğimizi çaldılar..
Şampiyonluklarımızı çaldılar..
Heyecanımızı çaldılar..
Sevinçlerimizi çaldılar..
Hiç bi şey yapamadık..

Duvarda gedik verdik..
Taviz verdik..
Yorulduk, boş verdik..
Şarlatanlara fırsat verdik..
Avaz avaz bağıran
FENERBAHÇE ruhuna
kulak vermedik..

İtenin de tutmayanın da
bir olduğunu
unuttuk..

En olmayacak şey oldu..
“Durum vahim”ci
şike maşasıyla
el sıkıştık..

Kanımıza dokundu,
canımız yandı..
Silkelendik..
Elimizi taşın altına koyduk..
Güneşin doğmasının
tam zamanı deyip
devrim yaptık..

Yeniden umutlandık..
Heyecanladık..

7 yıl geçti.. 7 koca yıl..
Ağladık, hırpalandık..
Savaştık..
Yorulduk..
Tükendik..
Öldük..

Peki bitti mi 3 Temmuz?
Bitti..
Hem de 4 Temmuz sabahı..
Ama travması, acısı bitmedi..
Hesap soruluncaya kadar da
bitmeyecek.

O mezdeke kıvamındaki
fezlekeyi yazanlar, yazdıranlar
artık polis değil..

O uyduruk iddianameyi
hazırlayan savcı bozuntuları
artık savcı değil..

Sahte delillerle
hüküm veren hakimler
artık hakim değil..

Ya tutuklular,
ya kaçaklar,
ya adli kontroldeler
ya da meslekten atıldılar..

Kumpasın planlayıcısı ve çığırtkanı
gazete görünümlü paçavralar
kapatıldı..
Dandirik delil bavulcusu
delikte çürüyor..

Ama canımıza okuyan
o hastalıklı kafa
hala medyada,
futbol dünyasında,
her yerde
keyfini sürüyor..

Bizim yine
birbirimize düşmemizi,
değerlerimizi harcamamızı,
kenetlenmeyip dağılmamızı
bekliyor pusuda..

“Hala mı 3 Temmuz”
diyenler var..
“Bitsin artık ya”
yaygarası yapılıyor..
Bil ki
sen “bitti” demeden
bitmeyecek!




11 Haziran 2018 Pazartesi

FENERBAHÇE OLACAKSIN!
Başına çorap örüldü,
kuyun kazıldı,
sevdana iftira atıldı,
canına kastedildi;
akıllanmadın vesselam!

Çok çektin
“en iyi ben bilirim,
her şeyden ben anlarım”
kafasından,
hala tam gaz,
burnunun dikine!

Sen FENERBAHÇE’lisin,
her şeyin farkında olacaksın,
mecbur..

“Çok mu önemli şampiyonluk”lardan,
kupasız geçen yıllardan,
kötü yönetilmekten,
yok sayılmaktan,
hakkının gaspedilmesine
yeterince ses çıkarılmamasından
sıtkın sıyrıldı,
canın yandı..
Kabullenmedin..
Yeter dedin, başardın..
Artık ümidin ateşiyle
yanacaksın!

Çok istedin, bekledin,
çabaladın, umut ettin,
değişim oldu işte..
Ama o değişimin sahibi,
hükümranı değil,
parçası olacaksın!

Güneşi çağırdın
ama sen doğurmadın!
Doğan güneşe de
gölge olmayacaksın!

Topçudan daha topçu,
hocadan daha hoca,
yöneticiden daha yönetici,
başkandan daha başkan
olmayacaksın..
Sade taraftar olacaksın..
Sade, yalın ama yürekten..

Her boku bilen fenomen değil,
her şeye rağmen
FENERBAHÇE’li olacaksın!

Ötekileştiren,
ayrıştıran zihniyetten
şikayet edip,
“devrim” ayağına
kelle avcılığına,
“iztemezük” pervasızlığına
soyunmayacaksın!

Elini taşın altına koyanın
yoluna taş olmayacaksın!
Tam zamanı’ysa
-ki zamanı-
sen de o taşın altına
elini koyacaksın..

Alevli toplarla
gol peşinde koşan medyadan
gol yemeyeceksin artık!

Yalan haberlerin,
doldurma manşetlerin,
acayip duyumların,
son dakikaların,
az sonraların
esiri olmayacaksın!

“Falanca giderse gelmem,
filanca kalırsa yokum”
şımarıklığını bırakacaksın!

Tutunacaksın sevdana,
sımsıkı tutunacaksın!

Sen kendi aranda
kavga et diye uğraşan,
birbirine düş diye
bi taraflarını yırtan
dallamaların
ekmeklerine yağ sürmeyeceksin!

Çocukluk hay’ALİ’yle yola çıkan,
SARI LACİVERT sevgiyle inanç dolan,
cesaretini
senin aşkından alan adama
güveneceksin..

O’cu bu’cu diye ayrılıp
dalaştığında
birilerinin tatlı düşü,
omuz omuza olduğunda
topunun kabusu olduğunu
unutmayacaksın!

Gastesi, medyası,
sistemi, federasyonu,
düdüğü, hödüğü durmayacak!
Topu gelecek üstüne yine..
O zaman da
“topunuz gelin” deyip
meydan okuyacaksın!

“Kalpler beraber” sloganına kalp,
bunu kalpten söyleyenle
beraber olacaksın!

Kim ne derse desin,
ne yaparsa yapsın
sen, FENERBAHÇE olacaksın!
Hür, güçlü, cesur, tutkulu..
Kim olduğunu
unutturmak isteyenlere inat,
yeniden tarih yazacaksın!





3 Haziran 2018 Pazar

ONALTIBİNDOKSANİKİ
FENERBAHÇE
hep Cumhuriyet,
hep demokrasinin kalesi oldu..
Hiç biat etmedi..

Kendisine çağ atlatan,
tarihinin en büyük kumpasına karşı
birlikte direndiği,
arkasından yürüdüğü,
FENERBAHÇE düşmanlarına karşı
koruyup, savunduğu
en büyük başkanına bile
hatalarını görünce
“HAYIR” diyebildi..

Hem de başka kulüplerin
taraftar sayısından bile fazla
onaltıbindoksaniki oyla..

Çünkü biliyordu
değişimin tam zamanının
şimdi olduğunu..

Bir hay’ALİ gerçek yapmanın
tam zamanı olduğunu..

Ama bu değişimden
başka başka medetler umanlar,
hayatlarını
çıkarları için
birilerinin mabadlarını
yalamak üzerine kuranlar
avuçlarını yalayabilirler yine..

Çünkü bu değişimin
kendi deyimiyle “vitrini”,
lideri
onaltıbindoksaniki oyla
başkan seçildiği kongrenin sonunda
“o olmasaydı ben burada olmazdım”
dedi..
“o olmasaydı bu stad olmazdı” dedi
başkan seçildiği
FENERBAHÇE mabedinde..

O olmasaydı
20 binden fazla üyenin oy kullanması da
mümkün olmazdı çünkü..

FENERBAHÇE tarihini
kötü yönde
bir daha değiştirelemeyecek kadar
değiştiren adama
hak ettiği değeri verdi
değişimin yeni sesi..

Artık kırgınlıkların, kızgınlıkların
toprağa gömülmesini
işaret ederek..

Tam zamanı şimdi, dedi;
zamanın kıymetinin
altını çizerek..

Değişim isteyenleri hain,
istemeyenleri yalaka ilan etmenin
zamanı değil işte
bu zaman..

Salyalarını akıtarak
birbirimize düşmemiz için bekleyenlerin
ekmeklerine yağ sürmenin
zamanı hiç değil..
Başka bir kulüp için
başkan adayı olsa
daha adaylık açıklaması bitmeden
omuzlarda o kulübe götürülerek,
mevcut başkan dövülerek indirilip
o koltuğa oturtulacak adamın
başkanlığı için seçim yapıp
stres yaşadık biz..

Şimdi o başkan için
“deneyimsiz, toy” falan diyorlar
kendileri bile inanmadan..

Şimdi tek umutları
birbirimizle kavga etmemiz..
Çünkü biliyorlar
FENERBAHÇE tek yumruk olduğunda
o yumruğun
suratlarında patlayacağını..

Güneş doğdu..
Ama gökyüzünde
kalıcı olarak
ışıl ışıl salınması
hepimizin elinde..

Bitmedi..
Daha yeni başlıyor..
FENERBAHÇE tarihine
yeni hikayeler yazmanın
tam zamanı şimdi..
Hep birlikte..
Yürek yüreğe..
Omuz omuza..
Bu, her FENERBAHÇE’linin
ortak umudu,
ortak görevi..
İstisnasız..




28 Mayıs 2018 Pazartesi


FENER, DÜNYAYI YENER!
“Yensen de yenilsen de”den
“herkesi her zaman yenmelisin”e
evrilen
bir süreç yaşıyor
taraftarlık..

Haklılar da..
Çünkü sadece yenmenin başarı sayıldığı
bir düzenin dayatmasındayız
hepimiz..

Ayrıca yenmenin hazzıyla cilalanmış
“bir tarih yatar”
zaten genlerimizde..

Doğru..
Rakiplerini sahada
bir bir yeneceksin
ilk olarak..

Ama bunun için önce
rakipleri bir bir yenecek
bir kadro kurmanı engelleyen
günü kurtarma programsızlığını
yeneceksin..

Sonra elini kolunu bağlayan
mali tablo basiretsizliğini
yeneceksin..

Düsturu sadece
FENERBAHÇE’yi yenmekten ibaret
adına lig denen
karmaşayı yeneceksin..

İlla yeneceksen,
canına okumayı, boğazına çökmeyi,
hakkını gasp etmeyi
sistem haline getiren
sistemsizliği yeneceksin..

“Sen FENERBAHÇE’ysen
hakemi de yeneceksin” arkadaş zihniyetini,
talimatla düdük çalan,
çaldıranlarla
üst üste koyup yeneceksin..

Sana leke sürmeye cüret edeni,
mabedinde taraftarın canına kast edeni,
otobüsünü kurşunlayanı
yeneceksin..

“Konuşursam yer yerinden oynar”
demeyi bırakıp,
o yeri
yerinden oynata oynata
yeneceksin..

Kişileri renklerin üzerinde tutup
tabulaştıran kafayı da,
işine gelmeyeni
o’cu, bu’cu, şu’cu diye
yaftalayan kafasızlığı da
eze eze yeneceksin..

Başkanına,
başkan adayına,
hocasına,
topçusuna
ana avrat küfredilmesini
normalleştiren pespayeliği
yeneceksin..

Alevli top fabrikası medyanın
üzerinde yarattığı
algıyı, baskıyı
parçalayıp yeneceksin..

İradene, sevgine,
tutkuna, güvenine,
inancına, umuduna konan,
konmaya çalışılan
ipoteği yeneceksin..

İteni, tutmayanı,
takkeciyi, cukkacıyı
sevdanın geleceğine göz dikip,
seni yaralayan, karalayanı
ayırt etmeden,
topunu yeneceksin..

FENERBAHÇE için kurduğun düşlerin
önündeki engelleri
dövüşerek, söverek, bölünerek değil,
hakkıyla mücadele edip
hürce, cesurca
karar vererek yeneceksin..

Karanlığı ayrılarak değil
sarılarak yeneceksin..

O karanlığı,
fırtınalı havada çakan yıldırımları unutmayıp
güzel günlere doğacak güneşle
yeneceksin..

FENERBAHÇE olup
içini acıtan,  
FENERBAHÇE’sizliği yeneceksin!

İşte o zaman
FENER dünyayı yener..
İşte o zaman
bunun mutluluğu tadından yenmez..





18 Mayıs 2018 Cuma

ÇOK SEVDİK
“Çok sevdik biz,
her şeyden çok” diyorsak
bi sebebimiz var..

SARI’mıza LACİVERT olanı
yere göğe sığdıramayız biz..
ÇUBUKLU’ya zaferi ezberletenlerin
heykelini diksek
beton yetmez..

FENERBAHÇE’nin branşlarına
havayollarını ekleyenler uçarken
ayağımız yere basmaz
hiç birimizin..

Boyu bir yetmiş sekiz
yüreği ölçülemez adamlar için çalışır
gönlümüzün metresi..
Ki onda olan şey
canlı yayında da söylenmez..

Parkeye, potaya
elleriyle resim çizen
İtalyan ressama ti amo,
bloğu çaktığı rakibine
arrivederci..

4 numaranın sözlük karşılığını
yazıp okuturken
basket ulemalarına
İtalyan meşesi,
biz de zevkten
veririz odunu..

Basketboloji ana bilim dalı dehasının
zekasıyla söveriz
inatçı potaların
atına avradına..

Çenemizi yamulturuz,
rakibi yamulturuz,
çemberi bile yamulturuz,
sevgimizi asla..

Attığı üçlükler skorborda,
çektirdiği üçlüler
gönül hanemize yazar
kaptanın..

Forma için sakatlananla
canımız acır,
bençte bile delirenle
aklımız yerinden oynar..

Kafa sallamasa da
karşısında duranı
sallayıp silkeleyenle
sallarız derdi tasayı..

Sırtında
1 numara yazana
10 numara beş yıldız veririz
tek hareketi için
kanaattan..

Biz sevdik mi
harbiden severiz..
ÇUBUKLU’ya hakkını vereni
omzumuzda,
isimlerini hafızamızda,
destanlarını tarihimizde,
sevgilerini kalplerimizde
taşırız..

Her yıl üstüne koyup,
Avrupa'nın devlerini
üst üste dizip,
üst üste dördüncü final four'da
üst üste ikinci şampiyonluğuna koşan
bir takımımız var bizim
başımızın üstünde..

Çok severiz ama her şeyden çok.. 
Sayelerinde ruhumuz aç,
kupalar stok!