23 Ocak 2020 Perşembe


MUHASEBECİ
FENERBAHÇE’nin gücü
tahtaya yazılmadan yapılan
bütün hesaplar
BAĞDAT’tan dönmeye
mahkumdur.

“3 ay konuşulur unutulur”
sandılar,
bilmemkaç terabayt bellekli
bilgisayarlara döndük
mübarek..

“Sanat eseri gibi soruşturma”
diye övünüyorlardı..
Binlerce sayfa tapenin
çözümlemesini yapıp
öyle bi kırdık ki şifrelerini
değme hacker’lar
halt yemiş
yanımızda..

Dandirik fezlekeler,
iddianameler, mütalaalar,
şarlatan savcılar, hakimlerle
adaletin ruhuna
fatiha okuttuklarında
hukuk doktorası yaptık
sayelerinde..

Otobüsteki mermi izleri
kabak gibi meydandayken
“taş atılmış” dediler,
ateşli silahlar uzmanı olduk
bir çırpıda..

Vicdani ofsayt,
penaltı gibi penaltı,
niyet okumayla PFDK’ya sevk gibi
cilloptan hallice
kurallar uydurduklarında
bi taraflarından
futbol talimatnamesi
gurusu da olduk
çok şükür..

Zımbayla
numaradan 5 dikiş
filmi çevirdiklerinde
tıp doktoru olduk
bir gecede lan!

Cemaatleri pek bi makbulken,
“zaman” hocaefendihazretleri dönemiyken,
avanesi at koşturup
cirit oynatırken
soylarına, soplarına,
sülalelerine
dümdüz gittik be!

Mayası bozuk,
harcı hileli kumpasla
önümüze dikildiklerinde
duvar ustası da olduk
evelallah..

Harcama limitiyle
bizi harcayabileceğinizi mi sandınız ulan!

3-0 yenikken
son 15 dakkada
4 golü nasıl atacağımızı
hesaplayan adamlarız
oğlum biz!.

Kıçıkırık hesaplarınıza
hesap soracak
muhasebeciler olamaz mıyız
yani!

Topunuzun canına okumaya,
sevdamıza attığınız çamuru
fitil fitil burnunuzdan getirmeye
yeminliyiz zaten
nicedir..

Durun daha durun!
Öyle hesap ödemeden
kalkmak yok masadan!




20 Ocak 2020 Pazartesi

ETİK KIRMIZI
Tetikte bekleyenlerin
etik bekçiliği yaptığı
bir ahırdan
farksız
Türk Futbolu
ne yazık ki..

Kırmızı kart görüp
2 maç ceza alan stoperin cezası
1 maça indirilip
o da 1 yıl ertelenirken
her şey çok etik
mesela..

Cezalı oyuncuyu
başka oyuncunun formasıyla
oynattığında
misal,
ortalık
etik gülistanlık..

Bir stadyum dolusu insanın
canlarına kastedildiği gün
sırf “o kupayı almadan
bi yere gitmem” diyebilsin diye
çakma im’paratorun
2 maçlık cezası
onyüzbin baloncuk olunca
arşa değmişti
etik değerlerimiz..

FENERBAHÇE lehine
şike yapmakla suçlanan
eski bir topçu
televizyonda
“Ben FENERBAHÇE şampiyon olsun istemem.
Bu yüzden Trabzon maçında
o pası vermedim.
Versem gol atacaktık” dediğinde
nasıl da etiktik,
sormayın gitsin..

“Etik davranıyoruz.
Bilerek kart görmek yanlış.
Böyle bi şeye hiç başvurmadım”
beyanatıyla
etik çıtasını
nirvanaya çıkaran hocanın
topçuluğunda
çatır çatır
bilerek kart gördüğü
ortaya çıktığında bile
etikliğimize halel gelmez
çok şükür..

Parçalıspor’dan teklif alınca
Parçalıspor’a karşı oynamamak için
yedek kulübesinde kart görürse
bir topçu
örneğin,
bu baştan aşağı
etik kokar..

Kaleye giden toptan
elini çeken kaleci,
gole giderken
birden durup geri dönen forvet,
rakibe yanlışlıkla gol attığı için
santradan itibaren
gol yiyene kadar
yere yatan takım gibi
etiklik abidelerine
şahit oldu
canına yandığımın
Türk Futbolu..

Ama FENERBAHÇE’li bir oyuncu
çift sarıdan atılınca
etik anlayışımız zedelendi,
vicdanlar yaralandı.
Etik kurallar gereği
cezalandırılması
şart oldu..

Penaltı gibi penaltı,
gol ama hakem onu nasıl gördü,
vicdani ofsayttan sonra
bi de
etik kırmızımız oldu
ALLAH bağışlarsa..

Ama iyi tarafından bakalım.
Bu ülkede ilk defa
FENERBAHÇE’nin gördüğü kırmızı kartın
hatalı olduğu konuşuldu
bu sayede..




12 Ocak 2020 Pazar

FENERBAHÇE OLDUĞUNU HATIRLA!
Sen!
SARI LACİVERT’e gönül vermiş
FENERBAHÇE’li..
Unutturmaya çalıştılar,
çalışıyorlar
kim olduğunu..
Çünkü ancak
sen unutursan,
kendi aranda kavgaya dalarsan
yenebilirler seni..
Öğrendiler bunu..

Alnına leke sürmeye yeltendiler..
Kabullenmedin!
İsyan edip
üzerine üzerine yürüdün
“gerekirse mermi kullanabilirsiniz”
zihniyetinin..

Alevli toplarla dans edip
“bu ateş üflemeyle” sönmez
dediler,
yaktığın kıvılcım
aşkınla birleşip
yangına dönüştü,
yaktı kavurdu topunu
cayır cayır..

“3 ay konuşulur unutulur”
sanıyorlardı..
Konuştun, söyledin,
haykırdın,
susmadın!
Felekleri şaştı..

“Mayası bozuk”
bir “gevşek örgüt” olduğunu
iddia ettiler..
Harcına
alın terini, sevdanı,
inancını kattığın
sımsıkı
SARI LACİVERT bir duvar oldun
önlerine..

Tazyikli suyla, copla,
tomayla,
biber gazıyla saldırdılar,
bana mısın demedin,
analarını ağlattın!

UEFA sopasıyla, cezayla,
yaptırımla, puan silmeyle,
küme düşürmeyle,
hapisle tehdit ettiler..
“Darağacında olsak bile
son sözümüz
FENERBAHÇE” diye
meydan okuyup
dimdik durdun!

“şike şike” diye
bağırıp durdular,
ş’nin noktasına da
gerek yok aslında ama
“kanırta kanırta”dır o diye
kestin raconu..

Bavulcusu, fezlekecisi,
polisi, savcısı, hakimi
ya kaçtı topuklayıp
ya içerde çürüyor..

Ama o gün
“300’e hocaya dua okutan”
kupa dilencileri
devlete yasladı
her zamanki gibi
sırtını,
hala meydandalar..

Zamanında
“iade ettik” ayağına yatanlar
şimdi de
“bu düzen değişecek” naraları
bestelemekle meşgul..

UEFA’ya
jurnal mektupları yollayıp
rakı sofralarında
sana çamur atanlar
hala
“zorlu geçecek” çamurunu
karıyorlar
tıynetleri gereği..

Sana “şike iftirası” attılar,
kuşun sıktılar,
kural hatasını mı görmezden
gelmeyecekler,
mali olarak mı
sıkıştırmayacaklar
sanıyorsun?

Sen!
SARI LACİVERT’e gönül vermiş
FENERBAHÇE’li..
Daha önce bunları yendin!
Birlik olarak yendin!
Omuz omuza yendin!
Yine yenersin..
İş ki

kim olduğunu unutma!
İş ki
FENERBAHÇE olduğunu
hatırla!