6 Nisan 2026 Pazartesi

 PES ETMEK YOK

Biz FENERBAHÇE’yiz.
Mazisinde tarih yatan,
Türk’ün kalbi göğsünde atan..

3-0’dan geri dönen,
17’de 17 yapan,
9 puan geriden gelip ipi göğüsleyen..

3 Temmuz’da
SARI LACİVERT duvar olup yıkılmayan,
12 Mayıs’ta, 4 Nisan’da
öldürülemeyen..

Kendisine kurulan kumpasları,
o kumpasları kuranların başlarına geçiren,
her “öldü” denildiğinde
küllerinden yeniden doğan…

Kirli yapı ve hilelerle
memleket futbolunun
bütün kaleleri zaptedilmiş,
bütün köşeleri tutulmuş,
çıkar ilişkileriyle
spor adaletinin canına okunmuş olsa da…

Başkaları sürekli kollanırken,
kurallar sana hep ters uygulansa da…

Sen futbol oynamaya çalışırken
birileri hep ayak oyunları peşinde olsa da..

Sahada alın terinle mücadele ederken
ısrarla saha dışında
kavgaya çekilmeye uğraşılsan da…

Nizami gollerin,
buz gibi penaltıların verilmese,
aleyhine çalınan haksız düdüklerin
haddi hesabı olmasa da…

Sakatlıklardan,
şanssızlıklardan,
mesnetsiz cezalardan
başını kaldıramasan da…

Yalan, algı, manipülasyonla
sosyal medyada,
medyada linç edilmeye çalışılsan da…

Şampiyonluk yolunda
seni bu hedefinden
mahrum etmek isteyecek
dahili ve harici
bedhahların olsa da..

Her hafta
final maçına çıkmak zorunda
bırakılsan da…

Hata yapsan, gol kaçırsan,
her şeyi denemene rağmen
90+10’a kadar gol atamasan da..

Hiç bir şart ve durumda
pes etmek yok!

Çünkü ne olursa olsun
sana inanan,
seninle gülüp seninle ağlayan
ve daima yanında olan milyonlar var!

Biz FENERBAHÇE’yiz.
Sen FENERBAHÇE’sin.
Tarih yatan mazinde
Türk’ün göğsünde atan kalbinde
vazgeçmek yok!




9 Mart 2026 Pazartesi

 SAKIN HA

- Operasyon çocukları
haftalık olağan toplantısını
açıyorum beyler..

- SAKIN HA kodlu vatzap mesajını aldıysa herkes
mevzuya giriyorum.

- Geçtiğimiz iki üç haftadan sonra
acil tedbirler almamız şart..
Yeni kuralları açıklıyorum..
Öncelikle
canımızın içi parçalılar aleyhine
gol, penaltı vermek artık yasak.

- Nasıl yani? Olursa napıcaz?

- Vermiyoruz kardeşim..
Bulun bi kılıf ya..
Ofsaytımsı deyin, faulümsü deyin,
taçımsı uydurun..
Sanki yapmadığınız şey..

- Ayrıca
bizimkiler rakip ceza sahasına girdiğinde
yel esse düüürrrt hemen penaltı..
Diyelim ki kaleci kurtardı,
auta gitti falan, iptal..
Gol olana kadar tekrar..

- Çok belli olmaz mı,
göze batmaz mı abi?

- Ulan geçen hafta
tribünle yumuş yumuş olan topçuya
kart vermedik.
Bu hafta FENERBAHÇE’li yapınca
yapıştırdık hemen..
Daha ne kadar belli olacak zaten..

- Ofsayttan da pasifi aktifi kaldırdık..
Çok kafa karışıyor..
Topa vurulduğu an
yakında FENERBAHÇE’li topçu varsa
direkt ofsayt..
Önde olması şart değil..
Bizimkiler 3,4 metre önde de olsa
oyna devam ama..
Golse kurcalamayın gerisini..
Bak çizgiyi mizgiyi de hallediyorsunuz..
Bi de onunla uğraşmayalım..

- Hakem hocaları falan konuşursa?

- Sosyal medyadan çökeriz ya
hep beraber..
FENER’in attığı her gole skandal falan..
Hani yapı vardı, yapı sizsiniz ayağına..
Kimse bişey diyemez..

- Yapı biziz abi ayıp ettin, yaparız en kralını..

- E yapın bi zahmet..
Yapın da az saksı da çalışsın ya..
Turuncu vişne çürüğünü bırakıp
retro ayağına
sarı kırmızıya geçtik mesajı alırsınız diye de
anlamadınız.
Sarı / kırmızı kart komple yasak bizimkilere..
Bak nolursa olsun..
Korner bayrağına tekme de atsa,
düdükten sonra topa da vursa..
Görmüycez, duymuycaz..

- O kolay ya.. Zaten görmüyoruz ki..

- Yetmez..
Ana avrat küfretse de yok..
Tekme tokat girse de yok..
Acımadı ki acımadı ki der
güler geçersiniz..

- Olur ya, sıkıntı değil..

- Bizimkilerin
ayağa basması falan da serbest..
Kart zaten yasak ama faul de yok..
Oyna devam..
FENER’li topçu yere bassa kırmızı..
Tamam mı?

- Tamam da,
zaten vermiyoruz basmalara faul..
Bu normalleşti artık?
Yalnız hoca zorluyor ya,
kart çıkaralım arada göstermelik..

- Yahu yok. Ne kartı..
İlla da çıkaracaksınız, başkasına yazın..
Açık açık bu hafta denedik işte..
“Kartı bana yaz, bana yaz” diye uyardı ya sizi
hocanın yardımcısı..

- Uzatmalara özellikle dikkat..
Bak 90+5 dedin, 90+5’te attı adamlar..
102’ye kadar oynattın.
102’de seni durduran neydi mesela?
Niye 105 değil, 110 değil..

- Ama 7-8 dakka kastım zaten
yine gol yerler diye..
Yemediler napıyım?

- Ne demek napıyım?
120 yap kardeşim..
Gol olana kadar oynat..
Baktın olmuyor,
sen uzat kafayı ayağı yap golü..
Onu da biz söyleyelim artık ya..

- Bundan sonra böyle..
Sıkın az daha..
Kaldı 9 maç..
Gevşemek yok..
Sakın ha bak, gözünüzü seveyim..

- VAR, AVAR, DAVAR ne varsa yükleniyoruz..
Bir iki puanlarını daha yedik mi tamamdır..
Sonra ALLAH sizi istemiyor zaten diye
yardırırız..
“İrinler mutlaka kazanır” falan..

- İyiler olmasın o?

- Yok yok, irin..
Artık saklamaya, gizlemeye gerek yok..
Bodoslama giriyoruz..
Sakın ha bak! Sakın ha!





19 Ocak 2026 Pazartesi

ÜÇ SU ŞİŞESİ

Kış köşesinde yazlayıp,
yaz köşesinde kışlayan keşişlerin
şişirilmiş şişelerini şişler işte
bazen üç su şişesi.

Kirlettikleri suyun başını tutanların
yıllarca dökme suyla
döndürdükleri değirmenin çarkına
çomak sokulur
işte böyle..

Sudan ucuz penaltıların,
havadan sudan gollerin,
sümüklü imamın suyuyla gelen şampiyonlukların,
SARI LACİVERT gollerde
VAR’la tavşanın suyunun suyunu aramaların
acısı çıkar
akıp yatağını bulan suyla..

Daha geldiği gün
ne zaman gideceğine dair
suyu kaynatılan hoca,
tam “pişmiş aşa su kattı” denilirken
kökünüze kibrit suyu döken bir taktikle
hevesleri kursakta bırakır,
dibi görünmeyen tastan içtiğiniz suyu
boğazınıza dizer.

Ayağının tozuyla
yalancı gebelerin
sularını getiren kıvırcığı sağa çekip,
savunmayı da şişeleri gibi üçleyip
hem suyun akışını keser,
hem de taşını sıkıp suyunu çıkarır
kendi hücum gücünün..

Bir bardak suda
fırtına koparmaya hazır olanlar
kirli niyetlerinin üstüne
bir bardak su içerken bulur
kendilerini..

10 gün önce basın toplantısında
“su koyıyım mı” diyerek,
10 gün sonra su şişeleriyle vereceği taktiğin
spoilerini veren hocanın
eline su dökemez
sululuk yaparak su koyverenler..

Futbolun adaletine,
sahada iyi olanın kazanmasına inananların
yüreklerine soğuk su serpilirken,
her türlü dalavereyle, illegalle
aralarında su sızmayanların
kaynar sular dökülür tepelerinden..

Tam “lingo lingo şişeler” kafasındayken
sudan çıkmış balığa dönünce
o şişeleri n’apacağını düşünmeye başlar
suyun öteki tarafı..

Evet, köprünün altından
daha çok sular akacak.
Ama o akacak suların debisini
hesaplamaya başladı bile
saman altından su yürütenler..

Doğruya doğru, haklıya haklı demek için
kırk dereden su getirmeye
gerek yok.
Bulanık suda balık avlamaya
hiç gerek yok.

Su taşıp bendini yıktığında
o üç şişeyi unutmayın.
Suyu bize,
şişeleri başkalarına lazım olacak!










13 Ocak 2026 Salı

LEFTER’BİYE EFSANESİ

FENERBAHÇE Dereağzı Tesisleri’ne
yolu düşen
genç taraftarlar
kapıdaki
“LEFTER KÜÇÜKANDONYADİS”
 ismini gördüklerinde
“şu tesise
daha kısa bir isim verilemez miydi”
diye düşünmüş olabilirler..

Adı efsaneyle eş anlamlı
bir devin ismi
nasıl kısa olsun ki?

Bir Rum balıkçının oğlu olarak doğdu
Cumhuriyet henüz iki yaşındayken..

Bu ülkenin futbol tarihine
“tarih” olabilme vasfı kazandıranlardan
olmasına rağmen
adının önündeki
“Rum” patenti yüzünden çekti
ne çektiyse..

Gün oldu
en çok milli olan oyuncu
O olmasın diye
bir başka isim
daha fazla oynatıldı milli takımda;
gıkı çıkmadı..

Yaşamının her zerresini adadığı
bu topraklarda
sırf Rum olduğu için
“vatan haini” diye evi basıldı
ama
evinin önünde toplanan FENERBAHÇE taraftarı
“sana el kaldıranı söyle, bitirelim işini”
dediyse de 
“işim intikam değil benim” diyerek
gammazlamadı komşularını..

Adını söylemekte zorlananlara inat
kariyeri boyunca attığı
832 golle
her futbol sohbetinde
söylenmek zorunda bıraktı
ismini..

Bugün FENERBAHÇE’liler için
İstiklal Marşı’ndan hemen sonra gelen
FENERBAHÇE Marşı’na
adını yazdırıp
ölümsüzleşti..

“Ordinaryus” dediler ona
verebilecekleri daha üst düzeyde
bir unvan olmadığı için..

Adı, yaptıkları
kitaplara sığmazken
“ALEX benden iyi topçu”
diyecek kadar
alçakgönüllü oldu
ALEX, üzerinde onun formasıyla
elini öperken..

Elini öpmek
bir tarihe dokunmak demekti
FENERBAHÇE’liler için..
Hastalandığında
evinin önünde sabahlayanlar da oldu,
yurdun her yanında
dua edenler de..

Atina’da rahatsızlanınca
“Beni ülkeme götürün” ricasını
emir kabul edip
ambulans uçak gönderdi
sevdası uğruna
özgürlüğünden olan adam..

Kuşdili Parkı'nda dikilen heykeli bile
martılara şefkatle açtı kollarını..

Bugün 14 yıl oldu
onu adının ölümsüz olduğu
FENERBAHÇE stadının çimlerinden
sonsuzluğa uğurlayalı..

Sadece FENERBAHÇE’liler değil
penaltı atan her futbolcu
bir dua göndermeli ruhuna..
Çünkü bugün adı Süper Lig olan ligin
ilk penaltı atan futbolcusu O!

Yabancı ülkelere transfer olan
her Türk oyuncu
saygıyla anmalı ismini..
Çünkü kulübüne
bonservis ücreti kazandırarak
yurt dışına transfer olan
ilk futbolcu da O!

Onun adı
efsaneyle eş anlamlı!
FENERBAHÇE’yi
FENERBAHÇE yapan
değerlerden biri O!

Huzur içinde yat LEFTER!
Yazdığımız defterlerde
adın
hep baş sayfada!




10 Ocak 2026 Cumartesi

 

POŞET

Sen “kupayı direkt bize verseler
daha iyi olur” dersin,
gelir poşete sarıp
yollarlar evine..

Saygı duruşu ajitasyonu yaparsın.
SARI LACİVERT ruhun
kendisine yapılan saygısızlığı
asla unutmadığını unutarak..

19 yaşından küçük çocuklara
gol atınca
bi yerlerini yırta yırta sevinirsin.
Abileri gelip eze eze yenince
“sevinecek ne var ya” dersin
utanmadan..

Senin topçunun "çocuk bayramı kutlu olsun" diye dalga geçtiği stoper, forvetlik gol atıp onun yanından dalgasını sahada geçer.


Sen her türlü alengir, dalavereyle
cukkayı cebe indirirsin.

FENERBAHÇE de geçen hafta
Samsun’da idmana çıkan adamı indirir,
Samsun’a karşı iki asist yapar.

Yetmez, 2 gün önce Roma’da
90 dakika oynayan adamı indirir,
sahayı sana dar eder,
golünü de atar..

O da yetmez,
daha dün Fas’ta maça çıkan adamı
maç biter bitmez özel uçakla indirir,
oyuna da sokar..

İndirmesin artık diye dua edersin.
Duan kabul olur, kaldırır,
yine ağlarsın..

Hiç şov yapma şimdi.
Maymun zoruna gidiyorsa
maymunluk yapmayacaksın.
“Kimse görmeden” incitiyorsa
herkese göstere göstere
hak yemeyeceksin.

Sahada uçuşan poşeti
izleyen herkesin
senin futbolcun sanmasına
şaşırıyorsan,
poşet gibi
yerde yatmayacaksın,
kendini havuza atar gibi
yere atmayacaksın.

FENERBAHÇE’liler tribünde
pırıl pırıl otururken
değer bilen yönetimi sayesinde,
kendi taraftarına
çöp poşetini layık gören
bir kulüpsün sen.

Yasadışı bahis reklamını
formasına alan sen..
Karaborsa, kara para aklama, rüşvet ile
yargılanan sen.
Nerdeyse her sponsorluğu
şaibeli olan sen..
Kupaları, şampiyonlukları
helalden çok uzak olan
yine sen..

Çöp poşetine konulup
Türk futbolundan atılması gereken
o kadar çok yanın var ki..
Hiç bunlara alınmış gibi
numara yapmayacaksın.

Kim bilir,
bir gün belki aynı poşetler
senin için de hazırlanır..