27 Aralık 2021 Pazartesi

10 YIL SONRA

Çok acı çektik,
çok gözyaşı döktük!
Yıprandık, hapis yattık,
hastalandık,
öldük ulan
daha ötesi mi var!

Ama ezdirmedik
SARI LACİVERT’in onurunu,
kara çaldırmadık
alın terine, emeğine..

10 yıl önce
işinde gücünde olan insanlardık.
İşimiz gücümüz
FENERBAHÇE oldu..

Sevdiğimize
sevgimizi söylemeye bile
çekinirken,
FENERBAHÇE’yi ne kadar sevdiğimizi
haykırdık sokaklarda!

Sağlığımızdan, paramızdan,
varımızdan yoğumuzdan,
canımızdan verdik.
Ama FENERBAHÇE’yi vermedik!

“3 ayda unutulur” sanıyorlardı
10 yıl boyunca
tek dakika unutmadık,
unutturmadık!

Sümüklü bir takkelinin önünde
el pence divanken niceleri,
biz yedi sülalesine
dümdüz gittik
korkmadan!

Kumpasçısına,
yardakçısına,
çıkarcısına
pabuç bırakmadık
evelallah..

Hakkımızı çaldırmadık
ama hayatlarımızdan çaldılar..

Evini, malını,
işini, eşini dostunu,
sağlığını kaybeden oldu..
Beraber
omuz omuza
direndiklerimizden bazıları
toprak altında şimdi..

SELÇUK ABİ,
HALE ABLA,
MÜMTAZ AMCA,
İHSAN TEYZE
ve daha niceleri
göremediler kazandığımızı..
Ama kazanacağımıza
emindiler zaten!

Çünkü suçsuzduk..
Çünkü masumduk!

Bugün soğuk bir balkonda,
nemli gözlerle yakılan
bir sigaranın ucunda
tüm yaşadıklarımız..

Bir bir gözümüzün önünden geçiyor
başrolünde olduğumuz
filmin kareleri..

Elbet hepsinden
hesabı sorulacak bir gün..
Yanlarına kalmayacak
kurdukları tezgah..

Ama bugün
sadece ağlamak istiyoruz..
Anılarımızı
acılarımızla harman ederek
ağlamak..
FENERBAHÇE sen çok yaşa.
Döktüğümüz her gözyaşı
feda olsun sevdamıza!

8 Aralık 2021 Çarşamba

7 TANE ATILIR MI BE!

1 değil, 2 değil, 3 değil..
4 değil, 5 değil,
bu sefer 6 da değil..

YEDİ’ği golleri
bi türlü YEDİ’remeyenler
bu kez
tam YEDİ gol YEDİ..

Tarihin ilk derbisinde
ait oldukları şanlı tarihin
hakkını veren
ÇUBUKLU hanımefendiler vardı
çünkü sahada..

O kadar naiftiler ki
maç tarihiyle anılabilsin diye
takvim gününü yakaladıktan sonra
gol atmayı da bıraktılar
sağolsunlar..

Başka bir takvim günlü maça
nazire yaparcasına
daha ilk devrede
ezeli rakibinin ağlarına
“yarım düzine gol bırakmaları” da
cabası..

Nasıl bırakmasınlar!
Hani sağlı sollu geldiler
rakip kaleye diyeceğim ama
kaleye gelmedikleri
yön, açı, taraf kalmadığı için
böyle demek de
ayıp olur biraz..

İlk 11’deki 10 oyuncumuz da
sonradan girenler de
tek kelimeyle
“harika”
top oynadılar.

Bir tek kalecimiz için
aynı şeyi söyleyemiyorum
çünkü kendisini hiç görmedik.
Maçta kadraja girdiği
tek an yok nerdeyse..
Belki “zaten gerek yok ya” deyip
kalecisiz oynamış da olabiliriz,
bilmiyorum.

Futbolun bu ayan beyan gerçeklerine rağmen,
YEDİ’ği önünde
yemediği ardında kalan camia,
bugüne dek YEDİ’ği
onca naneye bakmadan
bu maçtan da
mağduriyet çıkarmayı
başardı çok şükür..

“10 kişi kalan takıma acımadınız mı”
diyorlar
hep bir ağızdan.
Ama biz
10 kişi kaldığımız maçlarda da
acımamıştık zaten!

Spor ruhuna uymuyormuşmuş..
Küme düşen rakibine karşı
kalecisine penaltı attıran camia
söylüyor bunu da..

“Hakem kırmızı kart
göstermeyebilirdi..
Penaltı vermeyebilirdi..
Rakip bu kadar gol atmayabilirdi” diyerek
kendileri için
futbol kuralları dışında
ayrıcalık bekleyen camia..

Biri de kalkıp demiyor ki,
biz bu maça hazır değildik..

Oysa
“bu skoru bekliyor muydun” diye
sorulan kaptanımız
“Biz bu maça hazırdık.
Açıkçası ben bekliyordum” dedi
daha teri soğumadan..

Evet, biz bu maça hazırdık.
FENERBAHÇE’li kadınların
tribünde olmaları
kulübe ceza olarak görüldüğü günden beri
hazırdık..

3-5 bin bilet bastıkları maça
45 bin kadın akın ettiğinde,
stadın önünde kuyruk olduklarında bile
anlayamadılar
ne kadar hazır olduğumuzu..

3 Temmuz’da
kuyumuzu kazdıklarında
adliye, hapishane yollarını,
CADDE’nin asfaltını arşınlayan,
makyajlarını döktükleri gözyaşlarıyla yapan
kadınlarımızın
ne kadar hazır olduklarını
daha yeni görüyorlar!

O yüzden böyle afalladılar!
O yüzden bu YEDİ’rememeler..

Düne kadar
“ne anlar ya bunlar ofsayttan” dedikleri,
tribündeki aşk dolu tezahüratlarını
vuvuzela sesine benzettikleri kadınlar
dar etti bu kez çünkü
onlara
futbol sahasını..

Son sözü
yine kaptanımız söyledi
maçtan sonra..
Kadın erkek fark etmez!
FENERBAHÇE affetmez!



6 Aralık 2021 Pazartesi

YUSUF YUSUF

Ölüsünden bile korkulur
bu ülkede
FENERBAHÇE’nin..
Mezara girse
dirilip kalkmasın diye
nöbet beklenir başında!

Hafif bir silkinmesi
zelzele yaratır..
Bir kıvılcımı yeter
yangın çıkarmaya..

Ağlaması hoşuna gider ama
döktüğü gözyaşlarında
boğulursun!

5 gol atsın
kurşun sıkılır otobüsüne..
9 puan geriden gelip
alır şampiyonuluğu,
iftira kumpası kurulur..

3 ayda unutulur sananların
feleği şaşar.
Ateş üfleyenlerin
dudakları büzülür..

Son dakikada
şampiyonluğu çalınır,
“bi daha ayağa kalkamazlar” diye
umutlanırsın,
hemen sonraki sezon
tepeye kurulur gene..

3-0 yaparsın skoru..
Dalga geçip 5 beklerken
4 gol görürsün kalende..

Kırmızı görüp eksik kalır,
“hah işte şimdi” der heveslenirsin,
6 yiyip dönersin!

Cezalısı, sakatı çoktur..
Galibiyeti, morali yoktur.
“Bu maçta her şey olur
bi tek FENER kazanamaz” dersin
maçtan önce..
Tek kale oynayıp,
tek şutla yenilirsin..

“FENER kümeye” diye
tezahürat yaparsın,
eşinip gıdakladığın kümesini
başına geçirir..

Yendiği Avrupa devi köy takımı olur,
attığı goller ölçü olmaz!

Başkentini işgal edersin,
her maçta seni tokatlar!
İntikam için
canavar bir takım kurup
meydan okur,
bir metrelik kupa yaptırırsın;
gene tokatlar!

Kulübün kapısına
kilit vurmaya kalkarsın,
o kilidi senin çenene vurup
anahtarı bi tarafına sokar!

Maçta fark yapsan da,
puan farkını açsan da,
gelip yetişecek,
yine aynısı olacak diye
ödün patlar!

Çünkü hiç bi korkuya benzemez
şike yaptığı halde
şampiyon olamayanların korkusu..

O yüzden
sadece bir futbolcu adı değildir
bazıları için Yusuf..
İkilenince
tekerrür eden
bir tarihin
tezahürüdür!


NOT : Yazının başlık fikri için
ALİ NEVZAT TOYCU’ya ( @ANToycu ) teşekkür ederim.




21 Kasım 2021 Pazar

21.11.21

Tarihlerin, rakamların cuk oturduğu
maçlardır
FENERBAHÇE için
Galatasaray maçları..

26 Mart’ta
ligin 26. haftasında
hiç ceza sahasına girmeden,
korner bile kullanmadan,
tek şut çekerek aldığı maç var
mesela..

Ayın 2’sinde, 20’sinde
2-0 kazanılan maçlar süslüyor
takvimleri..

Nisan’ın 22’sinde
2 ile 2’yi toplayıp
4 atılan bir maç vardı ki,
futbol tanrıları izin verse
4 daha olurdu..

“Topa vurulan noktadan
kaleye taksi tutsak
en az 20 lira yazar” diye betimlenen
35 metreden atılan golle
kazanılan maç da var,
tiki taka daha icat edilmeden
35 pasla atılan golün atıldığı
4 gollü maç da..

6 Kasım’da,
6. haftada
6 gol atılan maçın
belgeseli bile çekildi..

“FENERBAHÇE 3 puanı 3 golle alıyor maçları”
o kadar çok ki
istatistiklerde
sayılamıyor bile..

“Hatıralar sardı 4-1 yanımı”
sadece bir şarkı değil misal
SARI LACİVERT’liler için..

15 yıl forma giyip
KADIKÖY’de galibiyet görememiş
kaptanları var
aslan parçalarının..

FENERBAHÇE kalecisi de
18 yıl oynayıp
KADIKÖY’de hiç mağlubiyet görmeden
emekli oldu.

KADIKÖY’deki bir önceki galibiyetlerinde
doğan çocuğun,
bir sonraki galibiyetlerinde
askerlik celbi gelmişti..

3-0 öne geçince
ellerini göstererek
“5..5..5..” diye tezahürat yaptıkları maçın sonunda
ellerini lavabolarında gördükleri
maç da var tarihlerinde..

21.11.21’de
2-1 öne geçtiklerini sanıp,
aslında hala 1-1 olduğunu idrak edemeden
21 metreden atılan şutla
2-1 yenik duruma düşmeleri
şaşırtmıyor haliyle..

Akılları(!) sıra
“koşamıyor” diye dalga geçtikleri
dünya yıldızının
bütün yarı sahayı geçip
sadece bacak bacak üstüne atarken kullandığı
sağ ayağıyla
filelerini sarsması da cabası..

Üstelik 31. dakikada
tam 69 metre koşarak..

İşte bunlar hep Sik’uid Geym!


5 Kasım 2021 Cuma

 

İNCÜRİ

Tamam,
kadrosu ayrı, kadro mühendisliği ayrı
“incüri” bu takımın..
Ama asıl sakatlık
incir çekirdeğini doldurmayan mevzularla
kendi değerini, potansiyelini
“incüri” etmeye meyilli kafada..

Senelerce
“takımın bir sistemi yok” diye isyan edip,
 bir sistem oturtmaya çalışan hocayı
kafadan “incüri” ilan etme
alışkanlığımızdan
kurtulamadık bi türlü..

O’cu, şu’cu, bu’cu olup
bir bütün olamamak
tam da “incüri”lik bi durum değil mi
bir çuval inciri
berbat etme türünden..

“Falanca niye oynuyor,
öbürü niye oynamıyor” diye
her hafta kafayı yiyip,
FENERBAHÇE’li olmanın güzelliğini
ıskalamak ne peki?

ÇUBUKLU’yu terletene
“çöp, takoz, el freni, kazma”
damgası vurup,
sonra onlardan
başarı bekleme küstahlığına
ne demeli?

Kötü oynarlarsa sahaya çıkanlara,
iyi oynarlarsa sahaya çıkmayanlara,
hoca iyi yönetirse eski hocaya,
bocalarsa eskisini övüp kendisine,
başkan şık bir hareket yapınca eski başkana,
hata yapınca
hem kendisine hem sülalesine sövmek
“incüri”liğin hangi boyutu?

Savaşacak onca düşman,
onca cephe varken,
birbirimizle didişmenin,
FENERBAHÇE menfaatlerinde buluşamayıp,
kuyunu kazanlarla buluşmanın
bi açıklaması var mı?

Web sayfasından bildiriyle rest çekip,
twitter hesabından laf sokup,
megafonla ayar vermeye çalışmak
neresinden bakarsanız bakın
“incüri” bi yöntem değil de ne?

Medyanın
çakma imparatora,
kurtarıcı isa heykeli taklidine
sormaya gözlerinin yemediği
sistem sorusunu,
sorguya çevirmelerine
prim vererek,
dünya yıldızı topçun hakkındaki
karalamalara inanarak
sana karşı hep “incüri” olmalarına
sen izin vermiyor musun
aslında?

FENERBAHÇE’yi
sadece kazanmak için sevmek değil mi
asıl “incüri” olan?

Ne her şey mükemmel,
ne de her şey kötü!

Sadece tedaviye ihtiyaç duyan
“incüri” yanlarımız var!
Teşhisi doğru koyup
tedaviye başlamak önemli..

Seni yok sayanı,
harcamaya çalışanı,
golünü penaltını hakkını vermeyeni,
başarınla üzüleni,
incite incite
“incüri”ye çıkarmak için..







19 Ekim 2021 Salı

AİLE İÇİN

Kurulduğu günden bu yana
hep savaşmak zorunda bırakıldı
FENERBAHÇE..

İlk yıllarda
“hürriyet” aşkıyla
“istibdat” zihniyetiyle savaştı..

Sonra yokluğa, parasızlığa,
yok olma tehlikesine karşı savaştı
forma aşkıyla..

Vatanına göz koyan düşmanla
bağımsızlık ruhu için savaştı..

29 Haziran 1923’te
işgalcilerin
kendilerinden nefret eden
generaliyle savaştı..

Bir ulusun
var olma mücadelesi için
savaştı
Cumhuriyetle birlikte..

Kapısına kilit vurmak isteyen
darbecilerle savaştı.

“Seni sevmeyen ölsün” kafasıyla,
“ağar” abilerle,
“dua ve himmetli takkecilerle”
 savaştı..

Golünü, penaltısını,
galibiyetini, şampiyonluğunu,
alın terini, hakkını çalan
sistemle savaştı..

3 Temmuz 2011 sonrası
SARI LACİVERT duvar olup
canına ot tıkamaya yeminli
medya, polis, savcı, hakim görünümlü
teröristlerle savaştı..

12 Mayıs günü mabedinde,
4 Nisan günü deplasman dönüşünde
canına kast edildi,
gene savaştı..

Renkleri, forması, tarihi,
onuru, ilkeleri için
hep savaştı..

Aslında hep
ait olduğu ailesi için
savaştı..

Yine savaşır..

İlk maçına omzunda götüren,
SARI LACİVERT aşkı öğreten,
sevdayı miras aldığı
babası için savaşır..

Maça tembih ve dualarla yollayan,
üşümesin diye
elleriyle ördüğü atkıyı
boynuna dolayan,
görevin kendisine düştüğü
bir 20 Eylül günü
mabedi umudun renklerine boyayan
annesi için savaşır..

Eve dönünce
sopa yeme pahasına
biriktirdiği harçlıklarla
beraber FENERBAHÇE maçına kaçtığı
kardeşi için savaşır..

Kıyafetin de,
makyaj malzemesinin de,
eşarbın da
ille SARI LACİVERT’ini seçen
ablası için savaşır..

Kendisinden sonra
sevdanın neferi olsun,
büyük zaferler, şampiyonluklar
ama daha da önce
FENERBAHÇE'li olmanın
onurunu yaşasın diye
üzerine titrediği
evladı için şavaşır..

LEFTER BABA’sı,
MÜMTAZ AMCA’sı,
İHSAN TEYZE’si,
HALE ABLA’sı,
SELÇUK ABİ’si,
ALİ İSMAİL, BURAK,
KORAY kardeşleri, evlatları için
savaşır..

FENERBAHÇE’li ailesi için yaşar,
ailesi için ölür,
ailesi için savaşır..

Hiç kimsenin şüphesi olmasın!
Savaşması gerekiyorsa
bu sevdaya tutkun herkes savaşır..
Gözünü bile kırpmadan!




30 Ağustos 2021 Pazartesi

VARDIR Bİ BİLDİĞİ

Burası Türkiye..
Burada herkes her haltı bilir.
Hele konu futbolsa
bilmeyeni döverler..

Üçlü savunma,
ikili sıkıştırma,
beşli hücum,
üçüncü bölgede çoğalma,
dar alanda kısa paslaşmalar falan
bunlar hep ezberimiz
abicim..

“Filancayla falanca
yanyana oynamaz,
bu topçudan bi cacık olmaz,
sistemi yok bu takımın” gibi
derin literatür bilgisi içerir
analizlerimiz..

İki gol kaçıran çöp,
tek hatalı gol yiyen kova,
pas hatası yapan vasattır
gözümüzde..

Yan pastan,
savunma futbolundan
nefret ederiz.
İlla da dikine olacak!

Alman köylüsü,
Hollanda züppesi,
yaşlı, genç,
göbekli, slimfit gibi
tamamen
futbolun içinden argümanlarla
yargılarız hocaları..

Buz kovasına oturanı
imparator,
iki lafı bi araya getiremeyeni
filozof,
ağzı bozuk kabzımalı
hakem otoritesi,
fularlı bunağı
duayen
ilan etmemiz de
bu muhteşem
futbol kültürümüzün eseri
işte..

Hiçbir ilk onbiri beğenmeyiz.
Hoca kimi çıkarsa hatalı,
kimi almazsa beceriksizdir.

Kendi topçumuzu değersizleştirmede,
kendi evlatlarımızı harcamada
elimize su döktürmeyiz.

Tepemizin tasını attırmasınlar,
maçlara da gitmeyiz ha!
Gidersek de yuhlar, küfrederiz
ana avrat!

Duyumu, safsatayı,
dedikoduyu, algıyı
hep bilgiden öne koyarız
evelallah..

Kimse
futbolu bizden iyi bilemez!
En iyi topçu da biziz,
en harika hoca da,
en kral taraftar da..

O yüzden çaktırmadan da
zorumuza gider
“VARDIR Bİ BİLDİĞİ” denilip
güvenilen bir adamın
yaptıklarını izlemek..
Tekniği, taktiği,
zekayı, ruhu
futbola işlerse bir felsefe
kafalar tertemiz olacak
halbuki..



23 Ağustos 2021 Pazartesi

 TOP NEREYE ÇARPARSA PENALTI OLUR?

Top yuvarlaktır falan derler ya,
öyle değil işte o!
Söz konusu FENERBAHÇE’yse
köşelidir o top..
Üçgen bile olabilir.
Hatta yerine göre yamuk!

Sonuçta top bu,
illa bi yere çarpar da
FENERBAHÇE kazanınca
birilerinin bi taraflarına
fena çarpıyor yahu..

Hani ceza sahasında elle oynayınca
penaltı oluyor ya,
o kural FENER’e işlemez aga..
Elle oynanmasına gerek yok
aleyhine penaltı çalınması için..
Hatta ceza sahasına bile gerek yok,
oynasınlar yeter!

Ayrıca kaleci ceza sahasında
paso elle oynuyor,
ona niye penaltı yok?
Yani ne ayrıcalığı var lan kalecinin?
Herkese yasak da
ona niye serbest?
Acilen düşünülmeli bu!

Sonracıma
stoperin kafasına çarparsa da penaltı..
Ulan adın stoper senin,
stop edeceksin,
niye vuruyorsun oğlum topa?

Diyelim ki
yapılan ortayı
savunmasına yardıma gelen
forvet çıkardı.
Caaarrrtt penaltı!
Kızılay mısın birader sen,
ne yardımı bu?
Gitsene rakip kaleye,
ne işin var
kendi ceza sahanda?

Misal baldıra çarptığı an
penaltı + kırmızı kart..
Ahlaka mugayir bi kere..
Baldır bacak top mu oynanır be,
terbiyesiz herif!

Olur ya, geldi top sırtına çarptı..
Hah işte,
penaltının babası!
Topa sırt dönmek var mı kardeşim
futbolun raconunda..
Delikanlıysan
göğüs göğüse mücadele et..
Ha bak,
göğsüne çarparsa yine penaltı..
Sana mı kaldı
topu göğüslemek?

Ayrıca
topun bi yere çarpmasına
ne gerek var ulan?
Yanından geçse de penaltı.
Ne malum
senin top geçerken
elinle tutmayı falan düşünmediğin?

Direğe çarpsa mesela,
o da penaltı!
Niye direk dikiyorsun kardeşim
ceza sahasına?
Adı üstünde,
ceza sahası..
Tez kesilmeli cezası!

Çarptı, çarpmadı,
oynadı, oynamadı
bunlar hikaye..
Olmazı olduracaksın gerekirse..
Rakip kaleye gol attıktan sonra
aleyhine penaltı verildi lan
FENERBAHÇE’nin
bu ülkede..

Hem maç bittikten sonra
penaltı çalınamaması da
büyük haksızlık..
Son düdükten sonra
sarı, kırmızı kart çıkıyor da,
penaltı neden verilemiyor?
Akşam televizyonlarda bakılsın.
Yorumcular penaltı diyorsa
tamamdır o iş..

Olmazsa sosyal medyada
anket yapıp
sonucuna göre
karar verilsin..
Demokrasi
bunu gerektirmiyor mu?

“Adamlığıyla” müsemma bi topçu
karanlık içinde
gülen emoji paylaşmışsa
kesin penaltıdır zaten..
Karanlıkta kupa kaldıran
zihniyetin çocuğu sonuçta..

Yahu nedir yani bu kadar zor olan?
FENERBAHÇE ceza sahasında
nereye, kime,
neresine çarparsa çarpsın,
hatta çarpmasa bile
penaltıdır diye kural koy kitaba
olsun bitsin..

Ne kafa karıştırıyorsunuz kardeşim?



12 Ağustos 2021 Perşembe

 AYNI LİG AYNI HAMAM

Lig başlıyor,
sanki yeni bi şeyler olacakmış gibi
hemen halleniyoruz.
Halbuki değişen bi halt yok!
Bi öncekinin
hatta iki, üç, dört, beş öncekinin
aynısı..

Geçen sezon boyunca
hakemliğin ruhuna
fatiha okutanlar
tam kadro
bismillah diyor.

Gözü başı oynayan,
ana avrat sövülen
ne kadar yayıncı, yorumcu,
kuyumcu, kabzımal, mal varsa
aynen devam..

Buz kovasına oturan
ateşlisi,
kollarını iki yana aça aça çemkiren
beleşçisi
yine sahnede..

Limitinden, cezasına,
kural hatasını yok saymasından,
olmayanı VAR etmesine kadar
her zıkkımı yiyen federasyon
hâlâ görevde..

Televizyonda ağzıyla değil
başka yeri yeriyle konuşanlar,
gazetelerde kalemiyle değil
talimatla yazanlar
ellerini ovuştura ovuştura
bekliyor
ilk düdüğü..

Kötü / art niyetli hakem
emekli olunca
hakem yorumcusu olarak
anında medyada..
Karaktersiz topçu eskileri
ekrandan racon kesiyor..

Tekmili birden
“vicdani ofsayt”
“pembe kart”
“etik penaltı ”
“gol ama ben vermem” gibi
literatüre geçecek
yeni futbol deyimleri
uydurma derdinde..

“Bu olanlar
falanca şehri bağlamaz”
“Gerekirse masaya yumruğumuzu
vurmayı biliriz”
“kimse bunun altından kalkamaz” klasikleri
fırına sürülmeye hazır bekliyor..

Taraftar bıçakları bilemiş,
başkaları parsayı götürürken
birbirine saldırıp,
dövüşmeye
hazır kıta..

Futbol mu?
Ne futbolu ya?

Sonuçta
şampiyon sayısı
başlangıç kabul edilen tarihten sonra
oynanan sezondan fazla,
şampiyonluk sayısı
asıl başlangıç tarihinden beri
oynanan sezonlardan az
saçma sapan bir lig burası..

Meşhur bataklık sinek teoremineyse
hiç girmeyelim..
Çünkü ne sinekler bitirildi
ne de bataklığı kurutmaya
teşebbüs var!..

Hadi iyi izlemeler şimdi!





4 Haziran 2021 Cuma


TOPUNUZ YANDI
Düzeneği iftiralarla kurulan kumpasın
sembolü olan
alevli bir top vardı hani..

Hani “üflemeyle sönmez” ateşiyle alevi harlanan,
talimatlı kudurmuş ağızların salyalarıyla
güya “doksana çakılan” top..

İşte o alevli top
sonunda yandı bugün
cayır cayır..

O mezdekeden hallice fezlekeyi
yazan, yazdıran
polisliğin şerefine
leke sürenlerden biri 161
öbürü 588 yıl
ceza yedi bugün!

Onları ve diğer maşaları
“organize” eden şube müdürü
1972 yıl yedi!

Kumpasın planlayıcısı, çığırtkanı
televizyon kanalı süsü verilmiş
lağım deliğinin sahibi
tam 1406 yıla mahkum oldu!

O uyduruk iddianameyi hazırlayan
savcı bozuntuları
artık savcı değil!

Sahte delillerle
hüküm veren hakimler
artık hakim değil!

Ya tutuklular,
ya kaçaklar,
ya adli kontroldeler
ya da meslekten atıldılar..

Ayak takımlarıyla birlikte
oradan oraya yuvarladıkları topun alevi
paçalarını tutuşturdu şimdi..

Ama o topun alevini körükleyen
o hastalıklı kafa
Hâlâ medyada,

futbol dünyasında,
her yerde keyif sürüyor..

Rakılı alengir sofrasında
arı boğanlar,
adaletin cenazesi üstüne
helva kavuranlar,
yalan çetesinde
köksal’anlar
yargılanmadılar bile..

Manşetlerini, köşelerini
iftiranın irinli mürekkebiyle bezeyen
yardakçıların
o kızarmayan yüzlerinde
hacet gidermedik daha..

Paraleli, teğeti, yamuğu
ne kadar geometrik oynak varsa
yargı önüne çıkıp
adaletin keskin kılıcının tadına
bakmadılar henüz..

“Haklıyız, kazanacağız” dedik.
Haklıydık, kazandık!

Ama hiçbir şey bitmiş değil!

Biz FENERBAHÇE’li olarak
son düdük çalmadan
“kazandık” dememeyi
öğrendik
elhamdülillah!

Ve son düdük çalmadı daha!
Ama bu kez düdük bizde!

O düdüğü
sadece fısıldanan yalanları duyan
kulakların zarlarını
yırtarcasına
öttürme vakti!

Düdüğü,
düdük makarna kıvamındaki
düdüklü tencerelerin
ümüklerine sokma vakti!

Saflaşmadan, çözülmeden,
özümüze sarılarak
omuz omuza
yeniden başlama vakti!

Kazandık ama bitmedi!
FENERBAHÇE’linin
sevdasını savunma inancı
asla bitmeyecek!


30 Nisan 2021 Cuma

 

KURAL VAR MI Kİ HATASI OLSUN!
Ne yani,
bu sistem hep size mi karşı?
Evet, kesinlikle..
E var mı ispatınız?
Elbette var!

Gol attınız da vermediler mi?
Evet, vermediler..
Penaltı oldu da çalmadılar mı?
Evet, çalmadılar..
Kural hatası mı yaptılar ya?
Evet, onu da yaptılar!

“Hakemi de yeneceksin arkadaş”
bir sizin için mi geçerli?
Evet, sadece bizim için..

Ofsayt çizgisini kafalarına göre mi çektiler?
Evet çektiler..
Nizami golünüz
VAR’da
4 dakika 17 saniye izlenip mi verildi?
Evet, aynen öyle!
Penaltınız 9 saniye izlenip
iptal mi edildi?
Evet, edildi!

Yayıncı kuruluş
savaş mı açtı size?
Evet, açtı! 

Şike iftirası mı attılar yahu?
Evet, attılar!
İftira attılar da n’oldu,
hapse mi attılar sanki?
Evet, hapse de attılar!
E hak ettiniz de
Avrupa’ya mı göndermediler?
Evet, göndermediler..

Seyircisiz maçta
seyircisiz oynama cezası mı aldınız?
Evet, aldık!
Merdiven boşluklarından,
çim sulamadan?
Evet, onlardan da aldık!

“LAN” demeden kırmızı mı gördünüz?
Evet, gördük!
Tükürmeden 9 maç ceza mı yedi topçunuz?
Evet, yedi!
Attığınız gol iptal edilip
aleyhinize penaltı mı verildi?
Evet verildi..

Yumruk attılar da makas mı dediler?
Evet, dediler..
Tükürdüler de ayran mı dediler?
Evet, dediler..
Otobüsünüze kurşun sıktılar da
taş mı dediler?
Evet, onu da dediler..

Bi saniye,
otobüsünüze kurşun mu sıktılar gerçekten?
Evet, sıktılar!

Sıkanları bulamadılar mı?
Hayır, BULMADILAR!
Aramadılar bile..

Buna tepki gösterdiniz de,
“sahaya çıkmazlarsa
sonuçlarına katlanırlar” mı dediler?
Evet, aynen öyle dediler!

Şampiyonluklarınız mı çalındı?
Evet, çalındı.
Kazandıklarınız da sayılmıyor mu?
Evet, sayılmıyor!

E o halde
bunca şeye rağmen
neden hâlâ mücadele ediyorsunuz?
Çünkü bizim adımız
FENERBAHÇE!





26 Nisan 2021 Pazartesi

 AÇI VAR MI AÇI?

-Hocam bi de şu açıdan bakarsak…
-Ne açısı ya? Bakış açısı mı?
-Yok. Yakış açısı.. Yakıyo biliyo musun?
-8 kameradan baktık ya..
-Gizli kameradan baktık mı hocam? Mobese?
-Kim ne dese boş valla..

-Hocam pozisyonu mu değiştirsek?
-Her pozisyonda sonuç aynı..
-Arkadan mı versek diyorum..
-Nereden verirsen ver, değişmez..

-İddia oranına ne diyorsun?
-VAR mı öyle bi şey?
-Hah işte, VAR hakemi açıklanınca iddia oranı değişti ya..
-FENERBAHÇE’nin mi?
-E kimin olacak başka..

-Maçı satmış diyolar..
-Kim? Elini çeken kaleci mi?
-Yok..
-Dağa taşa atan forvet mi?
-O da değil..
-Kendi kalesine ikileyen stoper mi?
-Yok yahu? KOCAMAN..
-Ebatından eminsen sorun yok..
-Fermuarı açalım mı?
-Sen önce donunu topla!

-Hakemler Beşiktaş’a hep sıkıntı yaratıyor..
-Yuh.. Daha n’apsınlar ya, gol de mi atsınlar?
-Atsınlar n’olur yani..
-Yok artık..
-Şerefimizle oynar hakkımızla…
-Şeref’le Hakkı kadro dışı kalmış..
-Onlar kim hocam?

-1 milyon euroluk kalecinin yediği golü gördün mü?
-Kurtardıklarını gördün mü?
-Sadece görmek istediklerimi görürüm ben..
-O belli..

-Kiraladıkları forvet vardı.. Direk gibi durmuş hep üstüne vurmuştu..
-Öküz altında buzağı mı arıyorsun sen?
-Yok hocam açı arıyorum 
hâlâ..

-Zaten top mop da oynamıyorlar.
-Son maçlarda bi gelişme var ama..
-Yok hocam. Rakipleri kötü..
-Diğerlerinin rakipleri de aynı..
-Diğerleri uçuyor kaçıyor..
-Dikkat et topuklayıp kaçmasınlar..

-Kırmızı görünce nasıl güldü ama..
-Çok arayıp bulunca güler tabi..
-Misal bizimkiler gülmez..
-Sarı bile görmüyorlar ki gülsünler..

-Hep bu hakemler ittiriyor FENER’i..
-Ayıp be.. 15 maç sonra penaltı kazandılar ancak..
-Onu diyorum işte.. Şurda 5 maç kalmış.. Nolur yani vermeseler..
-Yok gollerini de vermesinler artık..
-Onları vermiyorlar zaten.. Verseler de ofsayt.. faul.. çizgi hallediyoruz..

-Hocam başa dönersek?
-Dönersek derken?
-Hani böyle fırıldak gibi.. Hep yaptığımız gibi canım..
-E dön bakalım..
-Diyorum ki bi de iç açılarının toplamına mı baksak?
-Yok ebesinin pisagoru!
-Açı var mı açı hocam?
-Açıyı bilmem de acı var gibi..




19 Nisan 2021 Pazartesi

SİPER LİG

Avrupa futbolunun devlerinin 

bir başkaldırıyla 

“süper lig” kurduğu günlerde bile 

haklarını koruyabilmek için 

sürekli siperde kalmak zorunda olduğu 

bir ligde mücadele ediyor 

FENERBAHÇE!

 

Kayarak tabanla yapılan hareketin 

FENERBAHÇE’li futbolcuyu 

sakatlamadığı sürece 

faul sayılmadığı 

bir lig burası.. 

Hoş sakatladığında bile 

faul sayılmıyor ya neyse..

 

Arkadan baldıra basan topçunun 

kızarmadığı, 

bu kararı verenlerinse 

yüzlerinin kızarmadığı 

bir lig burası..

 

FENERBAHÇE lehine olacak her pozisyonda 

VAR’ın yok olduğu, 

aleyhineyse 

yokların VAR edildiği 

bir lig burası..

 

Her hafta kepazeliğe imza atanların 

hiçbir şey olmamış gibi 

ertesi hafta maça çıkabildikleri 

bir lig burası..

 

Algıyla, lobiyle, hakemle 

puan kazananların, 

algıdan lobiden, hakemden 

şikayet ettiği 

bir lig burası..

 

Trajikomik kararlarla zirvede kalanların 

FENERBAHÇE azıcık başını kaldırdığında 

fikstürü komik buldukları 

bir lig burası..

 

Pis kokuların 

ekran başından bile alınabildiği maçtan sonra 

bir kulübün 

sosyal medya hesaplarını dondurmasına 

kimsenin “noluyo ya” demediği 

bir lig burası..

 

Topçusuna “haysiyetsiz, şerefsiz”, 

yere göğe sığdıramadıkları hocasına 

“beleşçi” diyenlerin 

başkan olabildiği 

bir lig burası..

 

Resmi kanıtlarla 

futbol tarihimizin 

adalete kavuşmasına yönelik başvuruya, 

kendi tv kanalında 

babalarının arkadaşlarının tuttuğu takımlar 

hatta

Kepler 438B ve Proxima Sentauri gezegenlerinden 

örnek vererek 

karşı çıkanların 

cirit attığı 

bir lig burası..

 

Hayranı olduğu teknik direktörden 

imza alabilmek için 

soyunma odasında bekleyen hakemin 

hala maç alabildiği 

bir lig burası..

 

FENERBAHÇE iyi oynar, kötü oynar  

o ayrı konu.. 

Kullandığı korner dönüşü 

hep aynı golleri yer 

o tamamen kendi sorunu..

Kalecisi son dakikada penaltı yaptırıp 

yaptırdığı penaltıyı kurtararak 

FENERBAHÇE’liliği 

taraftarına iliklerine kadar yaşatır 

o apayrı bir mevzu..

 

Ama adaletsizlik tavana vurmuşken 

adına ister SÜPER 

ister HİPER 

ne derseniz deyin, 

hakça yarışmasına izin verilmemesine rağmen 

FENERBAHÇE yarışta kaldıkça 

siper almaya 

devam edeceksiniz!

 

 


4 Nisan 2021 Pazar

 YA ŞOFÖR OTOBÜSÜ DURDURAMASAYDI?

Bugün
Türk futbol tarihinin
en kara gününün 6.yıldönümü..

FENERBAHÇE Spor Kulübü
4 Nisan 2015 günü
Sürmene’deki silahlı saldırı sonucu kaybettiği
40 canını andı bugün..

İlk tören
katliam kurbanlarının
mezarları başlarındaydı..

Türkiye’nin pek çok şehrinin yanı sıra,
Çek Cumhuriyeti, Nijerya,
Kamerun, Hollanda,
Senegal ve Portekiz’de de yapılan
anma törenlerine
kurbanların yakınları dışında
binlerce FENERBAHÇE taraftarı katıldı.

Ayrıca Bağdat Caddesi’nden
stada doğru
onbinlerce insan
bu kara günü anmak için yürüdü..

Kortejin önünde
katliamda yaşamını yitirenlerin
fotoğraflarını taşıyan
eşleri ve çocukları vardı.

Yürüyüş sırasında
baygınlık geçiren sporcuların anneleri, eşleri
ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Sloganların atılmadığı
sessiz yürüyüşe
tarifsiz bir acı
ve gözyaşları hakimdi..

FENERBAHÇE Stadı’nda yapılan
anma töreninde ise
55 bin kişi vardı tribünlerde..

Canlarını FENERBAHÇE formasıyla veren
40 kişinin
posterleri açıldı
stadın dört bir yanında..

O kahramanların anısına
tribünlerde 40 adet meşale yakıldı,
anons edilen isimleri
tek tek tüm tribünlerce
söylendi hep bir ağızdan..

Skorborddan
futbol şehitlerimizin
görüntüleri, golleri gösterildi..

Olayın faillerinin
hala yakalanamamış olması,
kim olduklarının bile bilinmiyor olması,
bir dava açılmamış olması,
hatta iddianame bile yazılmamış olması
şiddetle protesto edildi.

Katliamın ardından
FENERBAHÇE ligden çekildiği için
oynanamayan Süper Lig’in
diğer temsilci kulüpleri
stada çelenk göndermekle yetindi.

Katliam nedeniyle
Türkiye’yi tüm Avrupa ve dünya turnuvalarından
10 yıl süresince men eden
UEFA ve FIFA 
FENERBAHÇE’ye
anma telgrafı gönderdi.

Stadyumdaki öfke
tören sonunda sokaklara taştı.
Polisin
fişek, biber gazı, gaz bombası
ve TOMA’larla müdahale ettiği
olaylar sırasında
binlerce kişi yaralandı,
yüzlerce taraftar
gözaltına alındı..

 

 

------

 

N’oldu?
Çok mu ütopik geldi?
Eğer 6 sene önce
şoför
hem de başından vurulmasına rağmen
o otobüsü durduramamış olsaydı
yaşanacaklar
aşağı yukarı böyle olacaktı.

Hala farkında değilsiniz değil mi,
hala!

Belki o kurşunları sıkanlar
hala bilinmiyor,
bilinmesi istenmiyor!

Ama sessiz kaldıkça
silah hepinizin ellerinde!





15 Mart 2021 Pazartesi


GEREKİRSE

FENERBAHÇE’nin
ruhuna, varlığına tezat
FENERBAHÇE olduğunu hatırlatmak için
hep bir şeylerin
gerekmesini beklemek..

“Gerekirse radikal kararlar alırız”ın değil
doğru, zamanında ve yerinde
kararlar almanın
adresi burası..

“Gerekirse gözümüzü karartacağız”
demez bu camia..
Geleceğini karartanlardan
hesap sorar!

“Gerekirse dekoder boykot kampanyası”na gitmez..
Alayının üstüne gidip
kumpanyalarını başlarına geçirir
kokuşmuş şifrelerini
ortaya dökerek..

“Gerekirse
yumruğumuzu masaya vurmayı biliriz”e
falan girmez hiç..
O masayı ters yüz eder,
aç bırakır o masadan beslenenleri..

“Gerekirse ligden çekiliriz” diye konuşmaz..
Ligi dizayn edenlerin
tepesine biner,
ipliğini pazara çıkarır
çektire çektire..

“Gerekirse hakemi de yenecek”
diyenlerin
düzenlerini
düdükleriyle beraber
çürüğe ayırır!

“FENERBAHÇE’nin menfaatleri için
gerekirse kavga da ederiz” demez..
Ekmeğine kan doğrayan
her yapıyla
çatır çatır kavga eder,
savaşır!

“Gerekirse açıklarız” olmaz
SARI LACİVERT sevdanın lügatında..
Açıklar, konuşur, anlatır
ne dolaplar döndüğünü..

“Gerekirse Avrupa’ya da
gitmemeyi göze alarak” diye
başlamaz cümleye..
Kendisine Avrupa yolunu kapatanların
gözünden kan alır, kan..

“Gerekirse federasyona da
tavır alırız”la olmaz bu iş..
FENERBAHÇE’ye adaletsizlik yapanın
ceketini sırtından alır!

“Gerekirse yine transfer yaparız”a
gerek duymaz..
Gereken transferi yapar,
gerekmeyenle
kadroyu doldurmaz!

“Gerekirse hatalarımızdan ders almayı da biliriz”
diye tekrarlayıp durmaz..
Hatasından dersini alır,
hata kılıfıyla
kasıtla canına okuyanın da
dersini verir.

“Gerekirse mermi kullanabilirsiniz” diyenlerin
üstüne yürüyen
bir aşk bizimkisi..

O yüzden,
neyin gerekip
neyin gerekmediğine
başkasının karar vermesini
beklemez FENERBAHÇE’li..

Gerekeni,
gerektiği anda,
başka hiç hiç bi şeye
gereksinim duymadan yapar!

“Bir gün daha
FENERBAHÇE’li olarak yaşamak için
hayata bağlanan
ve gerekirse o bir gün için
bütün bir ömrü yok sayan”
herkesle
FENERBAHÇE paydasında
buluşur..

Gerekirse
varını yoğunu sevdası için ortaya koyan
yedi düvele
bu sevdayla meydan okuyan
taraftarını
dinler..

Ve şunu sorar kendine!
Uğramadığı hakaret,
çekmediği eziyet,
maruz bırakılmadığı felaket kalmayan
FENERBAHÇE’nin
FENERBAHÇE olduğunu hatırlamak
ve hatırlatmak için
daha ne olması gerekiyor?



9 Mart 2021 Salı

ESKİ ÇAMLAR

Eskinin güzel olan her şeyine
rahmet okutan
berbat, çürümüş
bir düzen
ne yazık ki artık
Türk futbolu..

Eskiden futbolu
bilenlerinden
okur, dinler, izlerdik.
Şimdi meydan
futbolcu eskisi olmaktan başka
hünerleri olmayan,
iki cümleyi bile
yan yana getiremeyen
yanlı ağızlara kaldı..

Eskiden “iyi olan” kazanırdı.
Artık en çok bağıran,
yaygara çıkarıp algı yapan
kazanıyor.

Adaletten bahsedildiğinde
eskiden
hak, hukuk gelirdi akıllara..
Şimdi bir kerecik kayrılmadıklarında
çılgına dönen
uçkuru bozuk ağızlara
sakız oldu adalet..

Top filelere gittiğinde
sevinçten uçardık havalara..
Şimdi
“acaba ne kusur bulup iptal edecekler”
diye düşünmekten
attığımız gole
anında sevinemiyoruz bile..

Eskiden
tekmeye kafa atmak diye
bir deyim vardı mesela..
Şimdi “dirseğe kafa atıldığını”
iddia eden var!

Rakibi sakatlayıcı hareket olduğunda
direkt kırmızı çıkardı
bir zamanlar..
Eğer FENERBAHÇE’liyse topçu,
sahadan koltuk değneğiyle,
sedyeyle bile çıksa
ölmediyse
kart mart yok artık!

“Eskiden penaltının namusu vardı,
stoperler tekme atsa da yıkılmazdık,
onurlu insanlardık” diye
ahkam kesebiliyor
kendini yere atıp
penaltı alma görüntüleri
arşivlerde olanlar..

Derin devlet marifetiyle
kollanıp, yıldızlanıp
isim yapanlar
kendisine ismiyle hitap edilmesinden
rahatsız olabiliyor
mesela..

Kurallar gereği
en az 2 maç ceza alması gereken topçu
1 maç ceza aldığında bile
ona da itiraz edebiliyor birileri.
Çünkü
kırmızı gören topçularının affedilip
hemen ertesi maça
çıkmışlığı var.

Eskiden “teşvik”
“doğan”larla
yapılırdı misal,
şimdi öldürenden
yani hüküm giymiş katilden
direkt hesaba eft yoluyla..

Eski tas eski hamam olan
mevzular da var tabi..
Domuz derisinden post
eski düşmandan dost olmaz gibi..

Ha bir de eski olup da
güncelleme gelen uygulamalar var..
Daha önce pierro vardı,
şimdi ofsayt çizgisi..

Neyse ki
eski kulağı kesiklerden FENERBAHÇE..
Görmediği felaket,
maruz bırakılmadığı rezalet
kalmadı
bu ülkede..

O yüzden
eski çamlardan bardak yapma
hayalini bırakıp,
oyun kuranların
şişelerini çevirmek zorunda..

Bu kirli pazara
nur yağmasını beklemeden
tezgahları devirmek zorunda..

Yeni gibi cilalanan
bozuk eskinin
defterini dürmek zorunda..

İhtiyacı olan tek kudret de
SARI LACİVERT çubukların arasında!

 



1 Mart 2021 Pazartesi

EĞER FENERBAHÇE’YSEN

Eğer FENERBAHÇE’yse adın 

1-0 yenik başlarsın 

bu ülkede 

her maça..

 

Kalene gelen ilk top 

gol olur..

 

Sadece sen 

hakemi de yenmelisindir.

Sadece sana farzdır 

dikine futbol!

 

Rakip tekme atsa 

sen faul yapmış olursun!

Topu kucaklasa misal, 

elin doğal hareketi, 

oyna devam..

 

Golüne ofsayt denilmesin diye 

30 metreden, 

faul çalınmasın diye 

yanına kimse yaklaşmadan, 

taç bile verilebilir diye 

orta sahadan atmak 

zorunda kalırsın..

 

Yine de attığın her gol

VAR’da, AVAR’da, 

DAVAR’da dakikalarca incelenir, 

futbolun icadına kadar dönülüp 

bir kusur aranır..

 

Kimseye çalınmayan penaltı 

sana zart diye çalınır. 

Oyuncuna kırmızı kart göstermek için 

pusuya yatılır..

 

Vicdani ofsayt, 

etik penaltı, 

gol ama hakem nasıl gördü gibi 

ultrasonik kurallar icat edilir 

kazanmışsan..

Senin lehine olacak görüntü
milyon tane kameraya rağmen
buhar olur.
Ama birilerinin pozisyonu
uzaydan bile inceleseniz
penaltıdır!

 

Maçında kural hatası yapılır, 

bişeycik olmaz.. 

Senin lehineyse kural 

kitap mitap tanınmaz..

 

Başkalarına popo büyüten çizgiler 

sana gelince 

dansöze döner kıvrılmaktan..

 

Dudak okumaktan, 

niyet okumaktan, 

merdiven boşluklarından, 

çim sulamadan bile 

ceza almışlığın var!

 

Galipsen rakip kötüdür, 

sen iyi olamazsın.. 

Taktiğin yoktur 

ama taklidin çoktur..

 

Birilerinin topçusu 

ana avrat küfreder haber olmaz, 

senin topçunun ettiği dua 

manşet olur..

 

Hiç alakasız maçta 

sana edilen küfürler 

yayına verilir. 

“Parayı kesersek” diye 

tehdit edilirsin.. 

Maç tanıtımında başkasının logosu, 

maçta hocanın isminin yanına 

bir başkasının logosu konur.. 

Adına da yayıncılık denir!

 

Aynı pozisyonlar 

lehineyken başka, 

aleyhineyken başka yorumlanır 

o ekranlarda, 

hatta 

devlet televizyonunda bile..

 

Peki sen mükemmel misin? 

Yoo.. 

Her şey iyi giderken bile 

çıkaracak bir kaosun vardır..

Lig biter oyunun oturmaz, 

maç izlerken 

kimse rahat oturamaz..

 

En entellektüelin, en naifin 

kaçan golde 

televizyona yastık fırlatacak 

kıvama gelir..

 

Forvetin olsa, sol bekin; 

sol bekin olsa forvetin, 

ikisi birden olsa 

orta sahan olmaz. 

Hep eksik kalır bir yanın..

 

Direkleri döversin, 

dizini döversin.. 

Kendi değerlerini hiç edip 

başkalarını översin..

 

Arana sokulan nifaklara 

balıklama atlarsın. 

Onca düşmanın varken 

kendi kendinle didişirsin..

 

Başkaları her türlü rezalette bile 

sımsıkı kenetlenirken 

sen en ufak hatada 

kelle istersin, 

bölünürsün..

 

Yumruğu zamanında 

masaya vurmazsan 

sana atılan fiskeler 

birikir birikir 

tokat olur yüzüne..

 

Tamam, adın FENERBAHÇE’yse 

herkes, her şey 

sana karşıdır zaten.. 

Ama sen de FENERBAHÇE’ysen 

herkesin, her şeyin 

karşısında dimdik duracaksın.. 

 

Çünkü bu 

seni FENERBAHÇE yapan şey!