19 Ocak 2026 Pazartesi

ÜÇ SU ŞİŞESİ

Kış köşesinde yazlayıp,
yaz köşesinde kışlayan keşişlerin
şişirilmiş şişelerini şişler işte
bazen üç su şişesi.

Kirlettikleri suyun başını tutanların
yıllarca dökme suyla
döndürdükleri değirmenin çarkına
çomak sokulur
işte böyle..

Sudan ucuz penaltıların,
havadan sudan gollerin,
sümüklü imamın suyuyla gelen şampiyonlukların,
SARI LACİVERT gollerde
VAR’la tavşanın suyunun suyunu aramaların
acısı çıkar
akıp yatağını bulan suyla..

Daha geldiği gün
ne zaman gideceğine dair
suyu kaynatılan hoca,
tam “pişmiş aşa su kattı” denilirken
kökünüze kibrit suyu döken bir taktikle
hevesleri kursakta bırakır,
dibi görünmeyen tastan içtiğiniz suyu
boğazınıza dizer.

Ayağının tozuyla
yalancı gebelerin
sularını getiren kıvırcığı sağa çekip,
savunmayı da şişeleri gibi üçleyip
hem suyun akışını keser,
hem de taşını sıkıp suyunu çıkarır
kendi hücum gücünün..

Bir bardak suda
fırtına koparmaya hazır olanlar
kirli niyetlerinin üstüne
bir bardak su içerken bulur
kendilerini..

10 gün önce basın toplantısında
“su koyıyım mı” diyerek,
10 gün sonra su şişeleriyle vereceği taktiğin
spoilerini veren hocanın
eline su dökemez
sululuk yaparak su koyverenler..

Futbolun adaletine,
sahada iyi olanın kazanmasına inananların
yüreklerine soğuk su serpilirken,
her türlü dalavereyle, illegalle
aralarında su sızmayanların
kaynar sular dökülür tepelerinden..

Tam “lingo lingo şişeler” kafasındayken
sudan çıkmış balığa dönünce
o şişeleri n’apacağını düşünmeye başlar
suyun öteki tarafı..

Evet, köprünün altından
daha çok sular akacak.
Ama o akacak suların debisini
hesaplamaya başladı bile
saman altından su yürütenler..

Doğruya doğru, haklıya haklı demek için
kırk dereden su getirmeye
gerek yok.
Bulanık suda balık avlamaya
hiç gerek yok.

Su taşıp bendini yıktığında
o üç şişeyi unutmayın.
Suyu bize,
şişeleri başkalarına lazım olacak!










13 Ocak 2026 Salı

LEFTER’BİYE EFSANESİ

FENERBAHÇE Dereağzı Tesisleri’ne
yolu düşen
genç taraftarlar
kapıdaki
“LEFTER KÜÇÜKANDONYADİS”
 ismini gördüklerinde
“şu tesise
daha kısa bir isim verilemez miydi”
diye düşünmüş olabilirler..

Adı efsaneyle eş anlamlı
bir devin ismi
nasıl kısa olsun ki?

Bir Rum balıkçının oğlu olarak doğdu
Cumhuriyet henüz iki yaşındayken..

Bu ülkenin futbol tarihine
“tarih” olabilme vasfı kazandıranlardan
olmasına rağmen
adının önündeki
“Rum” patenti yüzünden çekti
ne çektiyse..

Gün oldu
en çok milli olan oyuncu
O olmasın diye
bir başka isim
daha fazla oynatıldı milli takımda;
gıkı çıkmadı..

Yaşamının her zerresini adadığı
bu topraklarda
sırf Rum olduğu için
“vatan haini” diye evi basıldı
ama
evinin önünde toplanan FENERBAHÇE taraftarı
“sana el kaldıranı söyle, bitirelim işini”
dediyse de 
“işim intikam değil benim” diyerek
gammazlamadı komşularını..

Adını söylemekte zorlananlara inat
kariyeri boyunca attığı
832 golle
her futbol sohbetinde
söylenmek zorunda bıraktı
ismini..

Bugün FENERBAHÇE’liler için
İstiklal Marşı’ndan hemen sonra gelen
FENERBAHÇE Marşı’na
adını yazdırıp
ölümsüzleşti..

“Ordinaryus” dediler ona
verebilecekleri daha üst düzeyde
bir unvan olmadığı için..

Adı, yaptıkları
kitaplara sığmazken
“ALEX benden iyi topçu”
diyecek kadar
alçakgönüllü oldu
ALEX, üzerinde onun formasıyla
elini öperken..

Elini öpmek
bir tarihe dokunmak demekti
FENERBAHÇE’liler için..
Hastalandığında
evinin önünde sabahlayanlar da oldu,
yurdun her yanında
dua edenler de..

Atina’da rahatsızlanınca
“Beni ülkeme götürün” ricasını
emir kabul edip
ambulans uçak gönderdi
sevdası uğruna
özgürlüğünden olan adam..

Kuşdili Parkı'nda dikilen heykeli bile
martılara şefkatle açtı kollarını..

Bugün 14 yıl oldu
onu adının ölümsüz olduğu
FENERBAHÇE stadının çimlerinden
sonsuzluğa uğurlayalı..

Sadece FENERBAHÇE’liler değil
penaltı atan her futbolcu
bir dua göndermeli ruhuna..
Çünkü bugün adı Süper Lig olan ligin
ilk penaltı atan futbolcusu O!

Yabancı ülkelere transfer olan
her Türk oyuncu
saygıyla anmalı ismini..
Çünkü kulübüne
bonservis ücreti kazandırarak
yurt dışına transfer olan
ilk futbolcu da O!

Onun adı
efsaneyle eş anlamlı!
FENERBAHÇE’yi
FENERBAHÇE yapan
değerlerden biri O!

Huzur içinde yat LEFTER!
Yazdığımız defterlerde
adın
hep baş sayfada!




10 Ocak 2026 Cumartesi

 

POŞET

Sen “kupayı direkt bize verseler
daha iyi olur” dersin,
gelir poşete sarıp
yollarlar evine..

Saygı duruşu ajitasyonu yaparsın.
SARI LACİVERT ruhun
kendisine yapılan saygısızlığı
asla unutmadığını unutarak..

19 yaşından küçük çocuklara
gol atınca
bi yerlerini yırta yırta sevinirsin.
Abileri gelip eze eze yenince
“sevinecek ne var ya” dersin
utanmadan..

Senin topçunun "çocuk bayramı kutlu olsun" diye dalga geçtiği stoper, forvetlik gol atıp onun yanından dalgasını sahada geçer.


Sen her türlü alengir, dalavereyle
cukkayı cebe indirirsin.

FENERBAHÇE de geçen hafta
Samsun’da idmana çıkan adamı indirir,
Samsun’a karşı iki asist yapar.

Yetmez, 2 gün önce Roma’da
90 dakika oynayan adamı indirir,
sahayı sana dar eder,
golünü de atar..

O da yetmez,
daha dün Fas’ta maça çıkan adamı
maç biter bitmez özel uçakla indirir,
oyuna da sokar..

İndirmesin artık diye dua edersin.
Duan kabul olur, kaldırır,
yine ağlarsın..

Hiç şov yapma şimdi.
Maymun zoruna gidiyorsa
maymunluk yapmayacaksın.
“Kimse görmeden” incitiyorsa
herkese göstere göstere
hak yemeyeceksin.

Sahada uçuşan poşeti
izleyen herkesin
senin futbolcun sanmasına
şaşırıyorsan,
poşet gibi
yerde yatmayacaksın,
kendini havuza atar gibi
yere atmayacaksın.

FENERBAHÇE’liler tribünde
pırıl pırıl otururken
değer bilen yönetimi sayesinde,
kendi taraftarına
çöp poşetini layık gören
bir kulüpsün sen.

Yasadışı bahis reklamını
formasına alan sen..
Karaborsa, kara para aklama, rüşvet ile
yargılanan sen.
Nerdeyse her sponsorluğu
şaibeli olan sen..
Kupaları, şampiyonlukları
helalden çok uzak olan
yine sen..

Çöp poşetine konulup
Türk futbolundan atılması gereken
o kadar çok yanın var ki..
Hiç bunlara alınmış gibi
numara yapmayacaksın.

Kim bilir,
bir gün belki aynı poşetler
senin için de hazırlanır..