“SELÇUK YULA anısına”
RÜZGÂRIN YELELERİ
Bal “SARI”sı düşlerine
ateş “LACİVERT” sevinçler eken
çılgınların diyarında
yaşamaya do“YULA”mamış
bir masal kahramanının adı var!
Hayal gücü, meşale,
ışık, rüya ruhu anlamına gelen soyadıyla
FENERBAHÇE ruhuyla
özdeş bir kahraman..
Sahada
ÇUBUKLU’yla yazılan destanın
en zarif kalemlerinden biri!
Penaltı gibi ruhsuz bir vuruşu
kafiyelerle, cinasla,
imgeyle süsleyen
bir futbol şairi!
Bir EYLÜL akşamı
Bordeaux kalesine
rüzgâr gibi akarken
dalgalanan yeleleriyle
sevdalı kalplere
sevinç tabloları çizen
bir ressam!
Köhne krallıkların
çakma kralcıklarının
cirit attığı bir dönemde
bir yıldız gibi ışıldayan
gerçek bir kral!
Basketbol oynarken
“adam eksik” diye çağrıldığı
futbol maçında
3 gol birden atınca
parkelerden yeşil sahalara kayan
mucize bir yıldız!
147 maçta 134 gole
ve o günlerde doğan
onlarca çocuğa
adını vermiş
bir isim babası!
Rakip savunmayı
ağır çekimde hareket ediyormuş gibi gösteren hızı
ve kaleye mıknatıslanan şutlarıyla
safkan bir santrfor!
Aşık olduğu renklere
geri dönebilmek uğruna
evini satıp
kendi bonservisini ödeyen
eşine rastlanmamış
bir çılgın!
Bu hayali gerçekleşmeyince
“Ben FENERBAHÇE’ye karşı
forma giyemem artık” deyip
futbolu bırakan
gerçek bir efsane!
FENERBAHÇE formasıyla yaptığı
jübilesinin gelirini
yine adında FENERBAHÇE olan
bir vakfa bağışlayan
bir gönül zengini!
En zor günlerinde
ailesine sırtını dönmeyip,
leş kargalarına karşı
sevdasını savunan
SARI LACİVERT ordunun
korkusuz bir neferi!
“Ben Galatasaraylıyım,
Beşiktaşlıyım,
Trabzonsporluyum diye
boşuna avutmayın kendinizi.
Bu ülkede ya FENERBAHÇE’lisindir
ya da FENERBAHÇE düşmanı” raconuyla
kitabın ortasından konuşan
bir cesur yürek..
Şimdi yine
ünlü tezahüratta olduğu gibi “İLERİDE”,
o kıvırcık yelelerinin ardından
gülümsüyor
FENERBAHÇE’nin adı
her geçtiğinde!
Forması,
o formanın ruhuna nakşettiği
alın teri,
sevdası
ve sevdasına göz dikenlerle mücadelesi
bize emanet!