18 Mart 2016 Cuma

BEBEK MAMASI
FENERBAHÇE’liysen
anandan emdiğin sütü
burnundan getirmek için
atılan bin bir taklaya
çokça şahit oldun
bu coğrafyada..

Ama bu
öylesi değildi..
Öyle böyle değildi..

“Savcı doksandan çaktı”
manşetini bildin mi?
Hah, o kadar adiceydi işte!

Düzmece senaryolarla
hayatlardan çalınan zamanı
hatırladın mı?
O kadar alenen çalındı işte
bir kulübün
emekleri, hayalleri..

Ekilen tarlalar,
havuzlar, inşaatlar,
tatile çıkan Ayşe,
elbise kılıfları
hafızanda hala değil mi?
İşte o kadar saçma,
o kadar akıl dışıydı
düdüklü tencerenin
verdiği kararlar!

Rakılı makılı
jurnal masaları vardı ya hani,
aynı masaların
bi yerlerde kurulup
yine tezgahlar çevrildiği de
aşikar..

300’e okutulan dualardan,
al gülüm ver gülümlü şakalardan bile
daha trajikomikti
dün gece Portekiz’de
futbol sahası içinde sergilenen
tiyatro!

Beyin yerine taşınan kıçlardan uydurulmuş
gazete haberlerini
delil sayarak
kesilen cezalar kadar
yüz karasıydı
dün gece
canlı yayında yapılan
infaz!

Ve en az
otobüse sıkılan kurşunlar kadar
kalleşçeydi
yine bir tetikçi tarafından
öttürülen düdükler..

Ülke sisteminin takımı olmadığı,
buna direndiği için
bu ülkede cezalandırılan FENERBAHÇE,
bu kez de
bu ülkenin takımı olduğu için
cezalandırıldı Avrupa’da!

Çakır’ından sonra
bebek görünümlü
Chucky’sini de
görmüş oldu böylece bu gözler..

Kendi topraklarında
neredeyse
darağacına çıkartılacak olan bir kulübün
UEFA mafyasınca doğranmasına
marka değeri yere göğe sığmayan(!)
bu güdük sistemin
tepki göstermesini beklemek
abesle iştigal elbet!

Onların
yana yana arzuladığı şey
zaten FENERBAHÇE’nin defterinin
dürülmesi..

Ama
o altına patır patır dolduran bebeğin mamasından
kendilerine pay çıkarıp
sevinç naraları atan
ağızları emzikli ağlaklar
bilsinler ki,
FENERBAHÇE tarihi  
defterleri bizzat
FENERBAHÇE tarafından dürülmüş zavallıların
ibretlik akıbetleriyle
doludur..




11 Mart 2016 Cuma

PATRON
Patrona yan bakılmaz abisi,
hatta o patron FENERBAHÇE’yse
düz de bakılmaz!

Havadan kesersin,
yerden kayar..
Kanatları kapatırsın
göbekten deler..

Kalesine öyle kolay top
yollayamazsın..
Ön liberodan
arkanı kollayamazsın!

Bıçağını, kılıcını
tuttum sanırsın,
o gelir tersten saplar..

“Bu ROBIN’in
iyi ki BATMAN’i yok” diye
avunurken
çıkar
ÖRÜMCEK ADAM
bitirir işi!..

3 Türk takımına
3 maçta 5 gol atıp
hiç gol yememiş
çantada kekliğin(!)
alnının çatısına dayar golü!

Kendini yere atarsın,
zaman çalarsın,
sonra o çaldığın zamana
muhtaç kalırsın..

Birilerinin
yollarını unuttuğu Avrupa’da
8 maç üst üste
bükülmez bileği..

İçerde, dışarıda,
kupada, ligde 
“puan kaybetsin” diye beklersin,
avucun aşınır yalamaktan!

Türkiye’deki yetmiyormuş gibi
Fransa’nın Cüneyt’i gelir saçmalar,
yine de devrilmez!

Birileri bileklik satadursun
bilezik koleksiyonunu zenginleştirir
her yeni maç..

“Ligde şampiyonluğa giden kim,
kupada finale yürüyen kim,
Avrupa’daki tek Türk temsilcisi kim”
kısacası
“patron kim” diye sordurur gururla  
o gururun mimarı
hocalarına..

Rakibin FENERBAHÇE’yse
haddini, hududunu bileceksin,
bir iki adım geri çekilip
düğmeni ilikleyeceksin!

Sonra o düğmeler
patır patır sökülür,
iki yakan bi araya gelmez
mazallah..

Senin senaryoların
çöp oldu aslanım!
Kurguladığın kumpas
bi tarafına kaçtı..

Azimle, inançla, emekle
ve sevdanın mürekkebiyle
yeni bir senaryo yazıldı artık..
Oku bakalım şimdi..

Hayaller aşk kokuyor!
SARI’yla LACİVERT kenetleniyor!
Çünkü patron çıldırdı..
Çünkü patron
mutlu son istiyor!






6 Mart 2016 Pazar

BREK BREK!
Brek brek!
KADIKÖY Merkez
patlıyor herkes,
tamam!

Tarla sürüldü,
ekinler biçildi,
başaklar yeşerdi,
elalem morardı;
tamam!

İnşaat dikildi,
havuz dolduruldu,
Ayşe tatile çıktı,
fatoş’tan haber yok;
tamam!

1 NUMARA olundu,
ne filmler çevrildi,
elbiseler kılıflandı,
bagajlara konuldu;
tamam!

Karganın tüyleri yolundu,
kedinin ciğeri söküldü,
hamsi tavaya atıldı;
tamam!

Tüpçünün gazı alındı,
orman ateşe verildi,
müftünün fetvası bozuldu;
tamam!

Islak sahadan geçildi,
ta dize kadar biçildi,
üç kulvarda uçuldu;
tamam!

6’da 6 yapıldı,
kupalar kaldırıldı,
akılları aldırıldı;
tamam!

110 kilometre koşuldu,
forvet krizi aşıldı,
tabelaya 3 yazıldı;
tamam!

Zemin kötü dinlenmedi,
Penaltılar istenmedi,
toplar moplar ellenmedi;
tamam!

Filozof(!)lar susturuldu,
ceketler astırıldı,
arkaya  hiiiiiiçç bakılmadı;
tamam!

Güzel hava yakalandı,
tüm camia odaklandı,
geriye 10 maç kaldı;
tamam!

Brek brek!
FENERBAHÇE Merkez
çatlıyor herkes,
Bırak bırak;
tamam!

5 Mart 2016 Cumartesi

HESAP!
Yalanın iyi getirilerine değil
gerçeğin kötü huyuna
sarılanlarız biz..

Ve sımsıkı kenetlenirken
sapır sapır çözülenlerin
fırıldak gibi döndüklerini gördük..

Hep kendine yontan
nalıncı keserleri döndü..
Ağızdan salyalar saçarak
kupa bekleyen saplar da
döndü!

E keser dönünce
sap da dönünce
elbette hesap da döndü!

Yanlış hesapları
ilk Bağdat Caddesi’nden döndü!

“İnşaat”ları çöktü,
“ameliyat”ları masada kaldı!

Savcıları
“doksana” çakamadı ama
yedikleri gol
ağlarını deldi..

“Tarla”ları çoraklaştı
“yeşil” yeşil dolarcıkları kuşa döndü!

“Ayşe tatile çıkmadı” ama
sahte tatil rezervasyonları yapanlar
yurt dışına kaçtı..

“19 maçta şike tespit eden” emniyet
şifa niyetine
tarumar oldu..

“Sanat eseri gibi soruşturma”
ardına bakmadan topuklayanları
kovuşturmaya döndü!

“Kumar borcunu da
FENER ödemiş” diyenlerin
namus borçları kabardı,
ödenemez oldu!

“İtiraf edip
pişmanlık istediler” diyenlerin
iftiralarını uydurdukları mabadları
pişmaniyeye döndü!.

“Çıkar şebekeleri” manşeti atanlar
şebekeleri düğümlenince
kıçları açıkta kalan
şebeklere döndü!

“İngiliz dedektif uyardı”
diye uyduranların
İngiliz anahtarları
içlerine kaçtı!

Kamyon kamyon
balık gönderenler
sudan çıkmış balığa döndü!

3 Temmuz günü
paralel olanlar
bizim için hala paralel..
O gün yamuk olanlar
hala yamuk!

Cukka için takke takanların kellerini
o günden beri görüyoruz biz!

Sanmayın ki devran döndü,
hesap kapandı!

İtenler iğne yutmuş ite dönene,
tutmayanların
eli ayağı tutmayana kadar
kapanmayacak bu hesap!





29 Şubat 2016 Pazartesi

OLDU OLDU!
Ses gelmiyor,
n’oldu?
Bir oldu, iki oldu..
Yok yok, güzel oldu!

Bir vole VOLKAN oldu,
sol kanattan TUFAN oldu..

ÇUBUKLU ısırdı,
kopardı, parçaladı..
çakma barça
parça’lona oldu!

Golleri cimlastikçiler yedi,
alayına kapak oldu!

3 değil, 4 değil,
5 değil, Galatasaray değil,
7 değil, 8 değil,
11 yıl oldu ulan,
11 yıl!

Gerçi 16 yıl olmuşları
hatta
19 yıl olmuşları da var ya,
neyse..

Olduğu kadar
olmadığı kader oldu..
Ama artık bu da
adet oldu..

Sahte okeyler pul,
güneşin kızları dul oldu..

Eyyamın şahı yardak,
ham koruklar çardak,
kofti çamlar
bardak oldu!

Soğuyanlara sıcak oldu,
kucağa alışanlara
dünya çok bucak oldu!

KADIKÖY’ün havasını
merak edenlerin
havası söndü,
hava cıva oldu!

Ne oldum delisi olan develer
boynuz ararken
kulaktan da oldu..

Had bildirildi,
racon kesildi,
her zamanki gibi
kolay oldu!

Kolay dediğimiz de
olay oldu..
Oley.. Oley.. Oley.. oldu!

Sözüm ona yalnız uçanların
sürüsü tarumar oldu!

Kemik duacıları da,
sinsi yılanlar da
bu hafta da
bukalemun oldu!

Ne ata binen abdal, 

bey,
ne aşa giren şalgam
yağ oldu!

Yani kısacası
olan oldu,
FENER
taşı yine gediğine koydu!





22 Şubat 2016 Pazartesi

KARA GECE Mİ?
İki saçma sapan penaltı,
1’i yanlış 4 kırmızı kart!
Ve manşet,
“Türk futbolunda kara gece”..

Kara gece ha,
kara gece, öyle mi?

Aynı maç içinde
6 net penaltıyı vermeyen
kaçak göçek’i gördük biz be!

Taçtan oyuncu atan
medar-ı iftiharınızı da
gördük
başkasının dediği “LAN” yüzünden
başkasına kırmızı çıkaran
süpersonik kulaklıyı da..

Oyuncuya sarı kart göstermek için
Usain Bolt’u kısakandıracak bi hızla
80 metre depar atanı da
gördü bu gözler..

Tükürük halis’inasyonları
gören de oldu,
ceza sahasında yapılan tekvandoya
devam diyeni de..

Stadda yağdırılan konfetiler 
bir de ateşe verildikleri halde
16 dakika uzatılıp
yine de tehir edilmeyen
maçlar da gördük..

Sahaya
taş, bozuk para, demir bilye,
sandalye, ısıtıcı
hatta tribün direği,
kaleciye ses bombası
ve bıçak atılan
maçlara da
şahit olduk
ne yazık ki..

Uydurma fezlekelerle,
“sanat eseri gibi” denen
atmasyon senaryolarla
atılan çamurları,
karartılan hayatları gördük..

Bizzat dava savcısının
“yüzde 90’ı yalandı” dediği
gazete haberleriyle yapılan yargılamalara,
kesilen cezalara
tanık olduk hep birlikte..

Rakı masalarında,
kumpas tezgahlarında
futbolun onuru pazarlandı
alenen..

Şampiyonluk maçında
bir stadyum dolusu insan
öldürülmeye çalışıldı..

Bir futbol takımının otobüsü,
o takımı komple yok etmek için
kurşunlandı;
taş denildi,
bir şehre mal edilemez
denildi..
Tetiği çekenler
324 gündür bulun(a)madı!

“Olay aydınlanana kadar
oyunda yokuz” diyenlere,
“Oynamazlarsa
sonuçlarına katlanırlar”
denildi.

İki futbolcunun
içinde olduğu otomobile
tesadüf eden(!) mermi
yorgun ilan edildi..

Bütün bunlar
kara gece değil de,
sıradan bi maçta yaşanan komedi
kara gece,
öyle mi?

Şimdi bu
“kara gece” feveranı koparanlar
kalkmış
futbol ikliminden
şikayet ediyorlar!

İklim çoktan karakış olmuş,
debdebelerinin damlarına
lapa lapa kar yağmış,
haberleri yok!



16 Şubat 2016 Salı

ÇUF ÇUF!
Huyu kurusun
“lokomotif” görünce
vagon eklemeden
duramıyor
FENERBAHÇE!

Vagon da
yük vagonu ha..
Siklet yerinde
tonaj sağlam!

Ne hemzeminde kurulan
tuzaklar
kar etti
ne de karambol duaları..

Asfalt ağlattığını
çok görmüştük ama
rayların da anasını ağlattı
bu kez
raydan çıkanların da..

Yoluna taş koyma heveslileri
asılırlarken tringalaya
inadına kökledi gazı
makinist!

Mıntıkasını tıraşlayan
bir hızla geldi gitti
sağdan soldan..

Kazanı
harladıkça harladı,
dumanı
tüttürdükçe tüttürdü!

Maç trafiğinden medet umanların
başı dönerken
forsmajörü çimlere gömdü
MABED’in omuz omuza aşkından
çıkan ateş..

6 numaralı teknisyen
10 numaralı patronluğa soyundu
haftalarca
kendisine giydirenlere
selam çakarak!

Kaçak yolcular
kompartımanlarına kapanıp 
en yakın istasyonu
beklemeye başladılar
çaresizce..

Makas değiştirdikçe
seferine renk katıyor
FENERBAHÇE
renksiz olmakla övünenleri
acı acı yutkundurarak..

Virajlar
bir bir dönüldükçe
güzergah
daha da belli oluyor
ÇUBUKLU’nun önünde!

Kondüktörün
bilet kesme vakti yaklaştıkça
anlaşılıyor ki
daha çok bakacaklar
bu trene
bilumum öküzler..