25 Aralık 2017 Pazartesi

YARGITAY’a AÇIK MEKTUP

Cübbelerinizin rengi
adaleti temsil ediyor..
Hiç düğmesi yok
çünkü hukukun ruhu bağımsızdır,
düğme iliklemez
hiçbir gücün önünde..

Adaletin,
hukukun gücünün
neferlerisiniz siz.
Bunun için yemin ettiniz?

Ama şimdi bir an için
hukuku, yasaları bi kenara bırakın
ve sadece
vicdanınıza koyun
ellerinizi..

Devlete darbeye cüret eden
alçaklar örgütünün
sözde polis, savcı ve hakimlerinin
uydurulmuş bir davayla
FENERBAHÇE’ye iftira atıp
ceza kestiği
mahkeme kararıyla
tescil edilmedi mi?

Tutanağını tutan,
telefonunu dinleyen,
tapesini kaydeden,
fezlekesini, iddianamesini yazan,
kararı veren, hükmü kesenin
topyekun
ya Yüce Türk Adaleti tarafından arandığı,
ya tutuklu olarak yargılandığı
ya da devlete darbe yapmaktan
hüküm giydiği
başkaca bir
abudik gubidik
dava var mı?

“Sanat eseri gibi iddianame”
gazıyla pazarlanan
bu gubidikliğe
imza atanların
darbe teşebbüsleri ortada,
sözde şike palavrasıyla
kurdukları kumpas
kabak gibi meydanda değil mi
afedersiniz?

Temiz oldukları
yargı kararıyla tespit edilmiş insanların
temyiz için
bekledikleri  3 yıl
sizce de uzun değil mi?

Adaletin geciktiğinde,
adalet olmaktan çıktığını
görmüyor musunuz?

Ya hukuk, adalet, yasa bi yana
şike yaptığı maçta
4 gol atıp
3 gol yer mi bi takım
gözünüzü seveyim?

Şike karşılığında
verildiği iddia edilen arabanın
ablasının üzerine yapıldığı
iddianameye bile yazılan kalecinin
bi ablasının olmaması
sizce de tuhaf değil mi
ALLAH aşkına?.

Bakın gerçekten
samimiyetle soruyorum:
Şu meşhur Yadigar Boğa’yı
tanıyan çıkmadı mı hala?

Hakkaten de
tarla yeşillendi,
havuz doldurulduysa,
nerde bu yeşillenen tarla,
doldurulan havuz?

Elbise kılıfına
2 milyon doları sığdırmayı
hiç denediniz mi mesela?

Topu taca atmanın,
zaman geçirmenin alemi yok.
Bu maç bitti!
Düdüğü çalma zamanı artık!

Siz zaten biliyorsunuz
üzerinizdeki cübbelerin
neden siyah olduğunu!
Neden hiç cebi yok,
neden düğmesi olmaz
sizden iyi kimse bilemez!

Fakülteye başladığınız
günden beri
hep beklediğiniz
o an geldi işte!
Hukukla işlenmek istenen suça
tokadı basmanın zamanı!
Millet adına
karar vermenin zamanı!
Kumpasa
kumpas demenin
zamanı!
Ya şimdi, ya hiç!

Karar sizin!




19 Aralık 2017 Salı

ORGANİK
Koş vatandaş, koş..
Çakması, dandiği, sunisi
tekmili birden
en acayip futbol malları burda!!

Biz adına süper lig diyoruz da
sen ne dersen de artık..

Hakikisinden bile afili,
cilalanmış, parlatılmış
en çakma barça’lar,
ördekli şemsiye opsiyonlu
çakmanın da çakması filozoflar..

Hiç bi masraftan kaçınmayıp
ayağınıza kadar getirttiğimiz,
alttan ısıtmalı,
üstten kaynatmalı,
kendinden penaltılı
hibrit çimlerimiz var!

Dünyanın en Müslüman takımı da burda,
ayağa kalk’lı koreografi yapıp
kucaktan kalkamayanlar da..

Kupa peşinde koşma
dünya rekortmenleri,
hiç bi mallıkları
kendilerine mal edilemeyen
yüzsüzlük abideleri..

Ders almayıp ders veren
allame-i cihan taratorlar da
bu sofrada,
iki kadeh çekince
“yüzde yüz suçlu” palavrası okutturan
iksirli rakılar da..

Kendinden alacaklı,
şampiyonluk verecekli
tüp de bizim malımız,
sahibine göre öten
düdük de..

Gel vatandaş!
Hoca kovduran turfanda kayısılar,
televizyonda konuşabilen
hıyarlarımız var..
Hemi de kabzımal patentli..

UEFA’ya, FIFA’ya,
PAPA’ya, NASA’ya yazılmış
uçları yanık mektuplar,
mevzu ne olursa olsun
illaki KASA’ya giren
balya balya yurolar..

İade ettik denilip
iade miade edilmeyen,
itinayla yaratılan karanlıkta kaldırılmış olmasıyla
kasım kasım böbürlenilen
kupalarımız var
süpersonik müzemizde..

Uydurulmuş şampiyonluklarla
alınan yıldızlarımız,
dualara, himmetlere satılan
maçlarımız var
tezgahımızda..

Yorgun mermi de burda,
otobüsün camına sıkılıp
sahibini katiyen belli etmeyen
gizemli kurşunlar da..

Tutanağını tutan,
telefonunu dinleyen,
tapesini kaydeden,
fezlekesini, iddianamesini yazan,
kararı veren, hükmü kesenin
topyekün terörist çıktığı
ama hala son sözü söylenmeyen
abudik gubidik
davamız bile var..

Bundandır işte,
suni denilen şeyin
hakkaten suni olduğu belli olunca
şaşırmamız..
Organik mi görmüşüz biz?

Tek organik kalan
ÇUBUKLU’yu da
kendimize benzetmeye çalışıyoruz işte..
Yoksa işimiz
hepten yaş..
Suni teneffüsle de
kurturamayız vesselam..




9 Aralık 2017 Cumartesi

GAZOZ
Her ÇUBUKLU golünü
toplu olarak yedikleri için
hazım sıkıntısı yaşayan Türk futbolunun
organik gazozudur
FENERBAHÇE!

Kendi kendilerini gazlayarak
yarattıkları şişkinliğe de
ilaçtır icabında..

“Avrupa fatihi” rüyalarını da
“Dünyanın en Müslüman takımı” saçmalıklarını da
bir geğirtiyle rahatlatır..

Ağız ishali yapar yalnız..
Öyle ki, tutamazsın,
pestenkerani cümleler dökülür
dilinden..

Bu kadar da değil yan etkisi ha..
Beyin meyin kalmaz,
mantık falan işlemez..
Bi perde iner gözüne..
Gö(z) lalesini gözbebeği gibi
görmeye başlarsın..

“Bu tarzıyla
FENERBAHÇE hiç bir yere gidemez” dersin..
FENERBAHÇE alayına gider..
E bu da tabi senin zoruna gider.. 

Buz gibi penaltının buzu
ahmetini dondurur,
nurun kaçar,
o penaltıyı
dile getirmek istersin de
cebi’ni doldurmak için
her kıçı yalayan dilin
meşgul olduğundan
getiremezsin..

Başkanı olduğun takım
FENERBAHÇE’ye kaybedince
“FENERBAHÇE bu futbolla
şampiyon olamaz” diye
bi aşka gelirsin amma
hocan
“FENERBAHÇE büyük ihtimalle
şampiyonluğa yürüyecek.
Ama biz adaylardan biri değiliz.
Gerçekçi olmak lazım” deyince
rezil olur oturursun..

On yüz bin baloncukların söner,
gazın kaçar
FENERBAHÇE her galip geldiğinde..

Kadrolu elemanın gibi çalışan hakemi
FENERBAHÇE’li,
başkanlık koltuğunda
senden alacaklı
eski başkanının oturduğu federasyonu
AZİZ’ci ilan edersin..

Boşver abisi,
bu kadar stres yapma!
Yavaş yavaş geliyor FENERBAHÇE,
acele etme..

Bi sakin, bi relaks
gözünü seveyim.
En iyisi, açalım bi gazoz daha,
rahatlarsın..
İyi gelmezse
kapağını ayrı
şişesini ayrı kullanma imkanın var hem..




4 Aralık 2017 Pazartesi

PARDON, MUTLU OLABİLİYOR MUYUZ?
Pek sayın futbol ulemaları!
N’apıyoruz şimdi,
mutlu olabiliyor muyuz?

Hayır, söyleyin de bilelim yani..
Sevineceğiz de
siz icazet vermeden olmuyo,
biliyo musun?

O ölçü olmaz,
falanca ölçü değil dediniz,
ölçemedik bi türlü!
Bi bakın ardınıza,
ne kadar girdiyse
onu ölçelim bari..

4 gol attık yine..
4 olunca sevinemiyor muyduk?
En az 5 mi lazım?
Ha 6’ya alerjiniz var,
onu geçelim, tamam!

Forvetsiz n’olucak bakalım,
diyordunuz,
arkalar dörtlendi..
N’apalım,
forvetsiz mi oynayalım hep?.

Gol sorunu teşhiniz vardı,
30 oldu..
Ona da sevinmeyelim mi?
Baraj ne?
40, 50, 60, 103??

“Puan farkı suni” dediğimizde
kıkırdıyordunuz az biraz..
Dörder dörder yerleştirip
ekiyoruz tohumları..
Nasıl, böyle organik mi?

Zevk almıyordunuz ya hani,
aldınız mı artık?
Bak hala almadıysanız söyleyin,
farklı pozisyonlar deneyelim..

Keyif vermeyen
bi takımdı di mi FENERBAHÇE?
Dertlenmeyin be abisi,
yakalım çubuğu
verelim elinize isterseniz,
tüttürün, keyiflenin..

Kalecinin perdelemesi mi
rahatsız etti yoksa?
Ziyanı yok,
sıkarız cıvataları,
kaldırırız inen perdeyi,
gözünüz rahatlar!

Spor kültürünüz mü yok?
Hazımsız mısınız?
Nefretiniz ırkçılığa mı dönüştü?

Yahu taktığınız şeye bak,
nasılsa hiç birinize mal edilmiyor ki
yaptığınız mallıklar..

Sepetinizi 119 kez doldurduk mu kafi,
cillop gibi olursunuz..
Ha bak 119’u tersten okuyup
911’i arayarak
yardım da isteyebilirsiniz hem..

Siz top oynamayı öğrenene kadar
ibişleri hopidik yaparız,
olur biter!

N’apıyoruz şimdi,
mutlu olabiliyor muyuz?
Son n’olur bize?
Yahu yapın bi şey, biz yabancı mıyız?
Ayağımız alışsın..
Bak ayağımız kendiliğinden alışınca
bundan hiç zevk alamıycaksınız,
uyandırayım!




28 Kasım 2017 Salı

FENER’İN KAZANMASI NEDEN ÖLÇÜ DEĞİL?
Elimizde mezura,
önümüzde tartı..
Ölçüp tartıyoruz ki o biçim,
santim gram
yanılmayız bak..

Şu Antalya maçı
ölçü değil mesela..
Geçen hafta Sivas’a atılan 4 gol de
ölçü değildi bak..
Kasımpaşa maçı ölçü şimdi..
Ha, kazanırlarsa
o da ölçü değil..
Bursa maçı ölçü o zaman..
Onu da kazanırlarsa……
Eeee….
Şeeyy….??

Atılan gol tırışka bi kerem..
Top sürmüş de,
dripling yapmış da,
ikiye bir oynamışlar da,
gol vuruşu harikaymış da..
Geçin bunları ya..
N’olmuş, gol mü olmuş?
Aaa.. bi saniye..
Evet, oldu lan..

Dur, dur..
E başka gol var mı?
Yok..
4 gol mü attılar?
Tamam geçen hafta attılar..
Bu hafta?
E o zaman nasıl ölçü oluyo ya?

Zaten rakip çok ruhsuzdu..
Maçı sattılar desek yeri..
Hatta dedik bile..
Yoksa maç falan kazanamaz
yahu Fener..

Hakem zaten
sülalecek Fenerli..
Valla bak..
Medya kompile Fenerli..
Bi biz değiliz..
Düşün artık..

Federasyon başkanı
“Fenerbahçemiz” demişti
bi konuşmasında..
Uyandırayım..
Artık alacağı mı ne varsa
Fenerden..

5 yiyeni 4 atan kadar eleştirmedik mi?
E bizim tıynetimiz bu..
Mevzumuz bu abicim..

Top mop oynamıyor ki Fener,
neden tırsıyorsunuz bu kadar,
diye mi sordunuz?
E pes artık..
Fenerbahçe lan bu, boru mu?

Adamlar ağır aksak,
düşe kalka giderken
basacaksın çelmeyi abicim..
Maazallah,
ya doğrulturlarsa şaftı..

Korkulur bunlardan oğlum,
ne güzel takım sıkıntılı,
yönetimin ayarı yok,
taraftarın ruhu kaçmış..
Ha bi doldururlarsa tribünleri falan,
o zaman iş nanay..

Kazandı ama zevk vermedi diyoruz
bu yüzden,
ki maça falan gelmesinler..
Çünkü o zevki bi verirlerse
topumuz düz nefes oluruz ki,
tam fiyaskos..

Yani başa dönersek,
kazandığı sürece bunlar
ölçü değil vaziyet...
Mevzu böyle yürüsün ki,
kervanımız yürüsün abisi..

Yoksa n’apar eder,
ağzımızın payını
boyumuzun ölçüsünü verir
Fenerbahçe!





20 Kasım 2017 Pazartesi

FENER’in ATTIĞI GOL KİMİN KALESİNE GİRER?
Bu ülke liginde atılan her gol
yalnızca
golü yiyenin filelerini
ilgilendirir.
Bir tek FENERBAHÇE’nin golleri
sadece rakibin kalesine girmez..

Çoklu kişilik bozukluklarının sebebidir
her FENERBAHÇE golü..
İş ki çizgiyi geçmeye görsün
meşin yuvarlak..
Ha çizgiyi nerdeyse bir metre geçtiği halde
verilmeyen golleri de var ama,
mevzumuz o değil şimdi..

Bir FENERBAHÇE golü
atıldığı an itibariyle
o meşhur dörtte üçün
kalesine girer evvela..
Bi nevi kamu malıdır yani..

Pek bi kaliteli(!) medyamızın
paçalarından kalite(!) akan yorumcularının
gözlerine girer..
Ki “z” harfini
değiştirmek de mümkün..

Kendi kirlerine aldırmadan
tertemiz ÇUBUKLU’ya
kir bulaştırma telaşındakilerin
oturma organlarına girer
o gol..

Ağzı tiner kokan kargaların,
aslan taklidi yapan pisipisilerin
pisuvarlarına girer..

Düdük öttürenlerin,
düdüğü öttürenleri öttürenlerin
zorlarına gider,
borularına girer..

Güneşli günler göreceklerine
inananlar müstesna,
ne idiği belirsiz doktorların girdiği
güneş girmeyen evlere girer..

Tüplü federasyona,
bip’li operasyona,
haplı halüsinasyona,
toplu mastürbasyona girer..

Yatarak işini görenlerin,
kucağa oturmaya alışanların,
“ayağa kalk”lı koreografi yapanların
fazla kalkan kaba etlerine girer..

Tarafsızlık ayağına
bozuk sistemin taraftarlığına soyunup,
FENERBAHÇE’yi
bertaraf etmek isteyenlerin
bi taraflarına girer..

Ha FENERBAHÇE çok mu iyi top oynuyor?
Hayır..
4 gol attığı halde, 
yine hayır!
İştahla, hevesle
gol için saldırsa bile hayır!

Ama bir kez başını kaldırması bile
korkudan titretiyor birilerini..

Çünkü biliyorlar,
çuvaldız yurdusu kadar yerden
deve denli soğuk girer..
Ve FENERBAHÇE’nin kuranderi bile
topunu hasta etmeye yeter..





14 Kasım 2017 Salı

PROBLEM BELLİ, ÇÖZÜM NET!
Bi acayibiz
FENERBAHÇE’liler olarak,
kabul edelim..
Sevdaya el uzatıldığında
en balyozundan yumruk oluruz da,
kendi içimizde ayrışırız
hemencecik..

Hep bi matematiğimiz
şaşar zaten..
11 puan geriden gelip
şampiyon oluruz..
17’de 16 yaparız
sıkıya gelince..
103 gol atarız tek sezonda..
3-0’dan geri dönüp
4-3’ü buluruz..
10 kişiyle 6 atarız falan..

Alt tarafı dört işlem var
matematikte..
Onun da
yanlışlarını seçeriz
lazım olduğunda..

Gücünü TOPLAYIP,
okkalı bi tokadı
kuyunu kazanların
suratlarına ÇARPMAK varken,
aşkı ıskartaya ÇIKARTIP,
BÖLÜNMEYE yüz tutmak niye?

Ha bak bölünme deyince de
üstümüze yok ha,
doğruya doğru..

BAŞKAN’cılar, muhalifler,
AYKUT’çular, ALEX’çiler..
Topçusunu her fırsatta
gömen de var aramızda,
ne yaparsa yapsın
Tanrı gibi görüp
kutsayan da…

LACİVERT’ten hazzetmeyip
sırf SARI giyineni de gördü bu gözler,
“SARI parçalılarda da var,
en güzeli LACİVERT” diyeni de..

Oysa ki SARI
tek başına sadece SARI,
LACİVERT sadece LACİVERT..
Yan yana olduklarında
ÇUBUKLU onlar..
Yan yana yıkılmaz bir duvar..

Eksilmeyeceksin Kardeşim..
Ne inancından,
ne umudundan,
ne mücadelenden
eksilmeyeceksin..

Bölünmeyeceksin
ocu, şucu, bucu diye..
Fikir farklıları candır,
derin ayrılıklar cana kast..

Ha göre göre
bölmeyeceksin de..
Hata yaptığını, yorulduğunu,
yıprandığını, yıprattığını
göreceksin..

Ömür verdiğin sevdayı
omuzlayacak, düşürmeyeceksin;
çakalların kucağına da,
kendi hırsının, egonun eline de..

“Aynı sesi çıkarmadıkça
başarılı olunamaz” diyorsan
yükselen sese
kulak vereceksin..

Sevda da hepimizin, dava da..
Tek başına sahiplenmeyeceksin!

Yıllarca beklediğin o yeni nefesi
ciğerlerine doldurmak hakkın,
hayatını adayıp
gücüne güç katana vefa
görevin..

Vaziyet kötü, gidişat vahim; kabul..

Ama en olmadık zamanlarda,
en acayip refleksleri gösteren
güçtür FENERBAHÇE,
unutma!

Ve sen FENERBAHÇE olmadıkça
attıkları yumruğa makas,
sıktıkları mermiye taş,
golüne ofsayt,
penaltına “oyna” demeye
devam ederler..

Problem belli
ama çözüm de net!
Gücünü BÖLME!
Bir araya TOPLA!
Sıkı bir yumruk ÇIKAR!
Ve yüzlerine ÇARP!