11 Ağustos 2018 Cumartesi


VAR MI? YOK MU?
Var’ların yok, yok’ların var edildiği
bir garabettir
bu ülkede futbol..

Bütün yoklara rağmen
var ettiği tutkusuyla başladı sezona
FENERBAHÇE..

Heyecan var,
arzu var,
mücadele var
ama rakibe
“Bi saniye kardeş..
FENERBAHÇE’yim ben” diyecek
oyun üstünlüğü
hala yok!

Pas atamama var,
basit bireysel hata var,
organizasyon aklı
pek yok!

Dikine değil
yanına futbol var..
Çünkü
kalite
olması gerektiği kadar yok!

Gencecik ayaklar var..
Umut var..
Taraftarın “taraf” olduğunu
hatırlaması var..
Enseyi karartmaya da
o kadar gerek yok..

LEFTER var..
Saygı var..
Ruhu ÇUBUKLU’da,
MABED’de var..
İyi ki de var..
Başka söze gerek yok!

Penaltıda VAR..
Golde VAR..
Ofsaytta VAR..
Nerdeyse taç da bile VAR!
Bir sistemin cılkını çıkarma konusunda
üstümüze yok..

VAR olmasa
penaltı verilecek ofsayt var..
Her kararı VAR’a sorup
sahada çay demleyecek kadar
bekleme var..
“Çarpma mı oynama mı” saçmalığı
hala var..
Aslında
adaleti, futbolu falan
düşünen yok!

VAR gelsin diye
kıçlarını yırtanların
VAR FENERBAHÇE lehine
adaleti getirince
yaygara koparması var..
Çünkü bunların hiç birisinde
akıl izan yok!

Bu ülkede
Türk futbolu diye bir şey yok..
Sadece FENERBAHÇE var..
Gerisi bataklık..
Kendimizi kandırmanın da
bir alemi yok!





19 Temmuz 2018 Perşembe


HANİ BAZEN
Hani bazen
her şey üstüne üstüne gelir,
aklına gelmeyen başına gelir,
yaşamak bile zor gelir de,
bir tek o alayına gider..

Hani bazen
cebinde beş kuruşun,
gidecek bir yerin,
başını yaslayacak omuz olmaz da,
“neyse ki o var” dersin..

Hani bazen
kararır dünya,
gökkuşakların kurur,
sadece iki renk hiç solmaz senin için..


Hani bazen
ne varsa geçmek istersin
ama bi tek ondan vazgeçemezsin..

Hani bazen
kızarsın, öfkelenirsin,
söversin bile kendini tutamayıp da
yine de tutunursun ona sımsıkı..

Hani bazen
küsersin, gücenirsin,
kalbin kırılır,
yeminler edersin gitmem diye..
Ama ilk günden
yollarına düşersin yine..

Hani bazen
adım atacak halin olmaz ama
uzanınca sevdana kirli eller
biberine, gazına, copuna aldırmadan
üzerine yürürsün kim varsa
yumrukların sıkılı..

Hani bazen
ağlamaktan utanırsın, saklarsın da
ona halel gelince
boncuk boncuk olur gözyaşların..

Hani bazen
sevgiliyi,
müjdeli bi haberi beklemezsin
bir golü beklediğin gibi..

Hani bazen
kafan güzel,
hayat bile güzel
ama o her şeyden güzeldir..

Hani bazen
bayrağın yoktur da sallayacak
bir defter kağıdına boyarsın
sevdanın renklerini..

Hani bazen
o bayrağa uzanıp seyrederken maçı,
toz değmesin diye
indiremezsin ayaklarını..

Hani bazen
bir ömür paylaştığınla
kış günü battaniye altında bile
terk etmezsin sevdanı da,
sen göçüp gittikten sonra bile
o ordadır hatıranla..

Hani bazen
her gün tazelenirsin,
demlenirsin her acının sonunda..
Yine dopdoludur yüreğin
yine bol kepçe..
İnadına yaşamaktır çünkü o!

Hani bazen
düşlerindedir özgür dünya,
öptüğün ÇUBUKLU formayla yaşarsın..
Yaşın hep 19 kalır..

Hani bazen
gelmişine geçmişine isyandır o,
bazen el açıp ettiğin dua..

Hani bazen zehrindir,
bazen zemzemin..

Hani bazen
saat onu gösterince
ayrılamaz gözün rakamlardan..

“Hepimiz ölelim
o yaşasın” dersin ya hani,
öyleyse bağırın ulan
çok yaşa FENERBAHÇE diye..

Bazen değil,
her zaman..




10 Temmuz 2018 Salı


BUGÜN GÜNLERDEN..
Bugün günlerden
direniş ateşinin ilk kıvılcımı!
Koru hala
alev alev yanan..

Bugün günlerden
üç ayda unutulur sananların
ilk g*t oluşu..
Ve de son olmayacak!

Bugün günlerden
YAYLA yolunda
deftere çizilen
FENERBAHÇE bayrağı!
Sonsuza kadar
yetecek bize
gölgesi bile..

Bugün günlerden
gözlerde buğulanan
yaşların isyanı!
Sevdamız uğruna
akıtmaktan
hiç çekinmediğimiz,
tertemiz!.

Bugün günlerden
CADDE’nin tozunu
yüreklerimizin dumanına
kattığımız gün!
Ama SARI LACİVERT’e
toz kondurmadan..

Bugün günlerden
titreyen asfalt,
öfkeli ayaklar!
Sonrasında
METRİS, SİLİVRİ,
ÇAĞLAYAN yollarını da
arşınlayan..

Bugün günlerden
“gerekirse mermi kullanabilirsiniz”..
Hani şu
4 Nisan’da
gerektiğine karar verdikleri..

Bugün günlerden
paraleline yamuğuna
başkaldırı,
alayına gider!
Haksızlığa karşı yürüyen
bir koca çınar!

Bugün günlerden
sokaklarda oynayan FENER,
kaldırımlar tribün!
Hiç susmayan,
susturulamayan,
susturulamayacak!

Bugün günlerden
köprüden önceki son çıkışın
pas geçilmesi!
E sonuçta
burası KADIKÖY,
buradan çıkış yok!

Bugün günlerden
yalana, iftiraya
meydan okuyuş,
gerçeğin kötü huyu!
Ortaya çıktıkça
üç buçuk attıran hani..

Bugün günlerden
“Hükümet düşer,
enflasyon düşer
FENERBAHÇE babayı düşer”..
Düşenler de,
ayakta kalanlar da
belli şimdi!

Bugün günlerden
özgür dünya düşleri,
öpülen ÇUBUKLU forma!
Anılarda yaşayan,
acı olan,
marş olan tribünlere!

Bugün günlerden
ALİ İSMAİL KORKMAZ!
FENERBAHÇE Yıkılmaz!
Korkmadık!
Yıkılmadık!
Yıkılmayacağız!







6 Temmuz 2018 Cuma


MABED, KANARYA, BOĞA..
Taşıyalım abisi..
Değiştirelim abisi..
Devir devrim devranı..
Her bi şeyi yenileyelim
anasını satayım..

52 binlik stad
yetiyor mu yahu
25 milyonluk taraftara..
100 bin, 200 bin;
ne 200 bini ya,
1 milyonluk stad yapalım
elimiz değmişken..

Kadıköy’de trafik falan oluyo..
Dere kokuyo..
Hem köy ne ya..
Yakışıyor mu koskoca FENER’e?..
Gidelim bi dağ başına..
Yapalım stadı bi güzel..
Şöyle zirvelere falan..
Kuralım kendi şehrimizi..
FENERCITY…
Nasıl?

Bi de MABED falan diyolar zındıklar..
Tapıyor musun birader sen?
Tapınakçı mısın?
Ne ayaksın?

Ayrıyetten
rakiplerimizin biri aslan, biri kartal..
KANARYA nedir yani?
Cik cik minicik bi kuş..
Hazır tam Altıyol’un göbeğinde
kızgın boğa dururken..
Zaten hepimiz
kızgın boğalar gibi değil miyiz?
Kırmızıyı görünce
delirmiyor muyuz?
Hem FENER
kuruluş tarihi itibariyle de
boğa burcu abicim..
Tweety miyiz biz ya,
ne KANARYA’sı?

Logoda da
böyle yeşilli meşilli
bi yaprak mı ne var..
Atalım gitsin ya..
Koyarız bi boğa kafası,
olmadı billuru..
Beton yetmez icabında..

SARI LACİVERT de
çok banal, demode..
Hem SARI cimcomda da var..
Ne gerek var
aynı rengi taşımaya?..
Farklı olsun,
bize özgü olsun..
Sik’lamen olsun mesela..
Hem rakiplere de gözdağı olur..
Yanına da devedikenirengi..
Çünkü neden,
deveye diken!

ÇUBUKLU nedir
bi de gözünü seveyim..
Giymeyen mi var?
Yaparsın bi helezon..
Hem estetik,
hem de karşı takımın gözü kamaşır..
Manası da çok derin..
Helezon gibi geçiririm demek..

FENER ve BAHÇE..
Yanyana getirince
anlamsız,
eksik kalmıyor mu ya..
FENER mi var artık?
Devir teknoloji devri..
Led varken
FENER de neymiş..
BAHÇE dersen
küçücük minimal bi şey..
Büyük düşüneceksin abi..
Yap onu Park, olsun bitsin..
Ledpark..
Bak ne güzel oldu..

Değişelim, taşıyalım,
yıkalım, yenisini yapalım..
İçimiz açılsın, di mi ya…

Hadi hep beraber…
Siklameeeennn…
Deveeedikeniiii…
Şampiyoooonn..
Ledpaaarrrkk..




3 Temmuz 2018 Salı

3 TEMMUZ 7 YIL
7 yıl önce bugün
FENERBAHÇE’li olarak uyuduğumuz gecenin sabahına
FENERBAHÇE’nin ta kendisi olarak
uyandık..

Önceden bilmiyorduk,
yürekten emindik.
Gülerek izlemedik,
gözyaşlarıyla isyan ettik..

Harcımızda sevda vardı,
SARI LACİVERT duvar olduk..

O günün makbullerinin
ne mal olduklarını haykırdık
korkmadan
caddede sel olup..

Cop yedik, gaz yedik,
tekme yedik..
Çapulcu diye yaftalandık,
terörist diye damgalandık.
Vazgeçmedik, pes etmedik,
geri çekilmedik..

Yarım puan bile sildirmedik,
birlikte tarih yazdık..

Farkettiler ki
omuz omuzayken yıkamayacaklar,
nifak soktular aramıza..
Zaten öfkeliydik,
kavga ettik,
birbirimize düştük..

Hata yaptık, tökezledik..

FENERBAHÇE’li olmayı unutup,
o’cu, bu’cu, şu’cu olduk..

Aklımız, kalbimiz,
ruhumuz, heyecanımız
paramparça oldu..
Dağıldık!

Dosta, düşmana gösterdiğimiz,
o çok korkulan gücümüzü
inkar ettik..

Efsane yazarı kaptanı
koruyamadık..
“Kanırta kanırta”
şampiyonluğu kazanan
şövalyeyi savunamadık..
Sevdası için hapis yatanı
isyan ateşine inandıramadık..

Dikine oynamadık,
yanımızı boşalttık.
Lidere güvenmedik,
taraftarı yok saydık..

Gerekirse mermi kullanın diyenler
gerektiğini görüp kullandılar..
Deplasman dönüşü
kurşunlandık..
Bu oyunda yokuz dedik,
üzerimize çullandılar,
sözümüze sahip çıkamadık..

Emeğimizi çaldılar..
Şampiyonluklarımızı çaldılar..
Heyecanımızı çaldılar..
Sevinçlerimizi çaldılar..
Hiç bi şey yapamadık..

Duvarda gedik verdik..
Taviz verdik..
Yorulduk, boş verdik..
Şarlatanlara fırsat verdik..
Avaz avaz bağıran
FENERBAHÇE ruhuna
kulak vermedik..

İtenin de tutmayanın da
bir olduğunu
unuttuk..

En olmayacak şey oldu..
“Durum vahim”ci
şike maşasıyla
el sıkıştık..

Kanımıza dokundu,
canımız yandı..
Silkelendik..
Elimizi taşın altına koyduk..
Güneşin doğmasının
tam zamanı deyip
devrim yaptık..

Yeniden umutlandık..
Heyecanladık..

7 yıl geçti.. 7 koca yıl..
Ağladık, hırpalandık..
Savaştık..
Yorulduk..
Tükendik..
Öldük..

Peki bitti mi 3 Temmuz?
Bitti..
Hem de 4 Temmuz sabahı..
Ama travması, acısı bitmedi..
Hesap soruluncaya kadar da
bitmeyecek.

O mezdeke kıvamındaki
fezlekeyi yazanlar, yazdıranlar
artık polis değil..

O uyduruk iddianameyi
hazırlayan savcı bozuntuları
artık savcı değil..

Sahte delillerle
hüküm veren hakimler
artık hakim değil..

Ya tutuklular,
ya kaçaklar,
ya adli kontroldeler
ya da meslekten atıldılar..

Kumpasın planlayıcısı ve çığırtkanı
gazete görünümlü paçavralar
kapatıldı..
Dandirik delil bavulcusu
delikte çürüyor..

Ama canımıza okuyan
o hastalıklı kafa
hala medyada,
futbol dünyasında,
her yerde
keyfini sürüyor..

Bizim yine
birbirimize düşmemizi,
değerlerimizi harcamamızı,
kenetlenmeyip dağılmamızı
bekliyor pusuda..

“Hala mı 3 Temmuz”
diyenler var..
“Bitsin artık ya”
yaygarası yapılıyor..
Bil ki
sen “bitti” demeden
bitmeyecek!




11 Haziran 2018 Pazartesi

FENERBAHÇE OLACAKSIN!
Başına çorap örüldü,
kuyun kazıldı,
sevdana iftira atıldı,
canına kastedildi;
akıllanmadın vesselam!

Çok çektin
“en iyi ben bilirim,
her şeyden ben anlarım”
kafasından,
hala tam gaz,
burnunun dikine!

Sen FENERBAHÇE’lisin,
her şeyin farkında olacaksın,
mecbur..

“Çok mu önemli şampiyonluk”lardan,
kupasız geçen yıllardan,
kötü yönetilmekten,
yok sayılmaktan,
hakkının gaspedilmesine
yeterince ses çıkarılmamasından
sıtkın sıyrıldı,
canın yandı..
Kabullenmedin..
Yeter dedin, başardın..
Artık ümidin ateşiyle
yanacaksın!

Çok istedin, bekledin,
çabaladın, umut ettin,
değişim oldu işte..
Ama o değişimin sahibi,
hükümranı değil,
parçası olacaksın!

Güneşi çağırdın
ama sen doğurmadın!
Doğan güneşe de
gölge olmayacaksın!

Topçudan daha topçu,
hocadan daha hoca,
yöneticiden daha yönetici,
başkandan daha başkan
olmayacaksın..
Sade taraftar olacaksın..
Sade, yalın ama yürekten..

Her boku bilen fenomen değil,
her şeye rağmen
FENERBAHÇE’li olacaksın!

Ötekileştiren,
ayrıştıran zihniyetten
şikayet edip,
“devrim” ayağına
kelle avcılığına,
“iztemezük” pervasızlığına
soyunmayacaksın!

Elini taşın altına koyanın
yoluna taş olmayacaksın!
Tam zamanı’ysa
-ki zamanı-
sen de o taşın altına
elini koyacaksın..

Alevli toplarla
gol peşinde koşan medyadan
gol yemeyeceksin artık!

Yalan haberlerin,
doldurma manşetlerin,
acayip duyumların,
son dakikaların,
az sonraların
esiri olmayacaksın!

“Falanca giderse gelmem,
filanca kalırsa yokum”
şımarıklığını bırakacaksın!

Tutunacaksın sevdana,
sımsıkı tutunacaksın!

Sen kendi aranda
kavga et diye uğraşan,
birbirine düş diye
bi taraflarını yırtan
dallamaların
ekmeklerine yağ sürmeyeceksin!

Çocukluk hay’ALİ’yle yola çıkan,
SARI LACİVERT sevgiyle inanç dolan,
cesaretini
senin aşkından alan adama
güveneceksin..

O’cu bu’cu diye ayrılıp
dalaştığında
birilerinin tatlı düşü,
omuz omuza olduğunda
topunun kabusu olduğunu
unutmayacaksın!

Gastesi, medyası,
sistemi, federasyonu,
düdüğü, hödüğü durmayacak!
Topu gelecek üstüne yine..
O zaman da
“topunuz gelin” deyip
meydan okuyacaksın!

“Kalpler beraber” sloganına kalp,
bunu kalpten söyleyenle
beraber olacaksın!

Kim ne derse desin,
ne yaparsa yapsın
sen, FENERBAHÇE olacaksın!
Hür, güçlü, cesur, tutkulu..
Kim olduğunu
unutturmak isteyenlere inat,
yeniden tarih yazacaksın!





3 Haziran 2018 Pazar

ONALTIBİNDOKSANİKİ
FENERBAHÇE
hep Cumhuriyet,
hep demokrasinin kalesi oldu..
Hiç biat etmedi..

Kendisine çağ atlatan,
tarihinin en büyük kumpasına karşı
birlikte direndiği,
arkasından yürüdüğü,
FENERBAHÇE düşmanlarına karşı
koruyup, savunduğu
en büyük başkanına bile
hatalarını görünce
“HAYIR” diyebildi..

Hem de başka kulüplerin
taraftar sayısından bile fazla
onaltıbindoksaniki oyla..

Çünkü biliyordu
değişimin tam zamanının
şimdi olduğunu..

Bir hay’ALİ gerçek yapmanın
tam zamanı olduğunu..

Ama bu değişimden
başka başka medetler umanlar,
hayatlarını
çıkarları için
birilerinin mabadlarını
yalamak üzerine kuranlar
avuçlarını yalayabilirler yine..

Çünkü bu değişimin
kendi deyimiyle “vitrini”,
lideri
onaltıbindoksaniki oyla
başkan seçildiği kongrenin sonunda
“o olmasaydı ben burada olmazdım”
dedi..
“o olmasaydı bu stad olmazdı” dedi
başkan seçildiği
FENERBAHÇE mabedinde..

O olmasaydı
20 binden fazla üyenin oy kullanması da
mümkün olmazdı çünkü..

FENERBAHÇE tarihini
kötü yönde
bir daha değiştirelemeyecek kadar
değiştiren adama
hak ettiği değeri verdi
değişimin yeni sesi..

Artık kırgınlıkların, kızgınlıkların
toprağa gömülmesini
işaret ederek..

Tam zamanı şimdi, dedi;
zamanın kıymetinin
altını çizerek..

Değişim isteyenleri hain,
istemeyenleri yalaka ilan etmenin
zamanı değil işte
bu zaman..

Salyalarını akıtarak
birbirimize düşmemiz için bekleyenlerin
ekmeklerine yağ sürmenin
zamanı hiç değil..
Başka bir kulüp için
başkan adayı olsa
daha adaylık açıklaması bitmeden
omuzlarda o kulübe götürülerek,
mevcut başkan dövülerek indirilip
o koltuğa oturtulacak adamın
başkanlığı için seçim yapıp
stres yaşadık biz..

Şimdi o başkan için
“deneyimsiz, toy” falan diyorlar
kendileri bile inanmadan..

Şimdi tek umutları
birbirimizle kavga etmemiz..
Çünkü biliyorlar
FENERBAHÇE tek yumruk olduğunda
o yumruğun
suratlarında patlayacağını..

Güneş doğdu..
Ama gökyüzünde
kalıcı olarak
ışıl ışıl salınması
hepimizin elinde..

Bitmedi..
Daha yeni başlıyor..
FENERBAHÇE tarihine
yeni hikayeler yazmanın
tam zamanı şimdi..
Hep birlikte..
Yürek yüreğe..
Omuz omuza..
Bu, her FENERBAHÇE’linin
ortak umudu,
ortak görevi..
İstisnasız..