24 Ekim 2018 Çarşamba



FENERBAHÇE’NİN 9 ŞAMPİYONLUĞU NEDEN SAYILMIYOR?
O-hoooo!!
Sizinki de iş ha!..
Nasıl sayılsın abicim,
o zamanlar bilgisayar mı varmış?

Hem ne o öyle
bütün topçular
pos bıyıklı, sakallı!.
Yeniçeri ocağı mı kardeşim
orası?

Ayaklarında
krampon bile yokmuş
bi kere..
Kışlık bot gibi potinlerle
top mu oynanırmış??

Şortlarda da
kocaman tokalı kemerler.. 
Sanırsın maça değil de
baloya çıkacaklar..

Formalar da
hep triko örme..
Kazak mı, süveter mi,
hırka mı belli değil..

Ayrıca
bütün görüntüler
siyah beyaz..
Bütün takımların renkleri
aynı gibi..
Ne malum o şampiyonlukları kazananın
FENER olduğu??

O yıllarda
pierro mu varmış arkadaş?
Nasıl anlaşılıyormuş
top çizgiyi geçti mi,
ofsayt mı?
Peki VAR var mıymış?
Yokmuş..
E, belki atılan o goller de
gol değildi,
nereden biliyoruz?

Hele bi top varmış ki
bağcıklı mağcıklı..
Gülle gibi de ağırmış ha!.
Sayılmaz ki
onla atılan goller..

Hangi fotoğrafa baksan
yeşil bi çim göremezsin!.
Her yer toz toprakmış ulan
bildiğin!

Maçların hepsi
saçmasapan!
Elinle gösteremezsin
bazı skorları..
Gerçi
tek elle gösterilemeyen
skorlar da oldu
2002’de misal,
ama o konumuz değil..

23 Şubat 1936’da
bir maç oynanmış mesela,
basketbol gibi..
O kadar çok
gol mü atılırmış yahu!
Kimi kandırıyorsunuz siz?
Fotoşoptur o!
Merak eden açar bakar!.

Güya aynı sezon
FENER 22 maçta 94 gol atmışmış..
Yuh artık, çüşş,
ohaa artık!..

2010-2011 sezonunda
olacaktı bunlar var ya,
CİHAT “niye tuttun”
LEFTER “niye attın” diye
kodesi boylardı kesin!.

Bi de utanmadan
kalkıp soruyorlar
FENERBAHÇE’nin 9 şampiyonluğu
neden sayılmıyor diye??
Ulan
1 şampiyonluk yüzünden
başlarına gelmedik kalmadı..
Sen düşün artık
9 tanesini!.




11 Ekim 2018 Perşembe


BİZ BİZE YETERİZ!
Bazı sözler
yerli yerine oturmaz..
Bazı sloganlar
cuk oturur!

“Biz tek, siz hepiniz” gibi..
“1’e karşı 17 gibi”
“Biz bize yeteriz..
Çünkü FENERBAHÇE’liyiz” gibi..

“Biz bize yeteriz” diyorduk,
çünkü yetiyorduk..
Hatta fazla bile geliyorduk
birilerine..

Kaptan söyledi ilk kez
o ünlü
“Türkiye’nin dörtte üçü”ne karşı..
Tişört yapıp giydik
gururla.. (*)

Sonra emeğimize,
alnımızın terine,
sevdamıza
kara çalınmaya cüret edilince
meydanlara, sokaklara taştık,
haykırdık korkmadan!

Herkes tırsarken,
mevzi alırken, üç buçuk atarken
biz cümbürüne cemaatine,
alayına dümdüz gittik..

Dağılırız diye beklenirken
sımsıkı olduk..
Çözülürüz diye umulurken
aşkımızı harca katıp
SARI LACİVERT duvar olduk!

Üç ayda unutulur sanıyorlardı,
yıllarca peşinden koştuk
davamızın..

Tapeleri tıpa,
kumpasları paspas,
planları ter yüz ettik
hep birlikte..

Birbirimize yettik,
arttık elhamdülillah..

Kırgınlığı, küslüğü,
onu, bunu bırakıp
tek saf olduk
FENERBAHÇE düşmanlarının karşısında..

Ama bir şeyi unuttuk..
Düşman gerekmezdi aslında..
Biz bize onda da
yeterdik çünkü..

Ve bunu biliyorlardı..
Kullandılar!
En ufak bir ikilikte
kavgaya tutuşmak
bizim ruhumuzda var çünkü..

Çünkü biz FENERBAHÇE’ysek
hakemi de yeneceğiz arkadaş!
Çünkü dikine futbol
bir bize farz!

İlk fitneyi
anında kabul ettik..
Her yazdıklarını
çürüttüğümüz herifler
ne dediyse yedik!

Birbirimizi yemeye zaten meyilliyiz..
Kafa göz daldık hemen..
Ayrıldıkça ayrıldık,
bölündükçe bölündük..

Bir gözümüze
parmak salladılar,
biz iki gözümüzü birden oyduk!

SARI’dan LACİVERT’ten geçtik,
o’cu, bu’cu, şu’cu olduk..

Hata yapanı ilahlaştırdık,
doğru yapanı kovaladık!

Ne sıkıntı varsa
halının altına süpürdük.
Geldi o halı
soyunma odamıza serildi..

Kutuplaştık,
paranoyaklaştık,
gölgemizle hesaplaştık,
kendimizden uzaklaştık!

Santrayla beraber
omuz omuza verenler
birbirinden nefret eder oldu..

Peki kimin istediği oldu?
Kim ovuşturuyor ellerini?
Kim kazandı?
Kim kaybetmek üzere?

Bir dön aynaya bak be Kardeşim?
Vaziyetin ne?
Biz bize yeteriz diyordun.
Sen kendine bile yetemez oldun..

Biz bize yettik mi şimdi?
Canımıza yetmedi mi daha?
“Yetti be” deyip
silkinmek için
çok mu geç?



(*)
“Biz bize yeteriz” sloganı
8 Mayıs 2011 günü
Karabükspor-FENERBAHÇE maçından sonra
Volkan Demirel’in yayıncı kuruluşa verdiği röportajda,
maç sırasında Karabükspor taraftarının
Trabzonspor lehine tezahürat yapmasının sorulması üzerine
“İsterse bütün Türkiye Trabzon diye bağırsın,
biz FENERBAHÇE’liler birbirimize yeteriz” sözünden sonra çıkmış
ve Sivas’ta kazanılan 2010-2011 şampiyonluğunun ardından
futbolcuların giydiği tişörte yazılmıştır.




1 Ekim 2018 Pazartesi


BİZ BUNU HAK ETTİK!
Ligde 7 maçta 4 mağlubiyet
ve alınan sadece 7 puan..
Avrupa’da
Şampiyonlar Ligi’nin
kapısından dönüş.
Avrupa Ligi’nde ilk maçta
4 gollü yenilgi..

İçimizdeki sevdaya toz konduramayıp
“FENERBAHÇE bunu hak etmedi”
diyebiliriz
öfkeyle akan gözyaşımızla..

Evet, FENERBAHÇE bunu hak etmedi.
Ama biz hak ettik!

Kuyumuzu kazmaktan
hiç vazgeçmeyen
medya maymunlarının
gazına gelip
birbirimizi yediğimiz için
hak ettik..

Yalanları, iftiraları
arşa değmiş
kanalları, programları
hala ve hala izlediğimiz,
adına gazete diyen
paçavraların manşetlerine
hala itibar ettiğimiz için
hak ettik..

O’cu, bu’cu, şu’cu olmayı
FENERBAHÇE’li olmaktan bile
üstte tutup,
bizi n’apsa bölemeyenlerin
istediği gibi
saflaşıp, kutuplaştığımız için
hak ettik..

“Ruhumuz Bir” olamadığı
SARI LACİVERT “Kalpler Beraber” atmadığı,
tek yumruk, tek nefes
olamadığımız için
hak ettik..

“O gitmeden maça gitmem” deyip
gitmediğimiz,
gittiğimiz zaman da
takıma köstek olduğumuz
ve bunu taraftarlık sandığımız için
hak ettik..

“Burası benim, sokmuyorum”
dediğimiz,
kafamıza göre
kombineleri iptal ettiğimiz,
kendi kendimizi
yalnızlaştırdığımız için
hak ettik..

“Yeniden” yerine
“Daima” diyemediğimiz için
hak ettik..

Değişimi
eskiden kalan ne varsa
yıkıp yakmak gibi gören kafaları
pohpohladığımız için
hak ettik..

“Onu biz seçtirdik.
Ne istersek yapacak” küstahlığıyla
at oynatanlara
prim verdiğimiz için
hak ettik..

Kendisini yenilikçi gibi pazarlayıp
daha “güneşin doğduğu gün”
sosyal medyada
kelle avcılığına soyunup
istenmeyenler listesi yayınlayanlara
seyirci kaldığımız için
hak ettik..

“En FENERBAHÇE’li FENERBAHÇE’li benim”
kavgasıyla
kendi ayağımıza sıktığımız için
hak ettik..

Canımıza okuyanlarla,
penaltımızı, golümüzü, puanımızı,
şampiyonluğumuzu çalanlarla,
otobüsümüzü kurşunlayanlarla
kendi aramızda didiştiğimiz kadar
mücadele etmediğimiz için
hak ettik.

Kulüp başkanının
“benim için
bir hocadan daha fazlası”
dediği hocayla
çalışmasına bile
müsaade etmeyecek kadar
şirazeden çıktığımız için
hak ettik..

“Yanlışları değiştireceğiz”
felsefesiyle
yola çıkıp
aynı yanlışları
tekrarladığımız için
hak ettik..

Evet,
FENERBAHÇE bunların hiç birini
hak etmedi.
Ama biz
sonuna kadar hak ettik.
Aklımızı başımıza almazsak
daha beterini de 
hak edeceğimiz kesin..
Kimse kusura bakmasın!




27 Eylül 2018 Perşembe

ŞEYR TUUGEDIR
Marka değeri
çay markasından hallice olan
Türk futbolu
bugüne dek
neyi paylaşmış ki
ya da ne zaman birlikte olmuş ki
FENERBAHÇE’yle,
şimdi “birlikte paylaşalım”
ayağına yatılıyor?

Denizli’de
maç 16 dakika uzarken,
sahaya atılan konfetiler
ateşe verilirken
neyi paylaştık,
kim bizimle birlikteydi?

Terör örgütü kumpasıyla
“şikeci” damgası vurulurken
hangi kent,
hangi kulüp
birlikte oldu FENERBAHÇE’yle,
hangisi acımızı,
isyanımızı paylaştı?

Alçak iftiranın,
suçlamaların içeriği
avukatlarla bile paylaşılmazken,
tetikçi medyayla
kim paylaştı
deli saçmalarını
gerçekmiş gibi?

O iftiraya alkış tutan
güzide(!) kulüplerimizin
pek saygın(!) idarecileri
kimlerle birlikteydi?

Alevli toplar cirit atarken
“bu ateş üflemeyle sönmez”ciler
birlikte yangına körükle gittikleri
cemaatle
hangi çıkarları
paylaşıyordu?

FENERBAHÇE'nin Avrupa yolunu
birileriyle mektup, faks paylaşıp,
palavra fezlekelerle,
rakı masalarında
birlikte kesenler
değil mi şimdi
Avrupa'da "birlikte paylaşalım"
gazını verenler?

Yalan dolanla
özgürlüğü elinden alınan
bu ülkenin en büyük spor kulübünün başkanının
eşkal fotoğrafları
nasıl paylaşıldı,
bu rezalete imza atanlar
kimlerle birlikte
ödüllendirildi?

Şampiyonluk maçına
pusu kurulup
bir stad dolusu insan
öldürülmek istendiğinde
pek muteber(!) spor kamuoyu
bu faciaya karşı
bizimle birlikte oldu mu,
yara sarıp
dert paylaştı mı?

Sahada, saha dışında
türlü manevralarla
şampiyonluklarımız çalınırken,
olmayan şampiyonlukları paylaşanları,
“el değmemiş lig” mavrasıyla
kol kola birlikte olanları
görmedik mi?

Toplu katliama bile
teşebbüs edilip
otobüsümüz kurşunlandığında
canına yandığımın Türk futbolundan
hangi isim
FENERBAHÇE’yle birlikte olabildi,
hangi kulüp, dernek, federasyon
bizimle aynı şeyleri
paylaştı yahu?

Paylaşmak mı?
Birlikte mi?
“Siz hepiniz ben tek”
kimin sloganı Allahaşkına..

Kendisi “şeyr tuugedır” peşindeyken
açtığı pankartla
ülkenin geleceğine kastetmiş
bir terör örgütünün kumpasının
propagandasını yapan,
tüm dünyaya kendisini rezil eden
kentin kulübüne
ceza falan verebildi mi
bu federasyon?

Yıllardır
şampiyonlukları, kupaları
kirli çıkarlarını okşayarak
kendi aralarında paylaşıp,
sımsıkı birlikte olanların
panzehiridir
FENERBAHÇE..

Paylaşacaksa
kendi değerlerini, sevinçlerini,
hüzünlerini, acılarını paylaşır
hep birlikte olup..

Kendi kuyusunu kazanlarla birlikte
onların kendisine sunduğu kadarını
paylaşmaz!




17 Eylül 2018 Pazartesi

BIDIBIDI
FENERBAHÇE’ysen
bıdıbıdın çok yapılır bu ülkede..
Ağzı olan konuşur..
Ağzıyla konuşamayan da,
neyse…

“Final maçımız,
ölüm kalım mücadelemiz,
FENER’e puan kaybettirmek için
elimizden geleni yapacağız” bıdıbıdısı
çok meşhurdur mesela..

“FENERBAHÇE kazandı ama
taraftarı mutlu mu” bıdıbıdısı
her dönem iş yapar..

“Bu skor kimseyi kandırmasın”
bıdıbıdısının
eline su dökülmez..

“FENERBAHÇE’ysen
hakemi de yeneceksin arkadaş”
bıdıbıdısı
olmazsa olmazdır..

“Tamam goldü ama
hakem onu nasıl gördü”
bıdıbıdısı
“Tamam çizgiyi geçmedi
ama gol de verilebilirdi”
bıdıbıdısıyla
ölümüne kapışır..

“Şu FENER’in yeni transferi gibi
onlarca topçu var
alt liglerde”
bıdıbıdısı da
üst sıraları zorlar..

“Dikine futbol” bıdıbıdısının
ne olduğunu kimse bilmez
ama salyalı ağızlardan da düşmez..

“Başkan hocayı fırçaladı” 
“Kaptanlar birbirine girdi”
“FENER’de kaos” bıdıbıdıları
manşetleri süsler..

“11’de falanca niye yok?
Filancanın ne işi var lan 11’de”
bıdıbıdıları
değiştirilemez,
değiştirilmesi
teklif dahi edilemez!

“Deplasmanda kazandığın maçta
maçın adamı kalecinse…”
bıdıbıdısı
yorum yapmanın şartıdır..

E sen bu bıdıbıdılara alışır,
dişini göstermezsen
zeytin dalı uzattığın kulübün başkancığı
çıkar eski hocan hakkında
“Geçen yıl bir teknik direktörün
algı operasyonu yaparak,
ortamı gererek
Türk futbolunu katletmesini
hep beraber izledik”
bıdıbıdısı yapar
kendi hocasının
zımba şovuna
aldırış etmeden..

Diğerinin hocası
“fikstürü zaten biz belirliyoruz,
kimse yanlış anlamasın”
bıdıbıdısını yapıştırır,
kimse de yanlış falan anlamaz..

Kabzımal bozuntusu
“Böyle giderse eski başkandan
daha çabuk çukura girer” diye
fütursuzca tehdit eder
başkanını..

Saha içinde
ne olduğu belli olmayan,
sistemsiz, üretkenlikten uzak,
bıdıbıdı futboldan sıyrılmadıkça
ve saha dışında
bıdıbıdı yapanların
laflarını yedirmedikçe
her hafta dinlersin
bu bıdıbıdıları!

FENERBAHÇE’ysen
bıdıbıdın çok yapılır bu ülkede,
kabul..
Ama bu bıdıbıdıları
yapanların bi taraflarına
itinayla monte etmek de
senin elinde..




10 Eylül 2018 Pazartesi

EK
Koca transfer döneminde
bir forvet almayı beceremeyenler
“ek transfer süresi” gazı
pompalamaya başladılar
piyasaya..

“Bi kereye mahsus
verelim canım n’olucak”
diyenler var
bi kereden bi şey olmaz
kafasıyla..

E verelim tabi ama yetmez..
Hazır ek yapmışken
koyverelim gitsin..

Misal kaybettiği maçlarda
bir 15 dakka ek süre verelim
malum takıma..
Yine olmazsa
bi 15 dakka daha..
Olana kadar artık..

11 futbolcuyla zorlanırlarsa
12, 13, 14 futbolcu
çıkarabilsinler sahaya
mesela..

Kalede tek kaleci yetmezse
yedeği de oynayabilsin aynı anda,
hatta onun yedeği de..
Yazık değil mi çocuklara ya,
ömür boyu
kulübede mi otursunlar?

Hakem
penaltı, gol falan vermezse beleşten
ek hakem olsun,
o versin..

Atanan hakemi beğenmezlerse de
ek atama olsun..
Yeni atananla da atamazlarsa
yenisi atansın..
Atana kadar..

Sarıdan hemen ikinci sarı olmasın ki
kırmızı görmesin oyuncuları..
Ek kart çıkartalım mesela..
Açık sarı..
Sarı..
Koyu sarı..

3 puandan fazlaysa fark
bir maçta galibiyete
3 puan da bonus verelim..
Maksat heyecan gelsin lige,
öyle değil mi?

Penaltı kaçırırlarsa
bi tane daha atma hakları olsun..
Hatta bi tane daha..
Ama ALLAH’ın hakkı
3 değil mi zaten..

Maçlarında
ek paket sistemi uygulansın..
Gol+penaltı+lehine ofsayt paketiyle
gol atarlarsa bir penaltı kazanıp,
yedikleri gol de
ofsayt sayılsın..

Ders almam ders veririm hazretleri
Türk futboluna ek ders versin!

Maçtan önce ayarttıkları
rakip takım topçuları için
ek hesap açabilsinler mesela..

Beleştepedeki
beleş stadlarına
beleş gelemeyenler için
ek seferler konulsun!

“Eklemedir koca konak ekleme”
resmi marşları olsun..
Ne? Arak mı dediniz?
E şimdi ki marşları da arak..
Hiç olmazsa melodisi güzel olur,
fena mı?

İhtiyaçları yoksa
yabancı sınırı konulsun,
varsa sayıya ek yapılsın!
Bi eklensin, bi çıkarılsın,
kafalarına göre..

E hadi tamam,
ek transfer süresi konulsun da
“bi kereliğine mahsus”u
ilk mi sanıyorsunuz ki?

Kırmızı kart görmüş topçunun cezasını
“bi kereliğine mahsus” yok saydırıp
bir sonraki maçta
oynatan kim?

Kadıköy’e çıkabilsin diye
yine “bi kereliğine mahsus”
cezası ertelenen
kimin çakma imparatoruydu?

Yedikleri naneler,
imza attıkları rezaletler
uç uca eklense
İstanbul’dan Çin’e
çift şeritli duble yol olacak
camianın mesuplarında
utanma, arlanma mı
arıyorsunuz yoksa?




NOT:
Yazının anafikri için
@Mahmud1975 e teşekkür ederim.



3 Eylül 2018 Pazartesi


KABUL EDİLEMEZ!
Kendisine özgü
bir ağırlığı olduğu için,
en büyük, tek büyük olurken
izlediği yol,
gösterdiği güç yüzünden
büyüklüğünün adı konamaz
FENERBAHÇE’nin..

Sistemin dayatmalarını,
atılan iftiraları,
vurulmak istenen damgayı
ne pahasına olursa olsun
kabul etmediği için
FENERBAHÇE adımız..
Burada bazı şeyler
kabul edilemez çünkü!

Nasıl emeğimize, tarihimize
kumpasla leke sürülmesi
kabullenilmediyse,
FENERBAHÇE’yi
FENERBAHÇE yapan özelliklerden
uzaklaşılması da
kabul edilemez..

Değil başkanın, hocanın,
11 futbolcunun yeni olması,
maça o gün gelenlerden
bir 11 kurulup
ÇUBUKLU’yla sahaya sürülse bile
üst üste üç maç kaybedilmesi
kabul edilemez!

Sahada ne yaptığını bilmeden,
sistemsiz,
saçma sapan,
rakibi izleyerek
bir 90 dakika çıkarılması
kabul edilemez!

Finansal sıkıntılar,
yaptırımlar yüzünden
verimli bir transfer dönemi
geçirilmemiş de olsa,
değişimden dönüşüme ilerleyen
bir çizgide de yürünse
ligde 4 maçta 3 puan
asla kabul edilemez!

Eskinin kırgınlıkları
ısıtılıp ısıtılıp
servis yapılsa da,
yeninin yanlışları can sıksa da
kötü futbol,
kötü oyun,
kötü sonuç
kabul edilemez..

Kadronun yeni isimleri
kampa katılamasa da,
takımla idman yapamasa da,
mabedde maç kaybedilmesinin
normal görülmesi
kabul edilemez..

Borca da batsak,
düze çıkmak için çabalasak da
önceliğimizin
kazanmak, şampiyon olmak olmaması
kabul edilemez..

Ha, ama
ergen triplerinin
kulüp yönetiminde
kabul görmesi,
sosyal medyada sporculara
ana avrat sövülmesi,
eski başkan, yeni başkan,
eski hoca yeni hoca kavgasıyla
cebelleş olunması da
kabul edilemez..

Savaşılacak onca şey varken
birbirimizle didişmek,
yaralamak, karalamak
kabul edilemez..

Bahisçi tayfanın
geminin kaptanı gibi davranması
ve buna göz yumulması
kabul edilemez..

“Hoca gidene kadar
maça gitmeyeceğim” de
kuyumuzu kazanlar için
“her yer”li temenniler de
kabul edilemez!

FENERBAHÇE’nin
eski, yeni
başkan, hoca, topçularının
birer değer olduğunu ıskalayıp
önüne gelene,
işine gelmeyene sallamak
kabul edilemez..

Geçen sezon
“forma almayın maça gitmeyin”
yaygarası koparanlardan şikayet edip,
“şimdi de biz yokuz” inadı da
kabul edilemez..

Ve bütün bu kaostan sonra yılıp,
ÇUBUKLU’yu desteklememek,
boş vermek de
asla ama asla
kabul edilemez!

Çünkü FENERBAHÇE’lilik
şartla kabul edilen bir olgu değil,
ruha işleyen,
karşılık beklemeden büyüyen
bir duygudur..
Onun kurala, koşula bağlanması
sebep ne olursa olsun
kabul edilemez!