OBRA KADABRA
Bazı şeyleri hiç olmayan
bazı şeyleri de
haddinden fazla olan
çocuklardık biz..
Mahallemizde pota yoktu ama
annemizin el işi kasnağını
ahşap elektrik direğine çivileyip
az çember yapmadık biz
panya
nedir bilmeden..
Pahalıydı,
hiç olmadı basket topumuz..
Ama harçlıkları biriktirip
bakkaldan aldığımız naylon topun
neyi eksikti ki Allahaşkına..
Tamam,
basket forması alacak paramız yoktu..
Zaten paramız olsa da
alacak yer yoktu..
Ama atletlerimiz vardı
arkasına ispirto kalemle
numara yazdığımız..
Az büyüyüp
lise yollarına düştüğümüzde
bedenci “hadi serbestsiniz” desin diye
gözünün içine bakardık
o tek potanın altına
koşabilmek için..
Üstümüz başımız delik deşikken
deliksiz basket attığımızda
kral gibi hissederdik
kendimizi..
Kanımız daha deli..
Bir kızı sever gibi sevmezdik de
kızlara hava atmak için
severdik işte
basketi..
Boyumuz kısaydı,
smacı basamazdık..
Ama
“smacı basmadan duramadığımız”
rüyalar kurardık
gerçekleşeceğini bilmeden..
Hiç bi
şeyimiz yoktu evet,
ama hayallerimiz vardı işte..
Güzel hayaller..
Masum hayaller ulan..
Ha bi de
yere göğe sığdıramadığımız
sevdamız vardı
ÇUBUKLU’dan
yana..
Tek eksiğimiz
bi
sihirdi aslında..
Yüreklerimize,
o masum hayallerimize dokunacak
bi
sihir..
Sonra o geldi
elinde
görünmeyen
sihirli bi
değnekle..
Kendisi zaten inanıyordu,
bizi de inandırdı
yapabileceğimize..
O pamuklara sarmaya kıyamadığımız
hayallerimizi
sevdaya katıp
harman etti.
Hem büyüttü çocukluklarımızı
hem de hep çocuk kaldık
bi
yandan..
Bi
takım kurmadı sadece..
Savaşmaya,
savaşıp kazanmaya
aç bi ordu
kurdu
milyonlarca askeri olan..
Düştük,
ayağa kaldırdı.
Pes etmemek
bizim ruhumuzda vardı,
bizi anladı,
izin vermedi
teslim bayrağı çekmemize..
Yalnızca
müzemize kocaman kupalar değil,
kalplerimize
tarifsiz bi
gurur,
adımıza
düğme ilikleten bi
saygı,
SARI LACİVERT aşkın geleceğine ekilen
taptaze tohumlar
kazandırdı.
Kupalar falan hikaye de zaten
yüzlerce meydanda
dev ekranlarda
basket izletti be
şu futbol topundan başka
top bilmeyen ülkeye..
Üzerine uzandıkları
FENERBAHÇE bayrağına
çamuru, kiri değmesin diye
ayaklarını havaya kaldıran çocukların
yüzlerindeki ışıkta
hatırlanacak hep..
Belki hiç bilmeyecek
hayatlarımızda dokunduğu yerin
anlamını!
Efsanenin ruhunda yaşayacak
o ruha yakışan
sihirinin
izleri,
unutulmayacak hiç!
Onun adı KRAL!..
Onun adı BABA!..
Onun adı
ZELJKO OBRADOVIC!.
24 Haziran 2020 Çarşamba
17 Haziran 2020 Çarşamba
SEN
FENERBAHÇE OLMAZSAN
“Şampiyon
olmak mümkün
FENERBAHÇE olmak imkansız”*
öylesine yazılmış bir cümle değil,
bir manifestodur
kulübün ruhunu anlatan!
Sahada, saha dışında
canına ot tıkama hırsıyla
her naneyi yiyene
haddini bildirmek için
her şeyden önce
FENERBAHÇE olacaksın çünkü..
Sen FENERBAHÇE olmazsan
kabak gibi penaltın da verilmez,
buz gibi golün de yenir,
aileden sanıp “emrindeyiz” dediğin
TFF başkanı
kuyunu da kazar,
“Tarihi Şamar” diye
manşet de atılır..
Sen FENERBAHÇE olmazsan,
düşmanın kuklası bile
gemi azıya alır,
at oynatmaya kalkar
evinde, mahreminde..
FENERBAHÇE olmak imkansız”*
öylesine yazılmış bir cümle değil,
bir manifestodur
kulübün ruhunu anlatan!
Sahada, saha dışında
canına ot tıkama hırsıyla
her naneyi yiyene
haddini bildirmek için
her şeyden önce
FENERBAHÇE olacaksın çünkü..
Sen FENERBAHÇE olmazsan
kabak gibi penaltın da verilmez,
buz gibi golün de yenir,
aileden sanıp “emrindeyiz” dediğin
TFF başkanı
kuyunu da kazar,
“Tarihi Şamar” diye
manşet de atılır..
Sen FENERBAHÇE olmazsan,
düşmanın kuklası bile
gemi azıya alır,
at oynatmaya kalkar
evinde, mahreminde..
Sen
FENERBAHÇE olmazsan,
görmezsen yanlışını, hatanı,
yapılmayacak ne kadar şey varsa
yaparsan,
kendi ipini kendin çekersen yani,
e gerek de kalmaz
seni dağıtmaya
ant içenin zahmetine..
Bi de üstüne
birbirine düşersen
kenetlenmek, tek yumruk olmak dururken
-ki öcü gibi korkulur bundan,
çünkü felaketleridir-
daha da ayrıştırmak için
ne nifak senaryoları sürülür
piyasaya..
Sen FENERBAHÇE olmazsan,
SARI LACİVERT duvar hani,
o duvarın harcını,
ustasına sevdalısına değil,
intikamcı sosyal medya tayfaya,
beceriksiz boş gezen kalfaya
kardırırsan,
değil duvar,
kaldırım taşı bile olamazsın
zafere giden yolda..
görmezsen yanlışını, hatanı,
yapılmayacak ne kadar şey varsa
yaparsan,
kendi ipini kendin çekersen yani,
e gerek de kalmaz
seni dağıtmaya
ant içenin zahmetine..
Bi de üstüne
birbirine düşersen
kenetlenmek, tek yumruk olmak dururken
-ki öcü gibi korkulur bundan,
çünkü felaketleridir-
daha da ayrıştırmak için
ne nifak senaryoları sürülür
piyasaya..
Sen FENERBAHÇE olmazsan,
SARI LACİVERT duvar hani,
o duvarın harcını,
ustasına sevdalısına değil,
intikamcı sosyal medya tayfaya,
beceriksiz boş gezen kalfaya
kardırırsan,
değil duvar,
kaldırım taşı bile olamazsın
zafere giden yolda..
Sen
FENERBAHÇE olmazsan,
kimi ceketini çıkartır,
kimi astarına kadar
pisliğe bulanmış ceketleri giyer,
defile yaparlar karşında..
Oysa sen FENERBAHÇE’sin..
Gücü uzakta aramana gerek yok!
“Muhtaç olduğun kudret
damarlarındaki asil kanda
mevcut” zaten..
Ananın ak sütü gibi helal
en kıymetli şampiyonluğunu
soru konusu yapmayacaksın!
Haddini bilmeyenlerin
kafalarına kazıyacaksın!
SARI ile LACİVERT’in
yan yana gelmesinden bile
ödleri patlayanların
en korkunç kabuslarını
gerçeğe dönüştürecek
kuvvetin var senin..
“Tarihi şamar” manşetini
atacak, attıracak,
bundan nemalanacak kadar
zıvanadan çıkan şuursuzları
şamar oğlanına çevirmek
senin tarihi görevin..
Maç kaybedilir.
Kupa kaybedilir.
Sezon kaybedilir.
Ama ruh kaybedilmez.
Onu kaybedersen,
her şeyini kaybedersin ki
gerisinin bir anlamı
kalmaz zaten..
kimi ceketini çıkartır,
kimi astarına kadar
pisliğe bulanmış ceketleri giyer,
defile yaparlar karşında..
Oysa sen FENERBAHÇE’sin..
Gücü uzakta aramana gerek yok!
“Muhtaç olduğun kudret
damarlarındaki asil kanda
mevcut” zaten..
Ananın ak sütü gibi helal
en kıymetli şampiyonluğunu
soru konusu yapmayacaksın!
Haddini bilmeyenlerin
kafalarına kazıyacaksın!
SARI ile LACİVERT’in
yan yana gelmesinden bile
ödleri patlayanların
en korkunç kabuslarını
gerçeğe dönüştürecek
kuvvetin var senin..
“Tarihi şamar” manşetini
atacak, attıracak,
bundan nemalanacak kadar
zıvanadan çıkan şuursuzları
şamar oğlanına çevirmek
senin tarihi görevin..
Maç kaybedilir.
Kupa kaybedilir.
Sezon kaybedilir.
Ama ruh kaybedilmez.
Onu kaybedersen,
her şeyini kaybedersin ki
gerisinin bir anlamı
kalmaz zaten..
Çünkü
“şampiyon olmak mümkün
FENERBAHÇE olmak imkansız”
Bunun sağı solu,
o’su bu’su, başka yolu yok!
Ya FENERBAHÇE olacaksın
ya da hiçbir şey!
(*) Sözün sahibi büyük usta İSLAM ÇUPİ’nin ruhu şad olsun..
5 Haziran 2020 Cuma
CEKET
Çubuklusunu şerefle,
tişörtünü, kazağını, gömleğini,
üzerinde arma olan her ürününü
mutlulukla giyeriz..
Ama ceketi ağırdır bak,
öyle herkes giymez..
Ceket dediysek de
öyle saf ipekten dokunmuş,
altın kol düğmeli,
boğazda iki daire fiyatına
olanlardan değil ha..
Saf sevdadır
onun kumaşı..
Alınteriyle, emekle
dokunmuştur
ilmek ilmek..
Ne hakim güçler önünde
iliklenecek düğmesi vardır,
ne de
doldurulacak cebi..
Öyle istenildiği zaman
giyilip çıkarılmaz..
Tene, ruha
yapışmıştır dokusu..
Yanardöner değildir;
şeffaftır ama..
Üstünde görülmez,
eylemlerinde,
aşkında görülür..
Parayla alınmaz,
menfaate satılmaz.
Bedeli ömürle ödenir!
Üzerindeyse
davayı geri çekemezsin.
O seni davaya iter,
davadan döndürmez!
Her taliplisi giyemez ha..
Kalıp seçer o,
adam seçer!
Başka renklerle falan
kombin mombin yapılmaz..
SARI LACİVERT’ten gayrısını
kabul etmez bünyesi..
Kuru temizlemeye falan da
verilmez..
Lekesi yoktur da zaten
gözyaşıyla yıkanır,
kalp ateşinde kurur..
Kiraya verilmez,
devredilmez,
emanete bırakılmaz..
Sadece evlada miras bırakılır!
Makama
gelirken, Çubuklusunu şerefle,
tişörtünü, kazağını, gömleğini,
üzerinde arma olan her ürününü
mutlulukla giyeriz..
Ama ceketi ağırdır bak,
öyle herkes giymez..
Ceket dediysek de
öyle saf ipekten dokunmuş,
altın kol düğmeli,
boğazda iki daire fiyatına
olanlardan değil ha..
Saf sevdadır
onun kumaşı..
Alınteriyle, emekle
dokunmuştur
ilmek ilmek..
Ne hakim güçler önünde
iliklenecek düğmesi vardır,
ne de
doldurulacak cebi..
Öyle istenildiği zaman
giyilip çıkarılmaz..
Tene, ruha
yapışmıştır dokusu..
Yanardöner değildir;
şeffaftır ama..
Üstünde görülmez,
eylemlerinde,
aşkında görülür..
Parayla alınmaz,
menfaate satılmaz.
Bedeli ömürle ödenir!
Üzerindeyse
davayı geri çekemezsin.
O seni davaya iter,
davadan döndürmez!
Her taliplisi giyemez ha..
Kalıp seçer o,
adam seçer!
Başka renklerle falan
kombin mombin yapılmaz..
SARI LACİVERT’ten gayrısını
kabul etmez bünyesi..
Kuru temizlemeye falan da
verilmez..
Lekesi yoktur da zaten
gözyaşıyla yıkanır,
kalp ateşinde kurur..
Kiraya verilmez,
devredilmez,
emanete bırakılmaz..
Sadece evlada miras bırakılır!
koltuğa otururken
“çıkardım astım” diyene
bakma sen..
Esasında
giymeyi çalışanı
o içinden çıkarıp
atmıştır!.
Hiç giymediği halde
ortamlarda giymiş gibi hava yapana da
itinayla
Neyzen Tevfik’in
“ceket” şiiri hatırlatılır..
12 Mayıs 2020 Salı
UNUTMAZ
Mayıs’ları unutmaz
FENERBAHÇE’li!.
Hele 12’sini
hiç unutmaz!
Döktüğü gözyaşlarının
sevinç ırmaklarına dönüşmesi için
dua ettiği gün
canına kastedilmesini
unutmaz!
Asıl işi
kendilerini korumak olanların
acımasızca, vicdansızca
kendilerine saldırmasını
unutmaz!
“FENERBAHÇE’li olmanın
gururu yeter” diye
tezahürat yapıp
takımını çağırdığı tribünlere
gaz fişeği atılmasını
unutmaz..
Gazdan kaçarken
sahanın ortasında bayılan kardeşine
kafa göz dalınmasını
unutmaz!
Kaskıyla, copuyla
delikanlılık yapanların
savurdukları tekmeleri
“ALLAH hac sevabı verdi sanki o an” diye
ballandıra ballandıra
anlatmasını
unutmaz!
Başında kırılan koltukları,
Başında kırılan koltukları,
suratına yediği dirsekleri
unutmaz!
3 yaşındaki evladının
gözüne sıkılan gazı,
babaannesinin
sırtına atılan tekmeyi,
karısının
yüzüne vurulan copu
unutmaz!
Babasının kucağında
nefes almaya çalışırken
“baba ben ölecek miyim” diye ağlayan
o minicik yavruyu
unutmaz!
Kendisine polis tarafından
silah doğrultulmasını
unutmaz!
Helikopterden üzerine
yağmur gibi
biber gazı yağdırılmasını
unutmaz!
Kaldırım demirlerine kelepçelenmesini,
yerlerde sürüklenmesini,
tazyikli su sıkılmasını
unutmaz!
Kafası gözü yarıldığı halde
TOMA’ya kafa atmakla suçlanmasını
unutmaz!
Sırf üzerinde
FENERBAHÇE forması var diye
katledilmeye çalışılmasını
unutmaz!
Bu olaylardan 1 yıl sonra
yine sadece
üzerinde FENERBAHÇE forması olduğu için
canından olan
BURAK YILDIRIM’ı da
unutmaz!
Alem unutsun,
alim unutsun,
kalem unutsun,
söz unutsun..
FENERBAHÇE’li,
FENERBAHÇE’li olduğu için
kendisine yapılanı
yıllar geçse de,
istese de
unutmaz!
Ve mutlaka
bir gün
hesabını sorar,
kimsenin yanına bırakmaz!
kimsenin yanına bırakmaz!
4 Nisan 2020 Cumartesi
4 NİSAN 5 SENE
5 yıl oldu!
Tam beş koca sene..
FENERBAHÇE’nin canına kast ettiler
kahpe bir pusuyla..
“Taş” dediler
daha akan kan kurumadan
taş kafalılar!
“Saçma” dediler
5 yıl oldu!
Tam beş koca sene..
FENERBAHÇE’nin canına kast ettiler
kahpe bir pusuyla..
“Taş” dediler
daha akan kan kurumadan
taş kafalılar!
“Saçma” dediler
saçmalayarak..
“Münferit” dediler
çeteci itler..
“Mal edilemez” bile dediler
ne mal oldukları
malum olanlar..
Tetiği çekenleri sakladılar..
Dahli olanları akladılar..
O tetik çekilmeden 5 gün önce
“Münferit” dediler
çeteci itler..
“Mal edilemez” bile dediler
ne mal oldukları
malum olanlar..
Tetiği çekenleri sakladılar..
Dahli olanları akladılar..
O tetik çekilmeden 5 gün önce
televizyonda
hem de tam gününü söyleyerek
“Pazardan itibaren
Türk futbolunda
çok tuhaf şeyler olacağını
hissediyorum” diyene
“bu his nasıl hasıl oldu” diye bile
sormadılar..
Olaydan 3 hafta önce
hem de tam gününü söyleyerek
“Pazardan itibaren
Türk futbolunda
çok tuhaf şeyler olacağını
hissediyorum” diyene
“bu his nasıl hasıl oldu” diye bile
sormadılar..
Olaydan 3 hafta önce
“ Öyle bir eylem yapacağız
ki,
bu eylem sonrası
ben artık Trabzonspor başkanı olmayacağım” diyen
zamanın Trabzonspor başkanına
“neydi o eylem” deme zahmetinde bile
bulunmadılar..
Saldırı noktasında
bu eylem sonrası
ben artık Trabzonspor başkanı olmayacağım” diyen
zamanın Trabzonspor başkanına
“neydi o eylem” deme zahmetinde bile
bulunmadılar..
Saldırı noktasında
görevli olduğu halde
ifadesi alınmayan bekçi
FETÖ’cü çıktı, tutuklandı.
Soruşturmadaki 8 polis
aynı sebepten meslekten ihraç edildi,
biri firarda..
Zaten o soruşturma da
“kasten öldürme”den
“kasten yaralama”ya
çevrildi.
Dava açıl(a)madı,
davayı bırakın
iddianame yazıl(a)madı,
iddianameyi bırakın
adam gibi soruşturma yapıl(a)madı,
adamı bırakın diyeceğim ama
saldırı sonrası
apar topar yakalanan
o iki adamı da
bıraktılar zaten!
Çapraz ateşe “paralel” tuttular!
Üstü kapatıldı,
altı süpürüldü..
Bir, gece vakti
kurşunlara çarpmaktan
trafik cezası kesilmediği kaldı
otobüse!
Faili meçhul,
kurgusu meşhur..
Bizden başka
kimsenin canı acımadı..
kimse ağzını açıp
konuşmadı..
Hatta tehdit bile edildi
ifadesi alınmayan bekçi
FETÖ’cü çıktı, tutuklandı.
Soruşturmadaki 8 polis
aynı sebepten meslekten ihraç edildi,
biri firarda..
Zaten o soruşturma da
“kasten öldürme”den
“kasten yaralama”ya
çevrildi.
Dava açıl(a)madı,
davayı bırakın
iddianame yazıl(a)madı,
iddianameyi bırakın
adam gibi soruşturma yapıl(a)madı,
adamı bırakın diyeceğim ama
saldırı sonrası
apar topar yakalanan
o iki adamı da
bıraktılar zaten!
Çapraz ateşe “paralel” tuttular!
Üstü kapatıldı,
altı süpürüldü..
Bir, gece vakti
kurşunlara çarpmaktan
trafik cezası kesilmediği kaldı
otobüse!
Faili meçhul,
kurgusu meşhur..
Bizden başka
kimsenin canı acımadı..
kimse ağzını açıp
konuşmadı..
Hatta tehdit bile edildi
“bu oyunda yokuz” diyen
FENERBAHÇE
“sahaya çıkmazlarsa
sonuçlarına katlanırlar”
denilerek..
“Çok büyütmemek lazım”
“Fazla abartmamak lazım”
diye buyurdu
lazımlık beyinliler..
“Suikast falan hikaye..
FENERBAHÇE
“sahaya çıkmazlarsa
sonuçlarına katlanırlar”
denilerek..
“Çok büyütmemek lazım”
“Fazla abartmamak lazım”
diye buyurdu
lazımlık beyinliler..
“Suikast falan hikaye..
Futbol rezalet..
Senin on numaran yok bi kere” dediler
pervasızca
binbir numara peşinde olanlar..
Vicdan sustu,
hukuk sustu,
adalet sustu,
futbol dünyası sustu..
Herkes sustu!
Bir sen susmadın
FENERBAHÇE’li Kardeşim..
Susma da..
Çünkü 4 Nisan 2015 günü
rengin SARI LACİVERT,
adın FENERBAHÇE olduğu için
canına kast edildi!
Ve sen susarsan
yine edilecek!.
Tetiği çeken parmakları,
o parmakları alkışlayan elleri,
buna sebep olan zihniyeti kırmak
boynunun borcu olsun!
Senin on numaran yok bi kere” dediler
pervasızca
binbir numara peşinde olanlar..
Vicdan sustu,
hukuk sustu,
adalet sustu,
futbol dünyası sustu..
Herkes sustu!
Bir sen susmadın
FENERBAHÇE’li Kardeşim..
Susma da..
Çünkü 4 Nisan 2015 günü
rengin SARI LACİVERT,
adın FENERBAHÇE olduğu için
canına kast edildi!
Ve sen susarsan
yine edilecek!.
Tetiği çeken parmakları,
o parmakları alkışlayan elleri,
buna sebep olan zihniyeti kırmak
boynunun borcu olsun!
2 Şubat 2020 Pazar
PERDE ARKASI
Bu ülkede
futbol izlediğinizi mi
sanıyorsunuz?
Sahnesi kirli,
berbat repliklerle dolu
rezalet bir tiyatro bu..
Perdenin önünde
uyduruktan bir heyecan..
Arkası ise
tek kelimeyle;
kokuşmuş..
Dün “çok ince ayar”
çalışma yapıyorlardı
bugün
“perdenin arkasından”
çalışıyorlar..
İnce falan da değil ha..
Göstere göstere..
“Oynarsanız
hakemi de yenersiniz.
Oynadık ve hakemi de yendik”
diyebiliyorlar
hakem dövme,
hakemi rehin alma
sabıkası olanlar..
Artık nasıl, kimlerle
oynadılarsa!
Şubat ayında
başkanlarının deyimiyle
“iflasın eşiğine getirilmiş” kulüp
belediye başkanlarının deyimiyle
“hangi konuda kapısını çalarsa çalsınlar
yardımcı olan bakan sayesinde”
düzlüğe çıkıyor.
Ama sorsanız
onlara devlet değil
ALLAH yardım ediyor.
Eski bir başkanlarının
2019 yılı başında
“Takım öyle bir batağa gitti ki
çıkış imkanı yok”
dediği takım
öyle bir çıkıyor ki
senelik 40 bine topçu alacak kadar da
“vay anasını” dedirtiyor!
Emniyet müdürü,
belediye başkanı,
vekili, bakanı
devletin her kademesince
şımartılınca da
kendilerini
dev aynasında görüyorlar
haliyle..
Deprem geçiren şehre
gitmek istemeyip
maç ertelettikleri
yetmezmiş gibi,
o kulübün topçusunu
ayartarak da
etiklik dersi veriyorlar..
Buna tepki göstereni
“insan hayatı söz konusuyken
3 puan derdine düşülmesini
insanlık adına
utançla takip edenler”
ilk aldıkları palabıyık’lı 3 puanı
tüm şehirde
oynayarak kutluyor mesela..
Sahaya don, taş, tuğla,
elektrikli ısıtıcı, ses bombası,
bayrak direği attıklarında
cezalandırılmadıkları için de
rakip takımın otobüsüne
kurşun sıkıldığında bile
mevzu o şehre mal edilemiyor!
Her şeye rağmen
karın ağrıları büyük..
Sancısı geçmez,
acısı kuyruk acısından beter..
Lig tarihinde
en az galibiyet aldığı,
en az gol attığı,
son 20 sezonda sadece 5 kez kazandığı
rakibi
aynı kulüp çünkü.. (*)
Dünya üzerinde
şike yaptığı halde
şampiyon olmayı becerememiş
tek kulüp olmaları da
cabası..
Afraları tafralarına baksanız
dünya devi mübarek..
Ama gerçekte vaziyet,
iç”güveyi”sinden hallice..
Ama biliyorlar ki
oyun havası
Kadıköy civarından çaldığında
düğün dernek kurulur,
oynar gelin görümce!
(*) İstatistik : TAMER BAĞLAN @tamerbaglan
Bu ülkede
futbol izlediğinizi mi
sanıyorsunuz?
Sahnesi kirli,
berbat repliklerle dolu
rezalet bir tiyatro bu..
Perdenin önünde
uyduruktan bir heyecan..
Arkası ise
tek kelimeyle;
kokuşmuş..
Dün “çok ince ayar”
çalışma yapıyorlardı
bugün
“perdenin arkasından”
çalışıyorlar..
İnce falan da değil ha..
Göstere göstere..
“Oynarsanız
hakemi de yenersiniz.
Oynadık ve hakemi de yendik”
diyebiliyorlar
hakem dövme,
hakemi rehin alma
sabıkası olanlar..
Artık nasıl, kimlerle
oynadılarsa!
Şubat ayında
başkanlarının deyimiyle
“iflasın eşiğine getirilmiş” kulüp
belediye başkanlarının deyimiyle
“hangi konuda kapısını çalarsa çalsınlar
yardımcı olan bakan sayesinde”
düzlüğe çıkıyor.
Ama sorsanız
onlara devlet değil
ALLAH yardım ediyor.
Eski bir başkanlarının
2019 yılı başında
“Takım öyle bir batağa gitti ki
çıkış imkanı yok”
dediği takım
öyle bir çıkıyor ki
senelik 40 bine topçu alacak kadar da
“vay anasını” dedirtiyor!
Emniyet müdürü,
belediye başkanı,
vekili, bakanı
devletin her kademesince
şımartılınca da
kendilerini
dev aynasında görüyorlar
haliyle..
Deprem geçiren şehre
gitmek istemeyip
maç ertelettikleri
yetmezmiş gibi,
o kulübün topçusunu
ayartarak da
etiklik dersi veriyorlar..
Buna tepki göstereni
“insan hayatı söz konusuyken
3 puan derdine düşülmesini
insanlık adına
utançla takip edenler”
ilk aldıkları palabıyık’lı 3 puanı
tüm şehirde
oynayarak kutluyor mesela..
Sahaya don, taş, tuğla,
elektrikli ısıtıcı, ses bombası,
bayrak direği attıklarında
cezalandırılmadıkları için de
rakip takımın otobüsüne
kurşun sıkıldığında bile
mevzu o şehre mal edilemiyor!
Her şeye rağmen
karın ağrıları büyük..
Sancısı geçmez,
acısı kuyruk acısından beter..
Lig tarihinde
en az galibiyet aldığı,
en az gol attığı,
son 20 sezonda sadece 5 kez kazandığı
rakibi
aynı kulüp çünkü.. (*)
Dünya üzerinde
şike yaptığı halde
şampiyon olmayı becerememiş
tek kulüp olmaları da
cabası..
Afraları tafralarına baksanız
dünya devi mübarek..
Ama gerçekte vaziyet,
iç”güveyi”sinden hallice..
Ama biliyorlar ki
oyun havası
Kadıköy civarından çaldığında
düğün dernek kurulur,
oynar gelin görümce!
(*) İstatistik : TAMER BAĞLAN @tamerbaglan
23 Ocak 2020 Perşembe
MUHASEBECİ
FENERBAHÇE’nin gücü
tahtaya yazılmadan yapılan
bütün hesaplar
BAĞDAT’tan dönmeye
mahkumdur.
“3 ay konuşulur unutulur”
sandılar,
bilmemkaç terabayt bellekli
bilgisayarlara döndük
mübarek..
“Sanat eseri gibi soruşturma”
diye övünüyorlardı..
Binlerce sayfa tapenin
çözümlemesini yapıp
öyle bi kırdık ki şifrelerini
değme hacker’lar
halt yemiş
yanımızda..
Dandirik fezlekeler,
iddianameler, mütalaalar,
şarlatan savcılar, hakimlerle
adaletin ruhuna
fatiha okuttuklarında
hukuk doktorası yaptık
sayelerinde..
Otobüsteki mermi izleri
kabak gibi meydandayken
“taş atılmış” dediler,
ateşli silahlar uzmanı olduk
bir çırpıda..
Vicdani ofsayt,
penaltı gibi penaltı,
niyet okumayla PFDK’ya sevk gibi
cilloptan hallice
kurallar uydurduklarında
bi taraflarından
futbol talimatnamesi
gurusu da olduk
çok şükür..
Zımbayla
numaradan 5 dikiş
filmi çevirdiklerinde
tıp doktoru olduk
bir gecede lan!
Cemaatleri pek bi makbulken,
“zaman” hocaefendihazretleri dönemiyken,
avanesi at koşturup
cirit oynatırken
soylarına, soplarına,
sülalelerine
dümdüz gittik be!
Mayası bozuk,
harcı hileli kumpasla
önümüze dikildiklerinde
duvar ustası da olduk
evelallah..
Harcama limitiyle
bizi harcayabileceğinizi mi sandınız ulan!
3-0 yenikken
son 15 dakkada
4 golü nasıl atacağımızı
hesaplayan adamlarız
oğlum biz!.
Kıçıkırık hesaplarınıza
hesap soracak
muhasebeciler olamaz mıyız
yani!
Topunuzun canına okumaya,
sevdamıza attığınız çamuru
fitil fitil burnunuzdan getirmeye
yeminliyiz zaten
nicedir..
Durun daha durun!
Öyle hesap ödemeden
kalkmak yok masadan!
FENERBAHÇE’nin gücü
tahtaya yazılmadan yapılan
bütün hesaplar
BAĞDAT’tan dönmeye
mahkumdur.
“3 ay konuşulur unutulur”
sandılar,
bilmemkaç terabayt bellekli
bilgisayarlara döndük
mübarek..
“Sanat eseri gibi soruşturma”
diye övünüyorlardı..
Binlerce sayfa tapenin
çözümlemesini yapıp
öyle bi kırdık ki şifrelerini
değme hacker’lar
halt yemiş
yanımızda..
Dandirik fezlekeler,
iddianameler, mütalaalar,
şarlatan savcılar, hakimlerle
adaletin ruhuna
fatiha okuttuklarında
hukuk doktorası yaptık
sayelerinde..
Otobüsteki mermi izleri
kabak gibi meydandayken
“taş atılmış” dediler,
ateşli silahlar uzmanı olduk
bir çırpıda..
Vicdani ofsayt,
penaltı gibi penaltı,
niyet okumayla PFDK’ya sevk gibi
cilloptan hallice
kurallar uydurduklarında
bi taraflarından
futbol talimatnamesi
gurusu da olduk
çok şükür..
Zımbayla
numaradan 5 dikiş
filmi çevirdiklerinde
tıp doktoru olduk
bir gecede lan!
Cemaatleri pek bi makbulken,
“zaman” hocaefendihazretleri dönemiyken,
avanesi at koşturup
cirit oynatırken
soylarına, soplarına,
sülalelerine
dümdüz gittik be!
Mayası bozuk,
harcı hileli kumpasla
önümüze dikildiklerinde
duvar ustası da olduk
evelallah..
Harcama limitiyle
bizi harcayabileceğinizi mi sandınız ulan!
3-0 yenikken
son 15 dakkada
4 golü nasıl atacağımızı
hesaplayan adamlarız
oğlum biz!.
Kıçıkırık hesaplarınıza
hesap soracak
muhasebeciler olamaz mıyız
yani!
Topunuzun canına okumaya,
sevdamıza attığınız çamuru
fitil fitil burnunuzdan getirmeye
yeminliyiz zaten
nicedir..
Durun daha durun!
Öyle hesap ödemeden
kalkmak yok masadan!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)