19 Ocak 2021 Salı

DAHA ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ

312 bin 676 kişinin
“MESUT” bir rüyayı
gerçeğe taşıyan uçağı izlemesine
şaşıranlar var hâlâ
endazesini şaşırmış
Türk Futbolunda..

Şaşkınlık tarihleri
FENERBAHÇE’nin attığı tokatlarla
doluyken üstelik..

Tribünde taraftarsız kalacağını sanarak
erkeklere yasaklayıp
sadece 2 bin bilet bastıkları
cezalı maça
45 bin kadın ve çocuk akın ettiğinde de
çok şaşırmışlardı
misal..

“3 ay konuşulur unutulur sandık”
dedikleri kumpasa
yıllarca edilen isyana,
cümbür cemaatin
önüne örülen
SARI LACİVERT duvara
hâlâ şaşırıyorlar..

Adaletsizlikle yaşatılan
her travmadan sonra
“bu kez bellerini doğrultamazlar”
diye umulurken
yeniden,
daha da güçlü bir şekilde
ayağa kalkıp
meydan okunmasına
akılları şaşıyor
besbelli..

Şampiyonluktan uzak,
küme düşme hattına yakınken bile
20-30 bin ortalamayla dolan stada
bakıp bakıp
şaşırıyorlar
her defasında..

UEFA sopasıyla, hapisle bile
korkutamadıkları camiayı
transfer limitiyle yıldıracaklarını sanıp
18 transferle
neye uğradıklarını şaşırıyorlar
mesela..

Maça giderken
yüzünü gözünü boyamanın
taraftarlık olduğunu sananlar,
evini, sokağını, caddesini,
okulunu hatta camisini
SARI LACİVERT’e boyayanları gördüklerinde
küçük dillerini yutuyor
şaşkınlıktan..

3 farkla öndeyken
4-3 kaybetmelerine,
10 kişi kalan takımdan
6 gol yemelerine şaşıranların
dumuru ise ebedi..

Maç görüntülerini,
ofsayt çizgisini
silah gibi kullanıp
yayıncılığı
düşmanlık seviyesine getirerek
adeta savaşa kalkanlar,
kendilerine
zekice gösterilen
ama yayınlama cesareti bile
gösteremedikleri
demokratik tepkilere
şaşıp kalıyor çaresizce..

İşaret fişeği sevgilerin
kölesi oluyor
pusulası şaşmış
Türk Futbolu..
“FENERBAHÇE’linin FENERBAHÇE’yi sevmesinin
TÜRKİYE’nin en büyük kıyameti” (*) olduğunu
unutarak..

Ama içten içe de biliyorlar,
kendilerinde bu kafa,
SARI LACİVERT yüreklerde
bu sevda oldukça
feleklerinin
her daim şaşacağını..

 

(*) İSLAM ÇUPİ’nin unutulmaz sözü




11 Ocak 2021 Pazartesi

BEYİN mınCIKLAMASI

FENERBAHÇE’ye meydan okurken
beyin mıncıklamasından
cartayı çekenlerle doludur
tarihin mezarlığı..

Öyle ofsayt çizgisine
takla attırmaya benzemez
canları pahasına
SARI LACİVERT çizgisinden
sapmayanlara
kafa tutmak..

Pozisyonları
işine geldiği gibi
kesip biçip hacılayanlara
pozisyon beğendirirler sonra
en misyonerinden..

Efektlere
küfürlü tezahürat montajlayanların
cümbür “cemaatine”
dümdüz gidilir ki,
adres madres sorulmaz!

Saatine göre mesaj atıp
sözüm ona cinlik yapanlara
“iyi saatte olsunlar” çektirir
ÇUBUKLU ruhu
en olmadık zamanda..

Kendisine alerjisi olanlara
tedavi niyetine
kâh hapı yutturur
kâh fitili..

Özetlerde
hokuspokus yapıp
görüntü yok edenlere
uzun metrajlı
konulu konusuz
film çektirir icabında..

Kendisini “futbolun kıblesi” ilan eden
papazlara
bi istavroz çıkartır ki,
of;
dinine imanına..

Yayıncılığı mayıncılıkla,
kırmızı gayın’cılıkla bezeyen
sermayenin arapçasına
latin alfabesinde marşlar okutur
tersten..

Ceketsiz tayfasıyla
garip ilişkiler kuranları
don gömlek bırakır gerekirse
hiç zorlanmadan..

Harrington’u hırsından ağlatan,
Pensilvanya’yı sinirden zıplatan
bir camia burası..

Algıyla beyin yıkamaya çalışanların
kanlarını beyinlerine sıçratır
daha onlar
ne olduğunu anlamadan..

“3 ay konuşulur
unutulur sandık” diyenler gibi
çeyiz sandıklarını
tutuşturur ellerine..

FENERBAHÇE’ye kafa tutmak,
onla bunla kafa bulmaya benzemez beyim!
Sen kafanı kaldıramadan
kafa yağını boşaltırlar üzerine..

Denemesi bedava!


8 Ocak 2021 Cuma

TOPLA OYNAMA

Topla oynaması
hep dert olmuştur birileri için
FENERBAHÇE’nin..
Çünkü oranı değil
topla oynamasıdır
sıkıntı aslında..

Bi tek FENERBAHÇE’ye yontulur
kalıplaşmış klişeler..
“FENERBAHÇE’ysen
hakemi de yeneceksin”dir
mesela..
“Savunma
FENERBAHÇE’nin genlerine uymaz”
diye yazar durur
genetiği değiştirilmiş
organizmalar..

Dikine, yanına, göbeğine,
bodoslamasına diye
tabirler uydurulur sürekli..

Koşu mesafelerinden bahsettiğinde
FENERBAHÇE hocası,
“atletizm mi yapıyorsun hoca”
diye çemkirenler
mesafe ölçer gurusu olurlar
ardından..

Bakmayın siz
oranla kafayı bozanlara..
Topla oynanıp oynanmamasından değil
kendi gururlarıyla oynanmasından
rahatsızlar..

Yoksa
yüzde 71’le oynayanın
rakip ceza sahasında 15 kez,
yüzde 29’la oynayanınsa
21 kez topla oynadığını yazardı
bir ALLAH’ın kulu..

“Topla çok oynayana değil
kaleye topu sokana
veriyorlar puanı” derdi
mesela biri..

Topla oranı düşük
ama akılla oynama oranı yüksek
bir futbol oynaması
güçlerine gidiyor
FENERBAHÇE’nin..

Bir taktiği yok dedikleri hocanın
taktik oyununa gıcık oldular asıl..

Öyle ki
“böyle oynamalarını beklemiyordum”
bile diyebiliyor
rakibin hocası,
zaten onun beklemediği gibi oynamanın
bir teknik direktör işi olduğunun bile
farkında olmayarak..

“O zaman skora baksın” diyen
hocayı da yererler ha
luk et dı tabelacıya
yıkama yağlama çekenler..

“Daha iyi bir takım izleme hakkımız” varmış
sansar bozması baronlara göre..
FENERBAHÇE’nin hakkı
sahada çatır çatır yenirken
gıkları çıkmaz tabi
hiç birinin..

Utanmasalar
“neden kazandı FENERBAHÇE ya”
diyecekler diye yazacağım ama,
zaten utanmıyorlar!

Ama haklılar!
Bütün suç FENERBAHÇE’de..

Niye kazanıyorsun Kardeşim..
Ne gerek var
tekerlerine çomak sokmaya..
Oynama topla falan.
İstersen koş..
Ya da çık sahaya bekle..
Sahaya da çıkmazsan
sonuçlarına katlanırsın yani..
Bu iş böyle!

Topla oynama oranı falan değil dertleri.
Mümkünse
top da oynamasın hatta..
Çünkü biliyorlar
kazandıkça, havaya girdikçe,
birleştikçe
topuyla
kedi fare gibi oynayacağını
FENERBAHÇE’nin..



5 Ocak 2021 Salı

BAŞKANA MEKTUP
Federasyona
kendi ifadesiyle
“cevap dahi vermeye
tenüzzül edilmeyen”
önerilerini içeren
bir mektup yazdıklarını açıkladı
FENERBAHÇE Başkanı..

Etmezler Başkanım,
edemezler..
Çünkü öneriyle değil
talimatla çalışıyorlar
kendileri..

Nereden, nasıl alındığı muallak
ve uğruna ceket astıkları
koltuğa yakın yerlerinden uydurdukları
talimatlarla..

“Demek ki artık
 başka dil konuşmamız gerekiyor”
dediniz..
Kesinlikle haklısınız!
Kullandığınız dili çözebilecek dekoder
 yok onlarda..
Çünkü
yayıncının dekoderlerine hapisler
epeydir!
Ayrıca
dilleri yalandan
ve yalamaktan aşındığı için
ortak dil konuşma ihtimaliniz,
ligin adil yönetilme ihtimalinden
bile düşük!

Konuşmanız gereken dil
ÇUBUKLU’nun ruhunda yaşıyor..
Boyun eğmeyen,
haksızlığa, adaletsizliğe isyan eden
ve bu isyanı sözlere değil,
eyleme döken
sizin de çok iyi bildiğiniz
bir dil o!

FENERBAHÇE’li o dile hakim!
Hem de
filolojisinde doktora yapacak
kadar!

O dille haykırdı sokaklarda..
O dille meydan okudu
sevdasına kumpas kuranlara!
O dilin harcıyla ördü
SARI LACİVERT duvarı!

FENERBAHÇE’li
sadece şampiyonluk istemiyor
Başkanım..
FENERBAHÇE’nin ne anlama geldiğinin
hatırlatılmasını istiyor!

Masaya oturmak değil,
o alengir sofrasını,
o kırık masayı
devirmek istiyor!

FENERBAHÇE alerjili sistemin
çarklarını döndürmek değil,
o sistemi başlarına
yıkmak istiyor!

Verilmeyen penaltılarımızı,
gollerimizi,
çalınan şampiyonluklarımızı değil
bir daha
FENERBAHÇE’nin hak ettiği
hiç bir şeyi
çalmaya cüret edilememesini
istiyor!

Ve siz
mavi gözleriniz,
samimiyetiniz,
çocukluk hayaliniz için değil,
buna cesaret edeceğinize
inandığımız için seçildiniz!

Evet, haklısınız!
Başka bir dil konuşmanız gerekiyor!
FENERBAHÇE’ye uzatılan dili kopartan,
gücünü tarihinden,
genlerinden ve aşkından alan
bir dil!
Siz o dili konuşmaya başlayın
biz gerekirse
imla kılavuzunu yazıp
veririz ellerine!




29 Aralık 2020 Salı

TOP

Ağızlarını, kıçlarını başlarını
toplayamazlar da,
topu bir araya gelip
top çevirirler aralarında arsızca,
söz konusu
FENERBAHÇE olduğunda..

Kiminin topu çıkar
ama çıkmamış da olabilir tabi..
Kimi patlak top paylaşır
resmi hesaptan..
Esasında hepsi
“alevli top” sülalesine mensuptur!

Bazısı geceleri “kara” bulur da
vicdanları,
geçmişleri
kapkaradır asıl..

İş sıkıya binince
kirişi kırıp topuklayanların
menfaat için
topaç gibi döndüğüne
şahit oldu bu gözler..

Topun çıkıp çıkmadığına dair
delil arayanlar,
uydurma fezlekelere sığınıp
delil olmadan
topluca
bir camiaya saldırmaktan
geri durmazlar mesela..

Topun çizgiyi geçip geçmediğini
milyon kameradan
çözemeyenler(!)
topun ele bile değmediği pozisyonda
şahin göz olup
ahlak abideliğine soyunurlar
mesela..

Yıllarca
gözünü toprak doyurasıcılarla
“paralel” top çevirerek
parsayı toplayanlar
sütten çıkma ak kaşık olup,
bi de adalet bekçisi kesilirler
üstüne..

Paçalarını toplayacak halleri olmadığı halde
perde arkasından, önünden
toplu kayırmalarla
vaziyeti toparlayan
topsuz alanda çirkeflik doktorası sahiplerinin
prim yaptığı
bi mecra bu ülke futbolu..

Topun kale çizgisinden
nerdeyse 1 metre içerde olduğu pozisyonda
gol verilmedi misal.
Tabi FENERBAHÇE aleyhine…
Top elle arasına
“sosyal mesafe” koyup giderken
penaltı çalındı defalarca..
Yine FENERBAHÇE aleyhine..

Adam öldürmeye teşebbüslük harekete
topa müdahale deyip
penaltı verilmediği oldu yahu..
Elbette yine FENERBAHÇE aleyhine..

Dışardan çevrilen topla
FENERBAHÇE kalesine gol atıp
şampiyon olan bile var..

Bu ülkede herkese top yuvarlak,
bi tek FENERBAHÇE’ye köşeli..

Ama hala
toplu cinnet halindeler
içten içe..
Aklımızı başımıza bi toplarsak
nal toplayacaklarını
çok iyi biliyorlar çünkü..



23 Aralık 2020 Çarşamba

PEMBE KART

Futbol terimleri başkalaşır,
kural kitabı bile
ıskartaya çıkar
söz konusu
FENERBAHÇE olduğunda..

Pozisyon
kurala göre
ofsayt değilse bile
vicdanları(!) sızlatır,
“vicdani ofsayt” olur..

FENERBAHÇE’ye penaltı çalınmışsa
o penaltı etik değildir..
FENERBAHÇE’nin penaltısı “çalınmışsa”
etik oğlu etiktir..

Attığı gole
pierro, çizgi mizgi ne varsa
toz konduramadığı halde,
“evet gol
ama hakem bu golü
nasıl gördü ya”
denmişliği var..

FENERBAHÇE’nin lehine
gol, penaltı,
kırmızı kart, ofsayt
kabak gibi ortadaysa
o pozisyon
herkese göre gridir..
Mor da olabilir
yerine göre..

FENERBAHÇE kaybetmişse
hakemi de yenmelidir.
Kazanmışsa
hakem maçı katletmiştir.

Rakip takımın
hocası, başkanı
kaybettikleri maçtan sonra
“biz bugüne kadar
hakem hakkında konuşmadık ama…”
diye başlar söze..
Ha tabi
maçın oynanacağı hafta boyunca
güvenlik kameralarına bile
hakemler hakkında
konuşmuş olmaları da
cabası..

Rakip kaybetmişse
manifesto bellidir, klasiktir..
Bu hakemlerle lig bitmez!
Plase
“FENERBAHÇE’nin
hakemle kazanmaya
ihtiyacı yok”

Maç gündüz oynanmışsa
“futbolun kara günü”dür..
Akşam oynanmışsa
“kara gece”..

Rakip kırmızı görmüşse
hele hele iki kırmızı görmüşse
o kartlar külliyen yanlıştır,
faciadır..
O kartlar kırmızı değil pembedir..
Hadi bilemedin turuncu..

Söz konusu FENERBAHÇE’yse
renkten renge girer
Türk futbolu..
Vişne “çürüğü” de olur
siklamen de..
Esasında tamamı
aynı bokun laciverdidir
SARI LACİVERT’e karşı..

 




22 Aralık 2020 Salı

LEFTER’BİYE EFSANESİ

FENERBAHÇE Dereağzı Tesisleri’ne 
yolu düşen 
genç taraftarlar 
kapıdaki 
“LEFTER KÜÇÜKANDONYADİS”
 ismini gördüklerinde 
“şu tesise 
daha kısa bir isim verilemez miydi” 
diye düşünmüş olabilirler..

Adı efsaneyle eş anlamlı 
bir devin ismi 
nasıl kısa olsun ki?

Bir Rum balıkçının oğlu olarak doğdu 
Cumhuriyet henüz iki yaşındayken..

Bu ülkenin futbol tarihine 
“tarih” olabilme vasfı kazandıranlardan 
olmasına rağmen 
adının önündeki 
“Rum” patenti yüzünden çekti 
ne çektiyse..

Gün oldu 
en çok milli olan oyuncu 
O olmasın diye 
bir başka isim 
daha fazla oynatıldı milli takımda; 
gıkı çıkmadı..

Yaşamının her zerresini adadığı 
bu topraklarda 
sırf Rum olduğu için 
“vatan haini” diye evi basıldı 
ama 
evinin önünde toplanan FENERBAHÇE taraftarı 
“sana el kaldıranı söyle, bitirelim işini” 
dediyse de  
“işim intikam değil benim” diyerek 
gammazlamadı komşularını..

Adını söylemekte zorlananlara inat 
kariyeri boyunca attığı 
832 golle 
her futbol sohbetinde 
söylenmek zorunda bıraktı 
ismini..

Bugün FENERBAHÇE’liler için 
İstiklal Marşı’ndan hemen sonra gelen 
FENERBAHÇE Marşı’na 
adını yazdırıp 
ölümsüzleşti..

“Ordinaryus” dediler ona 
verebilecekleri daha üst düzeyde 
bir unvan olmadığı için..

Adı, yaptıkları 
kitaplara sığmazken 
“ALEX benden iyi topçu” 
diyecek kadar 
alçakgönüllü oldu 
ALEX, üzerinde onun formasıyla 
elini öperken..

Elini öpmek 
bir tarihe dokunmak demekti 
FENERBAHÇE’liler için.. 
Hastalandığında 
evinin önünde sabahlayanlar da oldu, 
yurdun her yanında 
dua edenler de..


Atina’da rahatsızlanınca 
“Beni ülkeme götürün” ricasını 
emir kabul edip 
ambulans uçak gönderdi 
sevdası uğruna 
özgürlüğünden olan adam..

Kuşdili Parkı'nda dikilen heykeli bile 
martılara şefkatle açtı kollarını..

Bugün doğumgünü
adının ölümsüz olduğu 
FENERBAHÇE stadının çimlerinden 
sonsuzluğa uğurlanan 
futbol kahramanının.. 


Sadece FENERBAHÇE’liler değil 
penaltı atan her futbolcu 
bir dua göndermeli ruhuna.. 
Çünkü bugün adı Süper Lig olan ligin 
ilk penaltı atan futbolcusu O!

Yabancı ülkelere transfer olan 
her Türk oyuncu 
saygıyla anmalı ismini.. 
Çünkü kulübüne 
bonservis ücreti kazandırarak 
yurt dışına transfer olan 
ilk futbolcu da O!

Onun adı 
efsaneyle eş anlamlı! 
FENERBAHÇE’yi 
FENERBAHÇE yapan 
değerlerden biri O!

Huzur içinde yat LEFTER! 
Yazdığımız defterlerde 
adın 
hep baş sayfada!