26 Temmuz 2016 Salı

BİZİ SİZ DELİRTTİNİZ!
Hiç darılmaca,
gücenmece yok!
Boşa ağlanıp, sızlanmayın lan!
Bizi bu hale
siz getirdiniz!

Sigara paketi üstüne
kadrolar yapıp,
en fazla 3-5-2’ye
bilemedin 4-2-3-1’e
kafa yoran adamlardık..
Kanunun kaçıncı maddesinin
bilmem kaçıncı fıkrasını
siz ezberlettiniz ulan!

Cine5 şifresinin
ayna yansıtılarak
çözüleceğine inanırdık
oğlum biz!
Siz zorladınız
binlerce sayfa tape çözümlemesi yapıp,
şifrelerinizi kırmaya..

Takım elbisesine,
akşam yemeğine,
bi büyük rakısına
iddiaya girerdik topu topu..
İddianame mevzuatının
kitabını yazarız ulan artık
sayenizde..

“Hakemi de yeneceksin abi
icabında” derdik!
Taç verirken bile
kaşı gözü oynayan
düdükleriniz yüzünden
futbol talimatnamesi uzmanı olduk
çok şükür…

Gözümüz yanmasın diye
soğan doğramamak için
bin takla atan insanlardık.. 
Cayır cayır biber gazınının
üstüne üstüne
yürüdük lan!

“Aman oğlum/kızım
sakın ha olaylara karışma” diye
tembihlenip büyütülmüş
çocuklarız biz.
Bu ülkenin en işlek caddesinde
yüz binler olup
soyunuza, sopunuza, sülalenize
dümdüz gittik be!

Kazanınca
dünyalar bizim olmuş gibi sevinir,
kaybedince kahredip yıkılırdık..
Kenetlenip
YIKILMAYAN SON KALE olduk birader
karşınızda!

LACİVERT’e çalan gökyüzünde güneşi,
mavi gözlü birinin SARI saçlarını görmek bile
yeterdi mutlu olmamıza..
Renkten renge giren
topunuzun
ipliğini pazara çıkarmadan
mutluluk haram artık bize..

Tribünde besteler, marşlar söyleyen,
gol için
bildiği tüm duaları okuyan
adamlardık sadece..
Tillahınızın canına okumaya
yeminliyiz şimdi
topyekun..

Siz kaşındınız!

Öyle kıçı kırık bir iki özürle,
“kandırıldık” ayaklarıyla,
fırıldaklık manevralarıyla
sıyıramazsınız!

Gözyaşımızın,
gözümüzden bile sakındığımız sevdamıza
attığınız çamurun
hesabını sormadan,
yaptıklarınızı
fitil fitil burnunuzdan getirmeden
durmayacağız!

Bizi siz delirttiniz,
ceremesine katlanacaksınız!


NOT:
Yazıya ilham kaynağı olan
ve bir iki cümlesini araklamama izin veren
FUNDA S. PALA @Fspala Hocama
sonsuz teşekkürler..





22 Temmuz 2016 Cuma

HALA ŞİKE HA!
Adına “gölge proje” denilen
sözde şike dosyasını
hazırlayıp raporlayan polis hakkında
yakalama kararı var..

Bu dosya hakkında
savcılığa
soruşturma talimatı verilmesi talebiyle başvuran
polis müdürü
“suç örgütü kurmak”,
“siyasal casusluk”,
“resmi evrakta sahtecilik”,
“kişisel verileri usulsüz kaydetme”,
“bilgisayar verilerini silme”,
ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin görevini yapmasını
kısmen engellemeye teşebbüs” suçlarından
cezaevinde tutuklu..

FENERBAHÇE Başkanı’nın
gözaltına alınma görüntülerini
silahlarla montajlayıp
basına sızdıran
diğer polis müdürü de
meslekten ihraç edildi
ve “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan
15 yılla yargılanıyor.

2010/10 numaralı dosyayı
kabul eden,
soruşturma izni veren,
delillerini derleyen
ve güya “90’dan çakan” savcı
“sahte delil düzenlemek”ten
meslekten atıldı,
aranıyor
ve gizlice yurt dışına kaçtı..

Ha bu arada
“90’dan çaktı” manşetinin mucidi,
davanın delil bavulcusu
sözde gazeteci de
aralarında
“vatana ihanet”
ve sahte belge düzenleme”nin de olduğu
onlarca suçtan hapiste..


“Maç sonuçlarını biliyordum, gülerek izledim”
“Üç ayda unutulur sandık”
“Şampiyon olmasaydınız bu dava olmayacaktı”
diyen savcı hakkında
tutuklama kararı var
ve mütalaayı hazırlayan yardımcısı da
açığa alındı.

Hakkında kesin hüküm verildiği gün
yurt dışından Türkiye’ye gelen
FENERBAHÇE Başkanı’nı
“kaçma şüphesi var” diye
1 yıl hapiste tutan davanın hakimi hakkında
yakalama kararı çıkarıldı
ve şu an kaçak..

Bu şartlarda verilen hükmü
Yargıtay’da onaylayan hakimler de
an itibariyle tutuklu..

Ve bütün bu
somut gerçeklere rağmen
hala “şike” ha!
Pes!



10 Temmuz 2016 Pazar

FENERBAHÇE NEFRETİ
Bu ülkedeki
en yaygın ideolojidir
FENERBAHÇE nefreti..

Birbirlerinin
boğazına çökenler bile
söz konusu
FENERBAHÇE düşmanlığı olunca
kardeş oluverir
bir çırpıda..

Paraleli, yamuğu,
takkecisi, cukkacısı,
uzunu, kısası,
ustası, çırağı..

Şakacısı, mafyası,
hacısı, hocası,
taşlısı, sopalısı,
direklisi, tüfeklisi..

Ateşlisi, çileklisi,
jurnalcisi, yalancısı,
arıcısı, helvacısı,
aylavyucusu, jötemcisi..

Hakemi, hakimi,
yancısı, savcısı,
öz'ü, üveyi,
gelini, güveyi..

Sağcısı, solcusu,
kuzeyi, güneyi,
kitapçısı, kitapsızı,
sofusu, imansızı..

Bademi, bıyıklısı,
kösesi, sakallısı,
müfterisi, müşterisi,
manşetçisi, doksancısı..

Elemanı, baronu,
tilkisi, sansarı,
gargameli, kabzımalı,
andavalı, malı..

Enteli, danteli,
okumuşu, cühelası,
satılığı, kiralığı,
embesili, alığı..

Vekili, asili,
tayyaresi, fırıldağı,
bakanı, bakmayanı,
iteni, tutmayanı..

Kaçağı, göçeği,
zillisi, köçeği,
torosu, bavulcusu,
zurnacısı, davulcusu..

Rok'çusu, popocusu,
öpücüsü, yalayıcısı,
doktoru, hastası,
mazbudu, fahişesi..

Balıklısı, pantolonlusu,
donlusu, donsuzu,
yüzde yüzcüsü, yüzsüzü,
siyah poşetlisi, atletlisi..

Tüpçüsü, topçusu,
orman'ı, odunu,
şikecisi, dopingçisi,
kurulu, federasyonu..

Yeri, makamı,
adı, sanı, görevi
ne olursa olsun
FENERBAHÇE nefretinde birleşip
irinlerini kusan ağır hastalara
iyi bir haberimiz var..

Derdinizin dermanı
SARI LACİVERT renkte bir ilaç!
Ya efendi gibi
draje olarak alırsınız
yahut mecburen
fitil..









2 Temmuz 2016 Cumartesi

BEŞ YILIN MUHASEBESİ
5 yıl önce bugün
sabaha değil
kumpasa uyandım!

Ellerim titredi önce..
Sonra boğazıma oturdu
o dört yıldır
gitmeyen yumru..

Ağladım!
Hüngür hüngür hem de..
İçimi yırta yırta..

Kabullenmedim,
SARI LACİVERT’ti isyan bayrağım!
Sevdama leke sürmek isteyenlerle
savaşacağıma yemin ettim!

FENERBAHÇE RUHU
beni çağırdı,
koştum;
CADDE’ye, YAYLA’ya,
SİLİVRİ’ye, ÇAĞLAYAN’a,
METRİS’e..

Cop yedim,
yerlerde sürüklendim..
Gaza boğuldum,
gözaltına alındım,
hapis yattım be!

Asliyesi, sulhu,
ağır cezası, mahkemesi,
hakimi, hükmü,
savcısı, mütalaası
yaladım yuttum,
hukukçu oldum!

İlk bana “çapulcu” dendi,
TOMA’ya kafayı
ilk ben attım!

Yaralandım,
karalandım,
lime lime paralandım ulan!

Saçım ağardı,
kırıştı yüzüm,
yaşlandım
yaşımı yaşayamadan..

Kalbim tekledi,
hem de kaç defa..
Tansiyon fırladı..
Şeker sapıttı..
“Kanser et bizi FENER” diye
dalga geçerdim,
kanser oldum..

Radyoterapi,
kemoterapi,
fizyoterapi,
psikoterapi..
Bütün hastalıklara çare
FENER’terapi!

İşimden, gücümden,
eşimden oldum..
Terk edildim,
beş parasız kaldım..

Çoluğun çocuğun
yüzünü görmedim
ama
mevsimin hep
güzünü gördüm..

Bu dava için
evimi, arabamı sattım,
banklarda, bahçelerde yattım..
Dilim mecazdan,
yuvam hacizden
kurtulmadı..

Örselendim,
hastalandım..
Öldüm ulan,
daha ötesi mi var?

Boyun eğmedim ama,
biat etmedim,
eyvallah çekmedim namerde;
bir gün bile!

Adım HALE, SELÇUK, LEFTER..
Adım TAMER, CEMİL..
Adım ŞEKİP, İLHAN, AZİZ..
Adım MEHMET, HIZIR, EBRU!
Adım
FENERBAHÇE lan benim!
Yenilmedim işte,
yenilmeyeceğim!



30 Mayıs 2016 Pazartesi

DEĞİL
Söz konusu FENERBAHÇE olunca
hiç bi şey
ne olduğu
ne de göründüğü gibi değil
aslında..

Yok yok, öyle değil..
Kazın ayağı
bildiğin gibi değil..

Penaltı değil,
nizami şarj..
Gol değil, ofsayt bi kere..

Faul değil,
dokundurmaca yahu,
el değil, kaydırmaca…

El kol hareketi değil,
yerel halk dansı..
Küfür değil, türkü, terennüm..

Yumruk değil, makas abisi..
Tokat değil, okşama…

Kumpas değil, tape..
UEFA değil, sopa..

Eyyam değil,
hakem hatası..
Hödük değil, düdük..
Hem de ne düdük,
öttüren öttürene..

Mecbur kılan
korkaklık değil,
asalet..
Esasen ıslanan forma değil,
don, atlet!

Nalga değil, dalga..
Ceza değil, ödül..

Doping değil, aferin..
Yuh artık değil, bravo!

Vurgun değil,
sermaye artırımı..
Kelek değil, çilek..

Kundakçılık değil, üfleme..
Jurnal değil, faks..
Rakı sofrası değil,
yüzde bir..

Saldırı değil, tesadüf..
Mermi değil, yorgun..
Kurşun değil, taş..

E sonuç olarak
tükürük de değil, ayran..
Aslında ayran da değil,
yoğurt..
Yoğurt da değil bak, cacık..
Cacık da değil ha,
hıyar!

İşte FENERBAHÇE’nin
rekabet(!) ettiği sistem bu..
Sistem de değil,
kepazelik!




26 Mayıs 2016 Perşembe

SADECE BİR KUPA DEĞİL!
Bu akşam maçı aldığınızda
tek kazandığınız
bir kupa olmayacak!

Sadece
bir sezon boyunca döktüğünüz
alın terinin ödülü,
yapılan hataların,
karşılaşılan şanssızlıkların
telafisi olmayacak
o kaldıracağınız kupa..

Kazanacağınız
yalnızca kupa primi olmayacak!

Galibiyet sadece
bir nebze olsun huzurlu bir tatil,
biraz da olsa
rahat bir yaz
demek değil..

Atacağınız gol
sadece rakip ağlara girmiş
bir top olmayacak..

90 dakika, 120 dakika olmayacak
siz sahadayken
geçecek zaman!

Tekme yediğinizde
sadece sizin canınız yanmayacak!

Sevindiğiniz an
yalnızca takım arkadaşlarınız,
tercümanınız, doktorunuz,
hocanız, başkanınız olmayacak
size sarılanlar!

Siz belki hiç görmeyecek,
hiç duymayacak,
hiç bilmeyeceksiniz
zaferinizi ilan eden
o son düdük çaldığında
yaşanacak olanları..

İşte siz o an
adınızı
sadece ilk 11’e, 18’e,
skorborda,
gazetelere
hatta tarihe de değil
milyonlarca yüreğin
en derin yerine
yazdıracaksınız
hiç silinmemek üzere!

Bu yalnızca bir maç değil!
Kazanacağınız
sadece bir kupa değil!
Ama siz
FENERBAHÇE’siniz!




16 Mayıs 2016 Pazartesi

İT YAVRUSU BİT YAVRUSU
İçeride, dışarıda,
ligde, Avrupa’da,
futbolda, basketbolda
sürekli
babaları meçhul yavrularla
uğraşıp durdu FENERBAHÇE
her zamanki gibi..

Bizzat
kendilerini aslan sanan
mırnavlar tarafından
yenirken sıçana benzetilen
kedi yavrularıyla..

Yumurtlandıkları sisteme
anka kuşu gibi gözüken,
gözüktürülen
karga yavrularıyla..

Kendilerini
bataklıklarında
dev aynasında görüp
sinek tarafından kapılan
manda yavrularıyla..

Siyasetin
burunlarına halka takıp
şıngır mıngır oynattığı
ayı yavrularıyla..

Ekranlarda
ağızları dursa
af buyurun mabadlarıyla
salya saçarak konuşacak
bit yavrularıyla..

Yalancıktan tapelerle dayılanıp,
sahte delillerle horozlanıp
az bi sıkıştırılınca
topuklayıp dağılan
çil yavrularıyla..

SARI LACİVERT’i gördükleri her yerde
kayışlarını koparıp saldıran
aç sırtlan yavrularıyla..

Ne kadar cilalanırlarsa cilalansınlar
asla bir kuğu olamayacak
gudubet,
çirkin ördek yavrularıyla..

Sahiplerinin
ağızlarına soktuğu düdükleri öttüren
it yavrularıyla..

Sahaya direk söküp atan,
iftira atan,
kurşun atan
ama hep kollanan
hamsi yavrularıyla..

Öküze öykünüp
şiştikçe şişen
tüp kafalı kurbağa yavrularıyla..

Kovadan hallice
karakter fukarası
zengin yavrularıyla..

Kendi sevincini yaşayacak yerde
rakibe küfretmeyi
bi halt sanan
tosun yavrularıyla..

Testten korkan, kaçan,
ağlayan
dopingli at yavrularıyla..

Nefretlerinin kölesi olmuş
umumhane erbabı yavrularıyla..

Dünyanın en güzel takımını baltalayan
onun bunun javor’ularıyla..

Ne javor’u biter
ne yavrusu!
İş FENERBAHÇE olabilmekte..
Başı dik,
alnı açık durabilmekte..

İnadına,
her defasında
ayağa kalkıp
yavrularının da
avanelerinin de
defterlerini dürebilmekte..