29 Eylül 2016 Perşembe

ÖLÇÜ DEĞİL
Sizin mezuranız bozuk oğlum,
kalibrasyonunuz kaymış..

5 gol ölçü değil,
rakip çok kötü..
Oyun ölçü değil
zemin berbat..

Ona bakarsan,
hiç bi şey ölçü tutmaz,
o-hooo..

Koşulan mesafe
kilometre hesabı ama
ölçü değil
sizin kafaya göre..
Atılan şut, isabet oranı falan
hepsi tırışka..

Üflemeyle sönmeyen ateşi
referans bildiğinizden,
sahada yakılan ateş de
ölçü değil nazarınızda..

EMENİKE’nin ki de,
SOW’un ki de,
LENS’in ki de ölçü değil elbet,
ALLAH muhafaza..

Ligimiz hadi dandirik de
Avrupa’nın en formda takımları da
ölçü değil..

Yarın Manchester’i yense bu takım,
haritadaki ölçüsü unutulur,
köy olur misal..

Üç gramlık beyniniz
FENERBAHÇE’nin adının bile
kaç okka çektiğini
anlamaz haliyle..

“Küstüler, gelmezler,
sırt çevirirler”
dediğiniz taraftarın
sevdasını ölçebilecek
bir ölçü birimi yok henüz..

Sizin salaklığınız da
bizim için ölçü değil mesela,
bir zeka pırıltısı olsa
o ölçü olacak da,
yok işte!

Bak gerizekalıya anlatır gibi anlatayım..
Bizim için ölçü, yürek..
Tekmeye uzatılan kafa..
Hırs, alınteri..

Asla vazgeçmemek..
Direnmek inadına..

İstemek, daha çok istemek,
savaşmak..

Bizim ölçümüz armamızda gizli..
ÇUBUKLU’nun ruhunda..

O ruhu
takım ve tribünler
paylaşmaya başlarsa
işte o zaman alacaksınız
boyunuzun ölçüsünü..





24 Eylül 2016 Cumartesi

DAHA ÇOK BEKLERSİNİZ! 
FENERBAHÇE'liyi
tanımamışsınız.. 
Hele FENERBAHÇE'li olmayı
hiç anlamamışsınız..

Annelerine
SARI kazaklarının arkasına 
eski LACİVERT gömlek parçalarından
10 numara diktiren
çocuklarız biz..
O formayı çıkarmamızı
daha çok beklersiniz..

Takımına sırtını
sadece penaltı atılırken
uğur olsun diye dönenlerdeniz..
Sevdamıza sırt çevirmemizi
daha çok beklersiniz..

3-0 gerideyken 
"bizler inandık siz de inanın"
diye bağırdık ulan biz..
Umudumuzu kesmemizi
daha çok beklersiniz..

Yasalar, sistem, 
yargı, polis 
karşımızdayken
yılmadan direnmişiz..
Vazgeçmemizi
daha çok beklersiniz..

Şekere, tansiyona, 
kalbe, kansere
bana mısın demeyen
bi tıynetimiz var..
Ölmemizi
daha çok beklersiniz..

"Ya FENERBAHÇE ya ben"
diyen sevgiliye 
eyvallahımız olmamış..
Sevmeyi bırakmamızı
daha çok beklersiniz..

Okuldan, işten, 
karıdan, kocadan,
lan nikahtan kaçıp
maça gelmişliğimiz var..
Tribünden kaçmamızı
daha çok beklersiniz..

Totem cigarasını
meşaleyle yakmış
adamlarız biz..
Gemileri yakmamızı
daha çok beklersiniz..

Sevdamızın abdestini 
gözyaşlarımızla almışız
bi kere..
Gavura kızıp
oruç bozmamızı
daha çok beklersiniz..

"Bize bu yoldan
geri dönüş yok"
diye bi tezahüratımız
var lan bizim..
Yolumuzdan dönmemizi
daha çok beklersiniz..

Kızarız, üzülürüz, 
söveriz az biraz,
darılırız belki..
Ama küsmemizi
daha çok beklersiniz..

Maç kaybederiz..
Kahrolup kendimizi kaybederiz..
Uğruna işimizi, paramızı, 
varımızı yoğumuzu, 
eşimizi hatta canımızı
kaybederiz..
Ama onurumuzu kaybetmemizi
daha çok beklersiniz..

Öteki tarafa bile
dört kollunun üzerindeki
SARI LACİVERT bayrakla
gidiyoruz lan biz..
ÇUBUKLU'yu bırakıp gitmemizi
daha çok beklersiniz..

FENERBAHÇE'liyi
hala tanımamışsınız siz..
Adımızdan bile 
önce gelir aşkımız..
Aşkımızın bitmesini 
bekliyorsanız
daha çok beklersiniz..








7 Eylül 2016 Çarşamba

BATAR!
Ee, FENERBAHÇE bu abisi..
Oldu olası
birilerinin bi taraflarına
batar!

Topçusu batar,
taktiği batar,
o da olmazsa
sponsoru batar!

Hadi golünü, penaltısını anladık da
şutu, korneri, tacı bile batar!

Çok atsa batar,
az yese batar!

İkisi batar,
üçü, dördü, beşi batar..
Hele 6’sı,
işte o çok fena batar!

Sakınan göze batar,
sakınmayan g*te batar..

Takkeciye batar,
cukkacıya batar..
gülen’e de batar,
ağlayıp zırlayana da!.

Son kale oluşu batar,
dik duruşu batar..

Bazen besteyle
bazen desteyle batar..

Kimine ince ince batar,
kimine kalın!
Bazısına tapeyle batar,
bazısına sopayla..

Gün olur doksandan batar,
günü gelir beşlikten..

SARI’sı ayrı batar,
LACİVERT’i ayrı..
FENER’i okkalı batar,
BAHÇE’si ta köküne..

Şampiyonluğu batar,
kupası batar,
adı konamayan büyüklüğü
bir başka batar!

Birinin pençesine,
öbürünün gagasına,
ötekinin kuyruğuna batar!

Hep tektir,
17’sine birden batar!

Sahada 11 kişi koşması da batar,
CADDE’de 500 bin olup
yürümesi de..

Deveye diken olur batar,
kumpas davaya hukuken..

Çok bilip susana da batar,
bi halttan haberi olmadan
konuşana da..

Kimine paralel batar,
kimine de diklemesine..
Kiminin dayısına batar,
kiminin ayısına..

Öyle bir batar ki,
saplanır çıkmaz,
acıtır,
kanırta kanırta..

Hasılı kelam
Her bi şeyi
çok fena batar.
Çünkü onun bunun önüne yatan
dikilmeye doymayan yastıkların
iğnesidir FENERBAHÇE!




31 Ağustos 2016 Çarşamba

ONDAN SONRACIMA…
O-hoooo..
O iş bildiğiniz gibi değil valla..
Yani bildiğiniz ne bilmiyoruz ama
öyle değil işte!

Bi kerem
en çok bi mağdur
biziz yeminle..
Himmet dua çarpsın ki bak!

En çok
bize zararı dokundu
bu işin..
Yoksa var ya
dünya, ne dünyası
galaksi şampiyonu bile
olurduk biz..

N’olmuş yani
3, 5, 8, 10, 15 topçumuz onlardansa?.
Ateş üflemişsek,
rakı masasında yalan üfürdüysek
biz de mi
onlardan oluyoruz şimdi?

Biz onlardan falan değiliz ki..
Kimlerdeniz
valla onu biz bile bilmiyoruz..
Rüzgar ne taraftan eserse yani..
Bizim mevzumuz bu..

Ondan sonracımaaa…??
Eeeeee..
Ondan sonracıma derken
efendime söyliyim
demek istiyoruz..
Yani efendilerimiz var da bizim,
önce onlara söylemeden olmuyo
biliyo musun?

Bak, "10'dan sonra" diye alevlendirip
algı yaratması da
bizim işimiz..

Eğilmeyi, bükülmeyi falan
bilmeyiz biz ha..
Ekseriyetle yatıyoruz çünkü..
O daha çok işimize geliyor..

Hibritimizden
esas duruşumuzdan
taviz vermeyiz icabında..
Eskileri alıp, yıldız sanıp,
hava basmaya bayılırız misal..

Ha bi de yüksekten uçarız ya biz,
aynı tayyare gibi,
ama düşmeye yakın
tutuşuyoruz da haliyle
az biraz..

Tatlısını yiyoruz,
helvası da fırında diye
koftiden delikanlılık yaparız da
sıkışınca af buyrun
eşeğin hacetini yemesini de
biliriz
tıynetimiz gereği..

Dayı diye gaz verdikleri için
dayılanırız ama
esasında ruhumuz
yenge olmaya
daha müsait sanki..

Kandırılmış olabiliriz,
yandırılmış da olabiliriz..
Hatta bindirilmiş bile olabiliriz..
Her bi şey olabiliriz,
bize hiç dokunmaz!

Biz kim miyiz?
Burdayız işte,
gözünüzün önünde..
Çat ordayız,
çat yalaklandığımız kapının ardında..

Teşhisimiz kolay
tevkifimiz zor…
Çünkü her kalıba girer,
her kalıptan çıkarız..
Hiç bi şeycik olmaz bize..

Olmaz di mi lan?
Ama ya olursa?



NOT :
Yazı muhataplarının
kültür düzeyine göre yazılmıştır.
Gördüğünüz kelime bozuklukları
imla hatası değildir.






29 Ağustos 2016 Pazartesi

KAÇ NUMARA
Sana sahada, masada,
perde arkasında
binbir numara çevrilirken
kaç numara transfer edilmeli diye
kafanı yormayacaksın!

İlla bir numara kazanmak istiyorsan
önce 12 numarayla barışacaksın..

Savaşacaksın!
İşin yönetmek de olsa,
futbol oynamak da olsa,
sevdaya tutulmuş kalp de olsan..
Seni yok etmek,
yenmek isteyenle
var gücünle savaşacaksın!

Ha bak,
adını baştan koyalım.
“Hakemi de yeneceksin” klişesi
tam bir safsatadır!
Yenemezsin.
Onları kurulu oyuncaklara çeviren
kokuşmuş sistemi
yeneceksin!

Gerekiyorsa
kendini de, inadını da,
olmazlarını da yeneceksin
önyargısız..

“Ben FENERBAHÇE’yim” diyorsan
farkında olacaksın bunun..
Hep beraber ama..
Sen ben ayrımı yapmadan..
Omuz omuza..
Gücünü hatırlayıp
o gücü arkana alacaksın!

SARI LACİVERT duvarsan
-ki öylesin-
önüne kendi ellerinle ördüğün
duvarı yıkacaksın
ilk önce..

Hatalarından
ders alacaksın!
Seni bitirmek isteyenin
dersini vereceksin!

Susmayacaksın!
Susanları öttüreceksin!

Sadece kınamayacaksın!
Oturamaz hale getireceksin
kına yaktıkları yerlerinin
üzerine..

Yoluna taş koyanların
üstüne üstüne yürüyeceksin!
Ama ÇUBUKLU giyenleri
asla yalnız yürütmeyeceksin!

Kalene gol atanın sahada,
KALE’ne göz dikenin de
her yerde
hakkından geleceksin!

Sana en ufak laf söyleyenin
imla kılavuzunu
vereceksin eline!

Sırtını dönmeyeceksin!
Sırt vereceksin!

Bilet, kombine, forma alan,
almayan diye
ayrıştırmayacaksın!
Kaynaştıracaksın!
Sımsıkı!
Çelik gibi!
Taş gibi!

İstifa mı?
Ne istifası?
“Üstün muvaffakiyetler”
emredilmiş kulübün
bir ferdisin sen!

İstifaya değil
mücadeleye çağıran ruha
kulak vereceksin!
FENERBAHÇE’ye inanan,
sevdalanan herkesi
arkasında toplayacak
bir mücadeleye!
Sessiz değil,
aleni,
agresif!

Geriye kaçmak yok!
Dikine oynayacaksın!
Sadece futbolda değil,
her alanda!
Genlerinde var bu,
karakterinin bir parçası!
Aklından çıkarma,
FENERBAHÇE’sin sen..







24 Ağustos 2016 Çarşamba

TOKATLARIM!
Bak yavrum,
benim adım FENERBAHÇE!
Sen beni gördün, tanıdın..

Nasıl bir anda
500 bin kişi olurum,
nasıl
gözünün bebeğine bebeğine yürürüm
biliyorsun!

3 ayda unutulur sanıyordun,
5 yıldır basıyorum gırtlağına!

Sözüm ona
90’dan çakıyordun,
sana çaka çaka
ben yoruldum ulan!

Hani rakı masalarında
satıyordun ya palavralarını,
hah işte o rakıların şişeleri
monteye hazır canım!

O kele de söyleyin,
onun da tipini….
Neyse!

Kaçacak diye iftira attınız ama
hepiniz topukladınız,
bir ben kaldım dimdik!

Kelle alacaktın güya,
kale ördüm lan önüne tuğla tuğla!

Bak artık şakam yok diyorum,
gülerek izletmeyeceğim
hiç bir şeyi!

Bana en ufak laf söyleyenin
dedim ya,
mizah mı sandın sen onu?

Hesap ödeme vakti geldi..
Darılmaca gücenmece yok..
Önce şu 45’liği
bi uçlanın bakıyım!
Ha, bu daha çerez parası,
200, 300, 400…
Donunuzu alacağım la donunuzu!
Sahaya don atan dangalak!
Sen korkma,
N’apıyım lan
senin kirli çamaşırlarını!

Kupa mı istiyorsun sen?
İnce ince mi, kalın mı?
Yerle gök bir olsa da
alamazsın be koçum!
O kupa 25 milyonun!
Yiyorsa gel dene..
Yemiyorsa bi sus artık!

Heykel dikecektiniz,
n’oldu o iş?
Mallarınız kaçmış diyorlar..
Ben diktireceğim
size o heykeli..
Yalnız beton sıkıntısı yaşarsınız
demedi demeyin!
Billurlar o biçim..

Vicdanı rahat olmayanlar,
vetocular,
az bi yaklaşın hele!
Şimdi ne diyeceğiz size,
ahmak mı diyelim,
ne diyelim?

Duacılar, himmetçiler,
ne ayaksınız lan!
Kemik yağdırsam
geçirirsiniz dimi zimmetlerinize?
Siz başlayın bi sübhanekeye,
ben arkadan
fatihanızı yetiştireceğim!

Siz takkelinin hacetine
sıva olurken
ben SARI LACİVERT duvar oldum lan
topunuza!

Hala mı anlamadınız lan!?
Benim adım FENERBAHÇE!
Biat etmem, boyun eğmem
huyum kurusun!
Ya tıpış tıpış
makas aldırırsınız,
ya da hepinizi tokatlarım!



22 Ağustos 2016 Pazartesi

İLK ELİN GÜNAHI
Kartlar dağıtılmış,
tezgah çoktan kurulmuşsa,
“elim iyi mi” diye
bakmayacaksın!

Maça soğan doğrayan papazların
“ince ince” karo döşeyerek
sinek ikililere
kupa hayali kurdurdukları
bir oyun bu…

Kaptı kaçtı yapanın
voliyi vurduğu,
ihalenin
daima
kurallara uyana kaldığı
kirletilmiş bir düzen bu..

Desteler zaten hileli,
kozlar hep zulada…
Daha da olmadı
joker cepte hazır..

Kaç tur geçerse geçsin
eşler mutlaka çamura yatar..

Sen teksindir
her zaman,
onlar ikili, üçlü, dörtlü,
pisyedili,
onyedili..

Değil yirmi bir,
ellibir, altmışaltı,
yüzbir açsa
gözü doymaz bazılarının..

Bataktan burnunu çıkaramayanlar
kollana kollana
sadrazam kesilirler
karşına..

Yancı oldukları masaya
habire bezik atmaya başlar
gaza gelen
doğuştan ezikler..

Senin gözün açık olacak,
elini sağlam tutacaksın..
Poker oynarım deyip
konkene
kaçmayacaksın..
As’larını harcayıp
haybeye
blöf yapmayacaksın!

Rakiplere sokulacak fitil
muhakkak
ama dost kazığı da
müstesna..

Bacağı kırdırtmak,
kızı kaptırmak yok!

Dün “king” dediğin
öbür gün yanık kokmayacak!

Valen ayrı can yakacak,
volen ayrı..

Eline güvenip
kartların açık oynayacaksın
gerektiğinde!

Sana yan bakanların
gözüne gözüne
piştiyi çakacaksın!

Tamam,
ilk elin günahı olmaz..
Günah
o elde değil ki zaten..

Asıl günah,
oyununu bozan
o günahkar elleri
kırmaman da..