25 Aralık 2023 Pazartesi

GALATASARAYI MUTLU ETMEK İÇİN NE YAPMALI?

Hakemlerin,
VAR’ın
ve 26 kameranın göremediğini paylaşarak,
onların yerine utanan Galatasaray
çok haklı!

Acilen
“Türk futbolunun gö(z)bebeği”
Galatasaray’ı
mutlu etmek için
hayata geçirilmesi gereken uygulamalar,
alınması gereken önlemler var.

Kamera sayısı
26’dan 126’ya çıkarılarak
tüm kameraların kontrolü
Galatasaray’a devredilmeli..

VAR ve AVAR odaları
hemen Florya’ya taşınmalı..

Tüm direğe çarpmalarda
lehlerine penaltı verilmeli..

Kale direkleri de
kırmızı kart görebilmeli..

Her maçta
rakipten en az bir oyuncuyu atmayan,
lehlerine en az bir penaltı vermeyen
hakemlere
derhal düdük astırılmalı,
hatta hakemler astırılmalı..

Kendini yere atmalara Oscar,
yerde yatmalara 3 puan verilmeli..

Rakip futbolcuların
tüm el hareketleri
“yumruk” olarak değerlendirilip
anında cezalandırılmalı..

Kendi alacakları
tüm 0-0 beraberliklere
bonus olarak
en az 6 puan yazılmalı..

Teknik direktörün çocuğu,
baldızı, eniştesi,
bacanağı, dünürü
soyunma odasına girebilmeli..

Vicdani ofsayt,
ofsaytımsı,
hislerime göre penaltı tabirleri
derhal futbol kural kitabına
eklenmeli..

VAR görüntülerinde
kıç büyütme, memeye silikon,
gerdan gerdirme falan
sadece Galatasaray lehine
serberst bırakılmalı..

Galatasaray kongre üyesi olan
federasyon başkanı istifa ettirilip
yerine Galatasaray başkanı
hem kulüp hem de federasyon başkanı olarak
görevlendirilmeli..

MHK başkanlığına da
Galatasaraylı
bir yönetici getirilmeli..

Bütün önemli maçlardan önce
rakibin en önde gelen oyuncuları
kırmızı kart görmeli,
en az 3 maç ceza verilmeli..

Başka bir maçta atılan
yumruk, dirsek, pandik nedeniyle
lig “süresiz ertelenip”
fikstür mutlaka
Galatasaray lehine kaydırılmalı.

Bütün bu önlemlere rağmen
Galatasaray’ın puan kaybettiği maçlar
hükmen Galatasaray galibiyeti ile
tescillenmeli..

Aslında yazının başlığı
GALATASARAYI TATMİN ETMEK İÇİN NE YAPMALI?”
olmalıydı ama
yıllardır bir türlü
tatmin olamıyor
bu camia
lehine yapılan her şeye rağmen..

Galatasaray’ı ne yapsa tatmin edemeyen
Türk futbolu
kendinden utanmalı..

Başkasının yerine bile utanabilen,
adaletin yılmaz savunucusu,
helal alın terinin temsilcisi bu kulüp
altın madalyayla
ödüllendirilmeli..




21 Aralık 2023 Perşembe

SİRK

Süper var ya hani
adının önünde ligin..
Hiç de süper falan değil..
Lig de değil aslında..
Rezil’lig, kepaze’lig..

Bir hafta önce
sahada hakemin yumruklandığı,
“süresiz erteleme” ayağıyla
fikstürün birilerinin çıkarına kaydırıldığı,
iki gün önce
hakem kararı yüzünden
bir takımın sahadan çekildiği,
hakemin ilk fırsatta
kart göstereceğini bildiği için
kart sınırındaki as oyuncusunu
ilk 11’de oynatamadığı bir ligde
şampiyon olmaya çalışıyor
FENERBAHÇE..

Derbiden önce
rakibinin zor bir deplasmana gidip
kendisinin evinde oynaması gerekirken,
rakibi evinde oynatılıp,
kendisi zor bir deplasmana
gönderilirken
hem de..

Hem de UEFA’nın dil ve kural sınavından geçememiş,
bu sezon tüm kırmızı kartlarını
FENERBAHÇE’li oyunculara göstermiş,
görevlenlendirildiği(!) 11 maçta
FENERBAHÇE’ye
tam 6 kırmızı kart çıkarmış
bir hakeme karşı.

Yine görevini(!) yapıp,
olmadık bir pozisyonda
Galatasaray’da
çaycısından hocasına,
taraftarından başkanına kadar
herkesin “inşallah bizim maçta oynamaz” diye
“himmet ve dua” ettiği
tek oyuncuyu
küfrettiği gerekçesiyle
kırmızıyla oyundan attı
keyifle..

Peki daha dün
yumruk yedikten sonra
nerdeyse “pamuk prenses” gibi
lanse edilen hakemin
yalan söylediği
görüntülerle ortaya çıkmışken,
başka bir hakemin
“küfrettiği için attım” demesine
nasıl inanacağız?

Ortada bir saldırı yokken
maç sonrası
hakeminin etrafına
çevik kuvveti yığan federasyona
neden güveneceğiz?

Daha önce “Lan” demeyen Caner,
tükürmeyen Meireles
üzerlerinde FENERBAHÇE forması olduğu için
atılıp 5-10 maç cezalandırılmışken,
Fred’in hakeme sövdüğüne
nasıl kanaat getireceğiz?

Futbolun değil
sadece kaosun konuşulmasını amaçlayan,
herkesi birbirine düşüren,
“istenmeyen olaylar” olsun isteyen
bir sisteme mi
biat edeceğiz?

Maçların içine edenler
pirüpak..
Ligin ırzına geçenler
sütten çıkma AK kaşık..

Tiyatro falan diyorlar da
düpedüz sirk bu!
Güdümlü palyaçoların yönettiği,
bok temizleyicilerinin jonglörlük yaptığı
berbat bir sirk..

Ve sirk’tiri çekmenin zamanı
geldi de geçiyor bile!



15 Aralık 2023 Cuma

TORNAVİDA

Menteşeleri gevşeyeli
çok oluyor da
bu ülkede futbolun
artık ne kadar vida varsa
hepsi de yalama yapmış..

Ha delikleri de öyle geniş ki
bırak vida tutmayı
kapı sığar içine..
Meşrebi o biçim..

“Nerenin takımı bu” denebilir mesela
FENERBAHÇE’nin Avrupa’daki rakibine..
Daha önce
haritaya bakmadan
nerenin takımı olduğunu
söyleyemedikleri kulübe
elenmemişler gibi..

Ha çok bilinen, meşhur bir takımsa da
ve FENERBAHÇE kazanmışsa
“tarihin en kötü bilmem kimi”
manşeti atılır hemen..

10’u isabetli 21 şut çekmesi,
rakip ceza sahasında
56 kez topla buluşması,
4.21 gol beklentisiyle maçı bitirmesi
istatistik değil şanstır
FENERBAHÇE’nin..

Avrupa’da
üst üste iki sezon
gruplarını lider tamamlaması da
tamamen tesadüf..

Oyuncularının
piyasa değerinin yüksekliği
hep yazılır
ama ne kadar başarılı olduklarından
bahsedilmez..

Transfer edildiklerinde
yaşları yüzünden
“emeklispor” geyiği yapılan
iki futbolcunun
şu ana kadar
tam 42 gol katkısı yaptığı
göze gelmez..

En büyük 5 Avrupa Ligi de dahil
rakiplerine
en az şut fırsatı veren
takım olduğunu
kimse söylemez..

Ülke puanına
en yüksek katkı veren kulüp olması
konuşulmaz.

Konuşulmayı bırakın,
federasyon tarafından
tebrik edilirken bile
dile getirilmez.

Ama aynı federasyon tarafından
neredeyse hakem döven kulübe verilen kadar
para cezası verilir
bir haftada..

Bir kulüp başkanı
hakemi yumruklar,
“süresiz erteleme” masalıyla
rakibine avantaj sağlayan
bir fikstür ayarlaması
yapılır..

Otobüsü kurşunlandığında bile
“sahaya çıkmazsa
sonucuna katlanacağı” tehdidi yapılan kulübün
kendisiyle hiç ilgisi olmayan
bir kaosta bile
cezalandırılmasına
kimsecikler ses etmez..

Evet,
fena halde gevşek
menteşeleri bu ülkede futbolun..
Evet,
tüm vidalar yalama..
Ama her vidanın
tornavidası da
vardır mutlaka..
Gerekirse sıka sıka,
gerekirse kanırta kanırta..




9 Aralık 2023 Cumartesi

ORASI BEŞİKTAŞ

Olsa da ne yazar?

Hakkaten, ne yazar?
Tabelada 3 yazar mesela..
Ha 7, 8, 9 da yazardı da
verilmiş sadakaları mı varmış,
Eyüp Sultan’da kurban mı kestiler,
orası artık muamma..

Tam 42 kez
ceza sahasında topla buluşmuş
FENERBAHÇE..
Tam 42 kez..
Beşiktaş’ın tam “orası”nda..

21 şut çekmiş lan..
21 diyorum bak..  
Ceza sahasından, dışından,
sağdan, soldan,
onsekizden bile..
Tam 21 tane..
Tam Beşiktaş’ın “orası”na..

FENERBAHÇE’nin gol beklentisi 3.96..
Attığı 3..
Beklentisi bile
attığından fazla ulan..

Penaltı atmasalar
FENERBAHÇE kalesinde kimin oynadığını
öğrenemeyecek olanlar
bu akşam sadece 3 gol yedikleri için
şükür namazı kılmalılar..

Her FENERBAHÇE maçını
kırılma maçı ilan edip kırılan
dünya “bizim için dönüm maçı” rekortmeni
bir kez daha dönemedi..

Beşiktaşlı topçunun bile  
maç sonunda
“kaliteyi durduramadık”
“poziyonları değerlendiremediler” dediği
bir karşılaşmaya
“derbi” başlığı atmak
ne kadar doğru olur tartışılır..

Gözünün önündeki
çatır çatır penaltıyı bile
ancak VAR’a gidip verebilen,
hangi pozisyonda sarı,
hangisinde kırmızı çıkartması gerektiğini bile
bilmeyen
bir düdüklüye rağmen
yine de öttürdü FENERBAHÇE
borusunu..

Kendisini iten topçuya bile
gıkını çıkaramayan
hakem gördü sonuçta bu lig
bir akşam önce..
Penaltıyı, golü, ofsaytı bıraktık.
Kendi onurları için bile
düdük çalamıyorlar.

3 gol yemesine rağmen
“kalesinde devleşti”
Beşiktaş kalecisi..
Çocukluğundan beri
sevdalı olduğu,
altyapısından yetiştiği
ve yıllarca formasını giydiği
takıma karşı.

SARI LACİVERT’in mayasında
rakibe üçlü çektiren,
gelen toptan ayağını çeken,
boş kaleye değil auta vuran
karaktersizlik yok çünkü..

Direkten dönen topa,
kaçan penaltıya,
“ulan bu da girmez mi ya” tadında
onca pozisyona rağmen,
güle oynaya,
yaydıra yaydıra
3 golle bitirdi FENERBAHÇE
“orası”nı..

“Orası” senin burası benim
dolaştı sahada rahat rahat
piknik yapar gibi..

“Burası” dedikleri yerin
“orası”na burasına yazdı yazacağını
imza atarak..

“Orası” evet..
Oh evet, tam “orası”..



4 Aralık 2023 Pazartesi

FENERBAHÇE KAZANINCA

Eveleyip gevelemeye
hiç gerek yok..
FENERBAHÇE’ye göre şekillenir
bu ülkenin
yanardöner fırıldak futbolu..

FENERBAHÇE kazanınca
yas olur
geri kalanında ülkenin..
Kaybederse
zil zurna, düğün dernek..

FENERBAHÇE kazanınca
hakemler berbat, satılmış..
Kaybederse
süper, fıstık gibi, oh mis..

Yenildiğinde
Türk futbolunun
marka değeri yükselir..
Yendiğinde
arka değeri folloş..

Kaybedince
her yer aydınlanır ışıl ışıl…
Kazanırsa
maç nerde oynanmışsa
orada kara gece..

Kazandığında
rakibin topçusu, hocası,
sözcüsü, başkanı
mobese kameralarına bile
isyan eder, ağlar..
Kaybedince
ağızlar kulaklarında herkesin,
ortalık dans pisti..

Kaybederse
yayıncı stüdyolarında
dansöz oynar..
Kazanınca cenaze kalkar..

Kazanmışsa iyi oynamamıştır.
Rakip kötüdür.
Hakem taraflıdır..
Kaybetmişse
yine iyi oynamamıştır..
Hakemler de insandır.

Attığı golün
VAR incelemesi
10 dakika sürer..
Aleyhine penaltı incelemesi
5 saniye..

Kazandığında “ligi bitirmeyiz”.
Kaybettiğinde “hakemi yedirmeyiz”

Kazandığında
kirli hesaplar yapanlar
kaybeder..
Kaybettiğinde
tüm pislikler temizlenir,
kasa kazanır.

Kazanınca sadece 3 puan olur.
Kaybedince lig biter.

Kazanınca
4 te atsa 5 de atsa
1 yerine geçer..
Kaybettiği her maç hezimettir.

Kimse kazanmasını istemez
ama herkes
sistemde kalmasını ister..

O yüzden her kazandığı zaferdir.
Emektir. Alın teridir..
FENERBAHÇE demek,
savaş demek desek
yeridir!




27 Kasım 2023 Pazartesi

DNA

Genetik kodlamasında eksik olanların
sesinin fazla çıktığı
kromozal bozukluk çöplüğü
bu ülkede futbol..

Gol olması için
normalde
topun çizgiyi geçmesi gerekirken,
hileyle, adaletsizlikle atılan
bir gol için bile
her türlü çizgi geçilir
birilerince.

Çizgi senin işine nasıl geliyorsa
öyle çekilir.
Gelmiyorsa
rakibin poposu bile büyütülür
icabında..

Sen elle oynayınca
penaltı verilmemelidir.
Rakibinin maçında
top ele çarparsa
o el kesilmelidir.

Tribünde
gencecik bir canın
yitip gittiği gün
taç konuşulur ama
kaybedilen bir maç sonrası
“böyle bir günde
futbol mu konuşalım” denir
mesela?

Rakibin otobüsünün kurşunlandığı hafta
otobüs direksiyonunda
poz verilir,
kurşun delikli tişörtler basılır.

Pembe giyen,
mor giyen, eflatun giyen düdüklerle
galip gelirsin.
Rakibin hakkıyla da kazansa
mutlaka “Falanca yerde kara gece”dir o!

Bacak kırarsın,
değil kırmızı,
sarı bile çıkmaz..
Rakibinde
taç atarken bile
kırmızı gören olur.

Sen 2 metre ofsayttan gol atsan
nizami olur,
sana atılan nizami gol “ofsaytımsı”..

Sahada, dışında
kuralsızlığın kitabını yazarsın..
İşine gelmeyen
bir pozisyon olduğunda
kural kitabını yeniden yazarsın..

Rakibini ite kaka,
döve döve gol atarsın, faul falan çalmaz..
Rakibinin nerdeyse her golünün
20 pozisyon öncesine dönülür VAR’da
faul falan var mı diye..

Sana gol lazımsa
maç gerekirse 14, 15 dakika uzar..
Rakibin gole giderken
hakem düdük çalıp
maçı bitirir.

“Elimizde belgeler var,
bu ligi bitirmeyiz” dersin
bitirimliğe soyunup.
Lig senin lehine bitince
belge melge kalmaz..
Vergiyi falan
hep fon’diplersin cezası olmaz.
O fon şu fon bu fon skandalına karışır adın,
haber olmaz..

Zarta zorta
basın açıklaması yaparsın.
Himmetle duayla kazanılan(!) kupaların
açıklamasını yapamazsın.

Ne konuşursan konuş,
ne açıklarsan açıkla
ezberlediğin tüm tekerlemeler
teker teker boğazına takılacak..

Boş yere zırvalayıp durma
ruhuna fatiha okuttuğun
adalet uğruna
palavradan..
Senin DNA’n bozuk..

Nüfuz ettiğin tüm hücrelerin
kokuşmuş DNA sarmallarını
uç uca eklesek
burdan Mars’a yol olur..




6 Kasım 2023 Pazartesi

ENSENİZDEYİZ!

Sürekli birilerinin arkasının kollandığı,
arkasının yalandığı
Türk futbolunda
sadece sevdasının, adaletin
arkasından giden
size göre “gevşek”
esasında sımsıkı bir örgütüz biz!


Siz bizi iyi bilirsiniz!
Hani “3 ay konuşulur, unutulur” sanmıştınız da
kafanıza kafanıza çakmıştık yıllarca..
Hah, biz oyuz işte!

Bardağı taşıran
son damla falan da değil bu..
Çok oldu o bardak taşalı..
Sel olduk, taşkın olduk..

Bıçak kemiğe de dayanmadı bak..
O bıçak kemiği kesti..
Etimiz lime lime doğranıp
kuşbaşı yapıldı..

Sözün bittiği yerde de değiliz..
Sözümüz bitmez bizim..
Darağacında olsa da söyleriz sözümüzü..

Deniz bitmedi,
kurudu ulan kurudu..
Kokuştu..

“Konuşursam yer yerinden oynar”
yok artık..
Oynuyor o yer
zangır zangır..
“Bildiklerimi anlatırsam
herkes altında kalır”
devri kapandı..
3 Temmuz’dan beri
enkaz altındayız zaten
ulan biz!

“Dürüstçe ne görüyorlarsa çalsınlar” diyen
FENERBAHÇE hocasını
disipline sevk ettiniz ya..
Dürüstlük
bu kadar mı zorunuza gitti?


Bir hakemin eşi çıkıp,
kocası ve birkaç hakemin
sahte rapor alığını söyledi,
gıkınız çıkmadı..
Sahtecilik
bu kadar mı kanınıza işledi
yahu?

Aynı eş,
kocasının
VAR kayıtlarını sızdırdığını da
ifşa etti.
“Ne VAR bundacılık” mı oynayacaksınız hâlâ
gözümüze baka baka?

Başka bir hakem
“FENERBAHÇE lehine
doğru karar verdiği için”
cezalandırıldığını söyleyerek
istifa etti..
“Ne alakası var” diyebildiniz mi?

“TFF başkanı
hakemleri odasına çağırıp
konuşuyor” dendi..
“Tuttuğu takımın
galibiyetle biten maçlarındaki hakemleri
herkesin ortasında övüyor başkan”
da dendi..
“Yok artık,
o kadar da değil” diye
açıklama yaptınız da
biz mi duymadık?

Eski MHK başkanı
3 hakem hakkında
zabıt tutturup
acilen hakemlikten el çektirilmesi yönünde
bir yazı yazıyor..
Ama bu 3 hakem
hâlâ maç yönetiyor.
Nasıl oluyor ulan bu?


Hakemlerin sızdırdığı VAR görüntüleri
yayıncı da yayınlanıyor,
yorumlanıyor..
FENERBAHÇE’nin golünden sonra
golün tekrarı değil,
faul olacağı algısıyla
bir önceki pozisyon
gösteriliyor..
Bu da “adil yayıncılık” oluyor..
Ne güzel mavra ya!

Herkes herşeyi biliyor..
Ama kimse konuşmuyor, konuşamıyor..
Ta ki çıkarına çomak sokulana kadar..
Ayağına basılana kadar..

Ama FENERBAHÇE’nin
çomak sokulacak bir çıkarı yok..
Ayağında da
basılacak yer kalmadı artık!..

Kemiğe dayanan bıçak,
biten deniz,
son damlanın taşırdığı bardak
hikâye..

Kâğıttan kuleleriniz
bir SARI LACİVERT fiskeye bakar
yerle bir olmaya!

Hani “son nefesimize kadar” diyoruz ya..
O son nefesi,
soluğumuzu hissedin..
Ensenizdeyiz!