14 Ocak 2025 Salı

 

İT UTANSA DON GİYER
Neymiş efendim,
skandalmış, rezaletmiş de
hiç utanmıyormuş muyuz?

Niye utanalım ya, hayırdır!
Borsada işler tıkırında!
Borsa diyorsak karası ha..
Malum, kara’nlık işleri severiz..

Hem n’olmuş karaysa?
“Kara Gece” manşetlerinin
mucidi değil miyiz yahu?
Her maç 5-10 bilet topu topu..
56 milyon eurocuk için
koparttığınız yaygaraya
nedir yani!

Yemeğine, takım elbisesine
bahse girerken iyi,
bahis sitesi reklamı alınca kötü..
Yok ya..
Yok öyle..
Hem sizin formanız mı kardeşim,
size ne?

Aldıysak, yemedik ya!
Yiyebiliriz de yani,
yapmadığımız şey değil..

10’luk kontratı
3 de gösteririz 2’de..
Size mi soracağız gösterirken?
1905 TL maaş gösterdik ulan
biz zamanında.
Hepiniz de yediniz.

Sözüm ona
rakipte oynayan oyuncuyu
ayartmışız..
Hadi ordan be..
Külliyen yalan..
Rakip makip değil onlar..
Bizzat bu günler için yetiştirdiğimiz
öz evlatlarımız..
Hem niye ayartalım.
Akıllarıyla kalpleri çelişmiştir
olsa olsa..


Şampiyonluk posterinden
oyuncu silmek mi?
Katıla katıla gülüyoruz işte buna..
Yahu o sizin gördüğünüz..
Videoda, fotolarda
yalandan sildik tabi..
Yoksa tesislerde boy boy..
Hem maçımıza gelince
loca ayarladığımız adamı
niye silelim ya?
Deli misiniz siz!

Ne var yani
hakem olmayan penaltıyı, golü
verdiyse!
Verecek tabi..
Yerine göre ince,
yerine göre “ağar” işler bunlar,
herkesin harcı mı!?
Ulan ofsaytımsıyı yuttunuz,
tofaşları sindirdiniz de
bunlar mı takıldı
boğazınıza!

Niye haram olsun
şampiyonluklarımız?
Himmet var bi kere onlarda,
dua var..
“I love you hocam” var..
Tertemiz,
cillop gibi işte!

“İyiler” deriz kendimize
olur biter.
AK kaşık gibi oluruz yeminle..
Hem yalan mı?
Her türlü alengirli işin,
alicengiz oyununun
en iyisi değil miyiz?

Bi de soruyorlar
“hiç utanma arlanma yok mu sizde” diye..
Yahu it utansa don giyer.
Hiç gördünüz mü
don giydiğimizi?

 

 

 

 

 

 

6 Ocak 2025 Pazartesi

TOK’SİK

İlk defa mı duydunuz abisi
“Oynadığımız ligin tok'sik bir lig”
olduğunu?

Bilmiyor muydunuz
bu ligin, kararmış, kokuşmuş,
“sportif gerçekliği olmayan”,
tok'sik bir yapının ürünü olduğunu
sanki!

Rakı masalarında satılmadı mı ulan
bu ülke futbolunun geleceği?

Canına ot tıkanmadı mı birader
sisteme baş eğmediği için
FENERBAHÇE’nin?

Sokaklara dökülüp
kendisine yapılan infaza baş kaldırırken
SARI LACİVERT yürekler,
üç maymunu oynamadınız mı
hepiniz?

Otobüsü kurşunlara hedef olurken
kafanızı kuma gömüp
“sahaya çıkmazlarsa
sonuçlarına katlanırlar” diyenleri
alkışlamadınız mı?

İftirayla, kumpasla
bileği bükülmeyen bir camia
her maç
sahada dandik kararlarla cezalandırılırken
seyretmediniz mi mal gibi?

VAR’da, yokta,
sahada, masada
ırzına geçildiği halde
“marka değeri” diye mabadınızı yırttığınız
ucube ligin
arka değerini bozdurduğunu
yeni mi fark ettiniz ulan?

Dünyaca ünlü bir hoca
yüzünüze çarpınca ne halt yediğinizi
gücünüze mi gitti yoksa?

Yok canım, nerdeee!
Tek gücünü
topunuzu ve’sik’aya bağlayan
tok’sik yapı abilerinden alan
ek’sik karakterlilerin gururu mu olur ki?

Gözünüze baka baka
“Neden korkuyorsunuz” dendiğinde bile
susmanız gayet normal..
Neden korktuğunuz çok belli çünkü..

Hadi sizin ki belli de
FENERBAHÇE’yi yönetenler neden korkar?

Kınama mesajıyla,
dandirik tiplere laf sokmayla,
kutlama masalarından tweet atmayla mı
yıkacaksınız
bu bozuk yapıyı?

Transfer yaparak
ara kapatma argümanı yerine,
bu arayı oluşturan adaletsiz sisteme karşı
kararlı, açık bir savaş vermeyi
ne zaman düşüneceksiniz?

Eylemsizliğinizin,
sabun köpüğü tepkilerinizin
FENERBAHÇE’yi genlerinden uzaklaştırdığını
ne zaman göreceksiniz?

Tok’sik olan
yalnızca bu lig,
onu dizayn eden ahlaksız zihniyet değil,
bu anti’sik’lon yapı içinde
FENERBAHÇE’yi
figüran haline getiren
acziyettir..

Ve bu “ahval ve şerait” içinde
FENERBAHÇE’nin
asıl “muhtaç” olduğu kudret
damarlarındaki
asil kanda mevcuttur!




25 Kasım 2024 Pazartesi

TEK

Zaten “siz hepiniz ben tek”
mottosudur da FENERBAHÇE’nin,
artık tek olduğu alanlar
değil futbolu,
aklın sınırlarını bile
zorlamaya başladı.

Dünya üzerinde
ceza sahasında
oyuncusunun kafasına top çarptığında
aleyhinde penaltı istenen
tek kulüptür FENERBAHÇE..

Sadece FENERBAHÇE
hakemin, VAR’ın, AVAR’ın bile verdiği
penaltının veya golün,
gerçekten de penaltı ya da gol olduğunu
futbol davarlarına
ispatlamak zorundadır.

5-6 golle kazandığında
otomatikman devreye giren
“Bu skor kimseyi yanıltmasın” masalı
tek FENERBAHÇE için anlatılır.

Attığı 6 golün en yavaşı
12 saniyede atılmışken
tek FENERBAHÇE için
rahatça söylenebilir
“hızlı hücum yapamıyor”
yalanı..

“Sen FENERBAHÇE’ysen
hakemi de yeneceksin arkadaş” kuralı ise
sadece ve sadece
FENERBAHÇE için geçerlidir zaten..

Hakeme sahada küfredene
ceza verilmezken
tek FENERBAHÇE’nin hocası, topçusu
itiraz ettiğinde bile
oyundan atılır.

Tek FENERBAHÇE’nin maçı devam ederken
o maçın hakemi hakkında
canlı yayında beyanat verilir mesela..

Ligin en çok gol atan takımıyken bile
sadece FENERBAHÇE’nin forvetleri
yerden yere vurulur.

Tek FENERBAHÇE’nin attığı gollerde
futbolun icadına kadar dönülüp
bir kusur var mı diye aranır.

Maç yapacağı şehre
elleri cepte girdiği için
rakibi “tahrik eden”
dünyadaki tek futbolcu
elbette ki
FENERBAHÇE oyuncusudur.

Türk futbolunu eleştirdiği için
tek FENERBAHÇE hocasının
kovulması istenir,
Türk düşmanı ilan edilir.

Sadece FENERBAHÇE’nin
şampiyonluktaki rakibinin
bir hafta sonra oynayacağı takımın
ceza sınırındaki tüm futbolcuları
sarı kart görür.

Tektir.
Tek bırakılmıştır.
Tek kalmaya,
tek başına mücadele etmeye zorlanır.
Evet.

Ama ayrıca
bu ülkenin
tek gerçek beş yıldızlı,
tek bağımsız,
tek gerçek büyüğüdür de!

Bu yüzden de
el etek öpenler,
yanak okşatanlar tarafından sevilmez,
tek kalması istenir.

Tam da bu yüzden
tek yürek, tek yumruk,
tek vücut olmaya mecburdur!



4 Kasım 2024 Pazartesi

 

YAPI’ŞTIR!

Hani biletini, kombineni alıp
maça gidiyorsun
ya da geçiyorsun ya ekran karşısına
futbol izleyelim diye,
o izlediğin
kokuşmuş bi sistemin
ucube gösterisi
ki hepimiz de bunu biliyoruz
aslında..

Mourinho “Ben buraya gelmeden
bana bir sürü şey söylenmişti,
ben bunlara inanmamıştım.
Ama bana söylenenden daha kötüymüş”
dedi ya maç sonunda,
valla hocam
bu senin gördüğün
fragmanı daha.
Biz ne filmler gördük bi bilsen..

İşlerine geldiğinde
göğüsle indirilen topu
ele yapıştırdıkları da oldu,
elle oynandığını en net gösteren açıyı
buharlaştırdıkları da..

Kes yapıştır aynı iki pozisyona
aynı hakemin
aynı maçta
iki farklı karar verdiği
anlar oldu misal..

Ofsaytı bozsun diye
son adamın kalçasına
dolgu yapıştırıldı lan
bu canına yandığımın liginde..

Ofsayt demişken,
ofsaytımsı diye
bi kavram yapıştırıldı yahu
literatüre..
Daha vicdani ofsayt,
etik penaltıdan falan da
hiç bahsetmiyorum..

Gole giderken
kalecinin karnına tekmeyi yapıştırdığı topçuya
sarı kart verildi
üzerinde ÇUBUKLU olduğu için..

Kale çizgisini
52 santimetre geçen topa bile
gol verilmediği oldu
düdüklerini
ağızlarına yapıştırdıklarından..

Attığı çalımla belini kırdığı rakibinin
Ray Charles’in bile göreceği
bir çelmeyle
yere yapıştırdığı
topçu için de
penaltı çalınmadı sonra..

Ama yapıştıra yapıştıra
FENERBAHÇE’nin
dünya kadar golü, penaltısı,
puanı, galibiyeti, şampiyonluğu
çalındı göstere göstere..

Hocalarına bunak, stajyer,
topçularına çöp, vasat gibi
etiketler yapıştırılarak
değersizleştirildi,
seneleri piç edildi..

Futbolun adaletine
şaibe yapıştırmakta
doktora yapmış bu sistemin
kullanışları oğlan’ları vardır
mesela..
Siz kara sanırsınız da
çoğunlukla pembe, siklamen,
yavru ağzıdır esasen..
Yani duruma göre..
Bukalemun gibi..
Rengârenk..

Yani senin pozisyonun sırasında
iki çay da yapıştırır abiler,
kahve de..
Gazları çok ya,
tuvalet molası bile yapıştırır
babalar..

Sen de ancak
kırk yılda bir denk gelen ilahi adaletle
90+12’de golü
şakkadanak yapıştırırsan
kazanabilirsin böyle!

Ama ne yapıştırdı be Amrabat..
Dilleri damaklarına,
donları popolarına yapışıp kaldı valla
sistemin maşalarının..

Çare yok.
Ya alınlarının çatısına yapıştırıp suçlarını
futboldan temizleyeceksin bir bir..
Ki o da sahadakinin değil,
yönetenlerin işi..
Ya da golleri
böyle mabadlarının çatalına
yapıştıra yapıştıra
devam edeceksin,
mecbur!



 

20 Eylül 2024 Cuma

 

20 EYLÜL’ÜN ANATOMİSİ
Ulan dallama sistem!
Ulan köhne, kokuşmuş kafa!
Hiç hesap edemedin di mi lan
20 Eylül 2011 günü
ağzının ortasına yediğin şamarı?

Erkeklere yasakladığın maça
sempatik görünmek adına
ceza bellediğin kadınlar için
3-4 bin bilet basarken,
o kadınların
cezayı alnının çatısına basacağını
kestiremedin di mi hiç?

4’e, 5’e, en çok da 6’ya kadar
saymayı öğrettiğimizden
41 bin 663 sevdalı kalbin
matematiğinin kâbusu olacağını
rüyanda görsen inanmazdın di mi?

Günlerce, aylarca, yıllarca
sevdiğinin yolunu bekleyen kadının
saatlerce bilet kuyruğunda
bekleyemeyeceğini mi sandın yani?

Helal alınteri kokan ÇUBUKLU’nun 
parfüm kokamayacağını mı düşündün 
Allah aşkına..

Kozmetikçiden
LACİVERT oje, SARI göz farı soranlar 
tribünü SARI LACİVERT’e
boyayamaz mı sandın abisi..

Evladının
ilk  SARI LACİVERT atkısını, beresini
ilmek ilmek ören ellerin
senin FENERBAHÇE’ye ceza vermekle bozduğun
o akılsız başına
çorap öremeyeceğine mi inandın yoksa?

En uzun dualara,
en bilinmedik şarkılara,
sıcacık ninnilere dönen dillerin
tezahüratlara da döneceğini
getiremedin mi aklına?

Renk renk çantası, ayakkabısı,
elbisesi, fuları, şapkası olanın
maç günü giyilecek
bir kreasyonu olmadığını mı zannettin?

Samanyolu’nda
atkılarla birlikte
başörtülerin, eşarpların,
saç bantlarının da sallanabileceği
hiç kafandan geçmedi di mi?

Forma almak için
makyaj masrafını düşürenlerin,
maça gelmek için
ateşini bile düşürenlerin,
“kadın ne anlar la futboldan” zihniyetini
ofsayta düşürebileceğini
tahmin edemedin di mi hiç?

Terlikle bile
tam isabet yapabilenin
topukluyla röveşataya kalkıp
beynindeki örümcek ağlarını alabileceğine
ihtimal bile vermedin mi?

Elinin çamuruyla yazdığın senaryoları,
FENERBAHÇE'li kadınların
öpülesi ellerinin hamuruyla
parçalayabileceği
hiç yoktu di mi hesaplarında?

FENERBAHÇE’si için
en okkalı tribi atanın
iğrenç planlarının kalesine
tam doksandan gol atamayacağı
fikrine mi kapıldın birader?

Cinsiyeti yoktur ulan
FENERBAHÇE sevdasının..
Bi kere tutulmaya görsün,
erkeği de kadını da aynı deli..
Bunu hala anlamadıysan,
takvime bir daha bak..

Her 20 Eylül
çarpacak bu gerçeği suratına..

Bugün, yarın, daima..



19 Ağustos 2024 Pazartesi

FENERBAHÇE’nin
YAPMAMASI GEREKEN ŞEYLER
KILAVUZU

Adın FENERBAHÇE’yse
öyle her şeyi yapamazsın arkadaş.
Tahrik olan çıkar..
Acayip provoke olabilir birileri..
Olur yani..
Gayet normal..

Bi kere ceza sahasına falan girme!
Hadi girdin, şut çekme bari..
E hadi onu da yaptın da
gol atma ulan!
Ya da at ya!
At at, boşver..
Nasıl olsa bi kulp bulur
iptal ederiz.

Hadi, bi şekilde oldu da
gözümüzden kaçtı
ya da mecbur kaldık da
verdik golü.
Sevinme!
Sevinme ya!
Nedir yani?
Çimlerin üzerinde
göstere göstere sevinmek ne demek?
Sen ne ara alıştın ya sevinmeye?

Rakip topu ceza sahasında
kucağına bile alsa,
kafa göz de girse
penaltı falan bekleme..
Oh ne âlâ..
Bi de utanmadan
penaltı mı atacaksın?
Adam gibi topunu oyna..
Sen FENERBAHÇE’sin ya,
ayıp ayıp!

Galip gelme!
Beraberlik neyine yetmiyor?.
Hem sen değil misin arkadaş,
her fırsatta
birlik beraberlikten bahseden?

Elini cebine sokma mesela!
Ne alaka ya?
Niye sokuyorsun abi sen elini cebine?
Ne demek istiyorsun?
Bak yazarken bile tahrik oldum.
Fesüphanallah!

Maçtan önce sahada ısınma!
Soyunma odasında ısın.
Hem soyun hem ısın işte..
Olmadı koridora çık mis gibi..
Ne işin var ya maçtan önce sahada?
Deli mi edeceksin abi sen bizi?

Taç atma! Korner de atma.
Frikik falan hiç atma!
Atma arkadaş..
E atarsan sana da tribünden
çakmak, çakı, tuğla,
elektrikli ısıtıcı, sis bombası,
sustalı, şişe,
kale direği
atarlar tabi..
Sonra ağlamayacaksın
niye yabancı madde atıyorlar
diye..

Otobüse binme!
Otobüsle seyahat ederek
niye geriyorsun ortamı ya!
Sonra kurşunlarlar elbet..
Ha aslında taştı ya o, neyse!

Sokakta formayla gezme!
Gezersen çalar, yakarlar tabi.
Ne var bunda?

Hele tribüne formayla hiç gelme..
Hatta tribüne gelme..
E gelirsen yersin tabi
biber gazını, copu..

Otur evinde izle.
Ama dünyanın parasını bayıl,
abone ol bak..
Öyle kaçak maçak yok ha..
Marka değerini mi düşüreceksin oğlum?

İtiraz etme!
Çakarız valla kırımızıyı.
N’olmuş yani
golün penaltın verilmediyse?
Sanki ilk defa oluyor.
Dünyanın sonu mu ya?
Eğ kafanı git işte..

Akreditasyon kartın olsa bile
sahaya inme..
Neymiş efendim,
biletli taraftarı
stada alınmıyormuş da,
gaza falan boğuluyormuş..
Allah Allah!
Ulan tazyikli suyla yıkandı,
kafalarında cop kırıldı,
mermi sıkıldı be..
Gaz nedir ya?
Alış ya bunlara..

E hadi bi halt yedin de indin..
Tribünün önünden yürüme..
Yürüme abi..
Yürüyüş yolu mu orası?
Yürürsen yürürler üzerine..
Arkadan da iterler.

Arkadaş senin adın FENERBAHÇE!
Öğrenemedin mi ya sen hâlâ?
Sen rakibi de, hakemi de,
sistemi de, siyaseti de
yeneceksin..
Yok öyle alnının teriyle
üç puan, galibiyet,
şampiyonluk!

Bak açık açık söylüyoruz..
Gözünün içine baka baka,
göstere göstere yapıyoruz..
İlla ligi mi bitirmeyelim,
hapse mi atalım?
Ne zaman uslanacaksın sen?
Boyun eğ bitsin, gitsin artık işte!

 

 




18 Ağustos 2024 Pazar

 

ÖLMEYECEĞİZ

 “FENERBAHÇE sen çok yaşa..
Canım feda olsun sana” söyleminin
bir tezahürattan çıkıp
gerçek olması için
kirli bir oyun oynanıyor
yıllardır bu ülkede..

SARI LACİVERT akan kanın gücü
başka iğrenç amaçlara
alet edilmek isteniyor
ısrarla..

Bunun için her şey yapıldı,
denendi
ama direndik,
ayakta kaldık,
ölmedik!

İftira attılar,
hapse attılar,
şanlı tarihimize çamur attılar
ama ölmedik.

Tazyikli suyla yıkadılar,
biber gazına boğdular,
üzerimizde coplarını kırdılar,
yine ölmedik.

“Gerekirse gerçek mermi kullanabilirsiniz” deyip
gerektiğine karar verince kullandılar,
otobüsümüzü kurşunladılar,
mucize eseri ölmedik.

Bir stad dolusu insanın
alenen üzerine saldırdılar ki
birileri ölsün.
Darp edildik,
yaralandık
ama ölmedik işte.

Göstere göstere
penaltılarımızı, gollerimizi,
galibiyetlerimizi, şampiyonluklarımızı,
emeklerimizi, hakkımızı çaldılar.
İsyan ettik,
ağladık,
hırpalandık
ama ölmedik.

Biletliyken stadlara almadılar,
şehir dışında beklettiler,
üzerimize yağan taşları seyrettiler.
Gururumuz incindi,
kalbimiz kırıldı,
kafamız gözümüz yarıldı
ama ölmedik.

Formamız yakıldı,
alçakça manşetler atıldı,
fetö yalaması savcı tarafından
sözde “doksandan çakıldı”,
o golü yemedik,
yenilmedik,
ölmedik.

Top oynarken
çakmak, şişe, çakı,
tuğla, elektrikli ısıtıcı, sustalı,
ses bombası, kale direği
atıldı üzerimize.
Sahaya inip
futbolcularımıza saldırıldı.
Hepsinin sonunda da
biz cezalandırıldık
ama ölmedik.

FENERBAHÇE taraftarını
hedef aldılar,
yetmedi.
Topçularını öldürmeye çalıştılar,
yetmedi.
Bir önceki başkanını
hapse attılar,
yine yetmedi.

Şimdi de sahanın içinde
FENERBAHÇE Spor Kulübü Başkanına
saldırdılar.
Ve bunu bile
normalleştirmeye çalışıyorlar.

Başkanın sahada ne işi vardı?
Otobüsün yolda ne işi vardı?
Taraftarın tribünde ne işi vardı?
Futbolcu niye gol attı?

Suçlu olman için
FENERBAHÇE’li olman yeter
bu ülkede!

Evet.
Yaralandık, yargılandık,
hırpalandık, linç edildik,
iftiraya uğradık,
hapse girdik, vurulduk,
hakkımız çalındı.
Hâlâ da çalınıyor.

Ama ölmedik,
ölmeyeceğiz..
Ölmeden önce
son sözümüzün ne olacağını da
gayet iyi biliyorsunuz!