15 Eylül 2014 Pazartesi

ENSE TRAŞI
Söz konusu FENERBAHÇE’yse
kurallar tepetaklak olur!
Hukukun bile
canına okunur
icabında..

Kulaklar duymaz
salyalı ağızlardan çıkanı;
yılan diller
kenefe bulanır!

Çürümüş yüreklerinde depoladıkları
irinli kini yayar
mayası bozuklar!

“O elini ayağını çekmedikçe
Türk futbolu ilerlemez” der biri..
Çünkü
bükemedikleri elini
öpmekten de,
bir gün
ayaklarına kapanmaktan da
ödleri patlar!

“Tarihin sayfalarına
karışmalılar” der
öbürü..
Kendi kabarık defterleri
ortaya çıkar diye
deli gibi
korktuklarından..

FENERBAHÇE’nin
hak ve adalet için
cümbürüyle cemaatiyle
mücadeleye girmesinden
rahatsız olanlar,
girseler girseler
ancak
kek kalıbına girerler
işte!

“Virüs” diyen de çıkar;
yaptıkları onca mikropluk
kabak gibi
meydandayken!..

Futbolcunun
dizinden, sakalından
rahatsız olanı da var,
akıtacak zehir bulamayınca
saç tıraşına 
hakaret edeni de..

 Hatta küfrü
“bir bardak su” gibi göstermeye çalışan
şıracıyla,
“mecazi” bulan
bozacı da!

Söz konusu 
FENERBAHÇE olunca
dillerinden
içlerinin kokuşmuşlukları akanlar
hiç bitmeyecek!

Çünkü
FENERBAHÇE’nin
sahalarda, solonlarda, pistlerdeki başarıyla
o insan müsveddelerine yaşatacağı
azap da
hiç bitmeyecek!

O yüzden hanımlar beyler;
şöyle ufaktan ufaktan
arzı endam edin de
ense tıraşınızı görelim!..

11 Eylül 2014 Perşembe

ARAMIZDA FARK VAR
Seninle aramızda
KOCAMAN bir fark var!

KOCAMAN işte,
anladın sen onu!

Benim SARI’m da LACİVERT’im de
tertemiz,
senin sarın kirli,
kırmızınsa kırmızı bile değil..

Ben işimi sahada
alın terimle görürüm,
sen masa başında
hile hurda, dönme dolapla..

Ben 94 milyon vergi öderim
helalinden,
senin kaçırdığın vergi
54 milyon!.

Buzu ateşe verecek kadar
inancım var benim,
sen hala
ateş üfleme derdindesin!.

Ben
önüme çekilen setleri
yıkar geçerim,
senin işin gücün
“önüm kesiliyor” diye
ağlamak..

Ben adalete FENER yakarım
cesaretle,
sen destursuz
cigaranı bile yakamazsın!

Ben şanlı bayrağımın gölgesinde
nefes alırım ancak,
senin
hangi bayrağa selam verdiğin
belli değil!

Sen hala
kupadan, sopadan, tapeden
medet umarsın,
benim işimse
itinayla tıpa takmak!

Benim yolumun her metresinde
şeref var, onur var!
Seninkiyse
milyonlarca oyunu
ipotek altına aldığın
“Emir’in Yolu”..

Sen ağız değiştirirsin,
renk değiştirirsin,
gündem değiştirirsin..
Ben istersem
seni değiştiririm
evelallah!


Ben
gözümü bile kırpmadan
düşmanlarımla
savaşa girerim!
Sen girsen girsen
kek kalıbına girersin
ancak!.

Zorba da sensin,
mikrop da,
virüs de..
Ama sıkıntı yok,
antivirüsünü
tanıyorsun zaten!

Senin meridyenin kaymış,
boylamların “paralel”..
Ama
yanlış anlama ha;
saat farkı değil
bu aramızdaki!

Öyle bir fark ki,
hesaplayarak da
bulamazsın!

3 Eylül 2014 Çarşamba

FENERBAHÇE’liye TARİHİ SORULAR
Kumpas kurdular,
iftira attılar,
çamura yattılar;
unutacak mısın?

Sevdana, onuruna
leke sürmek istediler;
aklından çıkaracak mısın?

Canın acıdı,
yüreğin kanadı,
hırpalandın,
hor görüldün;
affedecek misin?

Mensubu olduğun ailenin
babasının  hayatından
1 seneyi çaldılar,
yok sayacak mısın?

Helal emeklerine,
tertemiz alınterine,
şerefli tarihine,
kara damga vurmak için
bi taraflarını yırttılar;
peşini bırakacak mısın?

Yıkamadılar,
parçalayamadılar,
ele geçiremediler!
Bu yüzden
kudurmuşcasına
yüklenecekler;
yine dimdik duracak mısın?

Sürmanşetleriyle,
ekranlarıyla,
satılık kalemleriyle,
küfredecekler,
palavra sıkacaklar,
saldıracaklar;
izin verecek misin?

Aşık olduğun renklere
hizmet eden kim varsa
yok etmeye çalışacaklar;
susacak mısın?

SARI LACİVERT devrimin hızı
bizzat karar vericiler, en yetkililer tarafından
engelleniyor, engellenecek;
göz yumacak mısın?

Golünü,
penaltını,
hakkını
vermeyecekler;
boş verecek misin?

Kupalara musallat,
sopalara müptela olacaklar;
korkacak mısın?

Tehdit edecekler,
şantaj yapacaklar,
baskı kuracaklar;
boyun eğecek misin?

Tahrik edecekler,
çirkefe saracaklar!
Seni nefrete,
düşmanlığa, kavgaya,
kontrolünü kaybetmeye
zorlayacaklar;
alet olacak mısın?

Vazgeçmen,
pes etmen,
yenilmen,
biat etmen için
her hinliği
deneyecekler;
teslim olacak mısın?

Yine
Omuz omuza,
sırt sırta,
tek yürek, tek yumruk,
alayına meydan okuyacak mısın?


2 Eylül 2014 Salı

ÜFLEMELİ Ç’ALGI’LAR
Kulağını tıkayan da
kabartan da var
“çalınan” müziğe!

Notaya basan eller aynı,
nağmeler tanıdık!

Beste araklanmış,
güfte kopyalanmış,
icra berbat!

Ama yine de
ara gazı alkışları çınlatıyor
dört bir yanı!

“İstifa” diye yazılan şarkı,
kovulma ezgilerine
dönüşüyor
bozuk akorlarda!

Yumuşak tondan
“en ufak bir sıkıntı yok”lu melodi
bir anda oluyor sana
“beni kimse kovamaz”lı
bir kreşendo..

Kafasına türlü şey atılan,
bin bir hakarete uğrayanın
akustik hatası,
detone olmuş
koskoca koronun
cartlak sesini bastırmak için
en üst perdeden
çalınıyor!

Uzatılan eli sıkmadan yapılan
solo bir terbiyesizliğe
efendice bir vokalle verilen karşılık,
kavgalı gürültülü
bir düetmiş gibi
yutturulmaya çalışılıyor
göz boyarcasına..

Bütün şartları
yerine getirilmiş bir anlaşmanın
ahenkli bir resitale dönüşmesi
bizzat
orkestranın gizli patronlarınca
engellenirken,
bunu
hüsrana uğratan
bir fiyasko gibi gösterip
faturayı soliste kesmek
tam da alaturka işi!..

Tıpkı
“para sayarken görüntüleri var”,
“havuz”,
“tarlaya ekilen başaklar” gibi
beş para etmez piyasa şarkılarının
liste başı olması gibi..

E  sonuçta
notaya basan eller aynı,
nağmeler tanıdık!

Minörlerin
majörlerin emir eri olduğu,
yalancı tınıların
cirit attığı,
armonisi darmadağın olmuş
bir konserin de
kakafoniye dönüşmesi
kaçınılmaz!

29 Ağustos 2014 Cuma

ULTRA’LARA SUÇ DUYURULARI ÖNERİLERİ
Süper Kupa’nın ardından
VOLKAN DEMİREL ve İLHAN EKŞİOĞLU’nun sözlerinden
“rencide” olup
suç duyurusunda bulunmuş
Ultraslan!.

Bulunsunlar..
Hukuk önünde
“hak” aramayı hatırlamaları bile güzel!

Ama bu kadar beklemelerine gerek yoktu
bir suç duyurusunda bulunmak için!

Çünkü
bizzat yaşadıkları
ve yaşattıkları pek çok olay var
suç duyurusuna
konu olabilecek!

Örneğin
aynı maçta
FENERBAHÇE’li futbolcuların kafasına
sayısız şişe ve yanıcı madde yağdıranlar hakkında da
suç duyurusunda bulunabilirler
rahatlıkla!

Daha önce LUGANO’ya atılan
rakı şişesini savuran el
kimin eli diye de
çalabilirler savcılığın kapısını mesela!

Hadi FENERBAHÇE’lileri geçtik,
hiç olmazsa 2011’de Arena’da
10 yaşındaki taraftarları BATUHAN’ın kafasına
şişe atanla ilgili de
bir suç duyurusu
patlatabilirler..

Bir 19 Mayıs günü
Sami Yen’i pet şişe mezarlığına çevirenlerden de
hukuk önünde
hesap sorabilirler elbet!

“Makas” makyajı yapılan
yumruk hakkında da
minicik de olsa
bir şikayet dilekçesi karalamaları
yakışıklı olmaz mı?

Değerli(!) futbolcuları Melo’nun tükürükleri,
yerel dansı(!),
kendi takım arkadaşını pataklaması
ve köpekleri bile utandıran
prodüksiyonunu Eboue ile yaptığı hareket hakkında da
esaslı bir suç duyurusu
hazırlayabilirler kolaylıkla!

Tezahüratları
İsviçre’nin Servette kulübünden,
logoları St. Georg Avusturya Lisesi’nden araklama olan
kulüplerinin suçunu da
duyurmak istemezler mi acaba?

Güzide(!) kulüplerinin
SPK’daki işlemleri yüzünden
paraları “iç” edilen taraftarları adına da
şöyle okkalı bir suç duyusu
kaleme alabilirler pek tabi!
Ha yazamıyorlarsa,
QVT Financial LLP şirketinin
hali hazırda bir duyurusu var,
oradan kes yapıştır da
yapabilirler!

Hokuspokus olan
1 milyon dolarlık makbuz,
olmadı avukata zorla imzalanan senet,
o da olmadı
kimlere verildiği belli olmayan 500 bin TL,
hiç olmadı
arenadan buhar olan
1,5 milyon Euroluk formalar hakkında da
suç duyurusunda bulunabilirler
pek ala!
Hem mevzu daha sıcak sıcak,
dadından yinmez!


Yok bunların bir tanesini bile
yapamıyorlarsa
“çakma adalet bekçiliği”ni bırakacaklar,
yalandan kabadayılık peşinde de
koşmayacaklar!

Darılmaca, gücenmece yok!

26 Ağustos 2014 Salı

AT İZİ İT İZİ
Neymiş efendim,
tribünden
pet şişe, meşale atmışlar..
Sahaya
rakı şişesi atmışlığı olanlardan
ne bekliyordunuz ki?

Ağza alınmayacak
hakaretler, küfürler etmişler..
El etek öpmekten aşınan ağızlardan
ne umulurdu ki başka?

“Dost olmayız” demiş
büyük(!) üstadları!..
Ateş üfleme meraklılarından,
çakma adalet bekçilerinden
dost mu olur allasen!

Yardım maçına
bilet parası ödemeden
girenleri de varmış.. 
Vergisini ödemeyen
bilet parası mı öder,
e artık el insaf!

FENERBAHÇE’nin kalecisinden
şikayetçi ve davacı olmuşlar!
Çıkarları için
eski başkanlarını bile
mahkemeye vermişler,
seni mi vermeyecekler?

Kendi ruhlarının
sahaya yansıması olan futbolcuları
bir anda mağdur,
onurlu, sportmen olmuş!..
Sahanın ortasında
köpeklerin cinsel birleşmesini
taklit eden,
kendi takım arkadaşını
odaya kapatıp
tekme tokat döven
futbolcudan bahsediyoruz!

Kaybedince
çamura yatıp
yine insan içine çıkamamışlar!
Korkularından
maça çıkmamışlıkları var adamların;
senin beklediğine bak!
“Adam” da
lafın gelişi ha!.

Her yaptıkları falso,
her çıkışları ofsayt olanların
arkalarında bıraktıkları izler
belli!..

Ama n’aparlarsa yapsınlar
FENERBAHÇE’nin
yürüdüğü çetrefilli yolda
tarihe bıraktığı şerefli izlere
o lekeli izleri
karışmayacak! 

14 Ağustos 2014 Perşembe

-Büyük Başkan SÜLEYMAN SEBA anısına-
“FİTBOL”UN KARTAL KANADI
Kıymetli rakipleriydik O’nun..
Ama O
hep bizden biriydi..
Yüreğimizden,
kanımızdan gibi..

Çok zaman
O’nun siyah beyaz sevinçleri
bizim üzüntülerimiz oldu..
Ama hiç kızamadık O’na,
içerlenmedik..

Burma bıyıkları,
gülümseyen yüzü,
babacan hali,
kasketiyle
sadece
FENERBAHÇE forması da giymiş
bir “fitbolcumuzun” değil
hepimizin dayısı,
amcası gibiydi..

Güzel oyun denen şeyin
damak tadı,
“fitbol”un
kartal kanadıydı O!

Onun yolundan gidenlerin
“Alnı öpülecek topçu,
eli öpülecek başkan”
özlemiydi O!

“Kıymetli rakipleri” üzülmesin diye
uçakta takımına
şampiyonluk sevinci yaptırmayan
gerçek bir beyefendiydi O!.

“Üzüldüğümüz çok şey oldu
ama yuttuk, oturduk.
Yalnız Beşiktaş’ı üzmesinler”
diyecek kadar
tutkulu bir aşıktı O!

Evini ipotek ettirip
kulübünün borcunu ödeyecek kadar da
yürekten bağlıydı sevdasına!

Ne evirdi, ne çevirdi lafı..
Ne ayırdı ne de kıvırdı
başkaları gibi..

Dosdoğruydu..
“Herkesi bir zaman,
kimilerini her zaman aldatabilirsiniz.
Ama herkesi her zaman
aldatamazsınız” dedi..
Ve aldatmadı kimseyi..

“Fitbolu” onur
“fitbolcuları” evlattı onun için..

Onun SİYAH BEYAZ sevdasının önünde
saygıyla eğiliyor şimdi
SARI LACİVERT ruhumuz!

Cenazende olmayacak
çelengin, top araban!
Ama inan
tabutunu taşıyamasa da
ardından gözyaşı dökecek
milyonlarca inanmış adam!