20 Ocak 2020 Pazartesi

ETİK KIRMIZI
Tetikte bekleyenlerin
etik bekçiliği yaptığı
bir ahırdan
farksız
Türk Futbolu
ne yazık ki..

Kırmızı kart görüp
2 maç ceza alan stoperin cezası
1 maça indirilip
o da 1 yıl ertelenirken
her şey çok etik
mesela..

Cezalı oyuncuyu
başka oyuncunun formasıyla
oynattığında
misal,
ortalık
etik gülistanlık..

Bir stadyum dolusu insanın
canlarına kastedildiği gün
sırf “o kupayı almadan
bi yere gitmem” diyebilsin diye
çakma im’paratorun
2 maçlık cezası
onyüzbin baloncuk olunca
arşa değmişti
etik değerlerimiz..

FENERBAHÇE lehine
şike yapmakla suçlanan
eski bir topçu
televizyonda
“Ben FENERBAHÇE şampiyon olsun istemem.
Bu yüzden Trabzon maçında
o pası vermedim.
Versem gol atacaktık” dediğinde
nasıl da etiktik,
sormayın gitsin..

“Etik davranıyoruz.
Bilerek kart görmek yanlış.
Böyle bi şeye hiç başvurmadım”
beyanatıyla
etik çıtasını
nirvanaya çıkaran hocanın
topçuluğunda
çatır çatır
bilerek kart gördüğü
ortaya çıktığında bile
etikliğimize halel gelmez
çok şükür..

Parçalıspor’dan teklif alınca
Parçalıspor’a karşı oynamamak için
yedek kulübesinde kart görürse
bir topçu
örneğin,
bu baştan aşağı
etik kokar..

Kaleye giden toptan
elini çeken kaleci,
gole giderken
birden durup geri dönen forvet,
rakibe yanlışlıkla gol attığı için
santradan itibaren
gol yiyene kadar
yere yatan takım gibi
etiklik abidelerine
şahit oldu
canına yandığımın
Türk Futbolu..

Ama FENERBAHÇE’li bir oyuncu
çift sarıdan atılınca
etik anlayışımız zedelendi,
vicdanlar yaralandı.
Etik kurallar gereği
cezalandırılması
şart oldu..

Penaltı gibi penaltı,
gol ama hakem onu nasıl gördü,
vicdani ofsayttan sonra
bi de
etik kırmızımız oldu
ALLAH bağışlarsa..

Ama iyi tarafından bakalım.
Bu ülkede ilk defa
FENERBAHÇE’nin gördüğü kırmızı kartın
hatalı olduğu konuşuldu
bu sayede..




12 Ocak 2020 Pazar

FENERBAHÇE OLDUĞUNU HATIRLA!
Sen!
SARI LACİVERT’e gönül vermiş
FENERBAHÇE’li..
Unutturmaya çalıştılar,
çalışıyorlar
kim olduğunu..
Çünkü ancak
sen unutursan,
kendi aranda kavgaya dalarsan
yenebilirler seni..
Öğrendiler bunu..

Alnına leke sürmeye yeltendiler..
Kabullenmedin!
İsyan edip
üzerine üzerine yürüdün
“gerekirse mermi kullanabilirsiniz”
zihniyetinin..

Alevli toplarla dans edip
“bu ateş üflemeyle” sönmez
dediler,
yaktığın kıvılcım
aşkınla birleşip
yangına dönüştü,
yaktı kavurdu topunu
cayır cayır..

“3 ay konuşulur unutulur”
sanıyorlardı..
Konuştun, söyledin,
haykırdın,
susmadın!
Felekleri şaştı..

“Mayası bozuk”
bir “gevşek örgüt” olduğunu
iddia ettiler..
Harcına
alın terini, sevdanı,
inancını kattığın
sımsıkı
SARI LACİVERT bir duvar oldun
önlerine..

Tazyikli suyla, copla,
tomayla,
biber gazıyla saldırdılar,
bana mısın demedin,
analarını ağlattın!

UEFA sopasıyla, cezayla,
yaptırımla, puan silmeyle,
küme düşürmeyle,
hapisle tehdit ettiler..
“Darağacında olsak bile
son sözümüz
FENERBAHÇE” diye
meydan okuyup
dimdik durdun!

“şike şike” diye
bağırıp durdular,
ş’nin noktasına da
gerek yok aslında ama
“kanırta kanırta”dır o diye
kestin raconu..

Bavulcusu, fezlekecisi,
polisi, savcısı, hakimi
ya kaçtı topuklayıp
ya içerde çürüyor..

Ama o gün
“300’e hocaya dua okutan”
kupa dilencileri
devlete yasladı
her zamanki gibi
sırtını,
hala meydandalar..

Zamanında
“iade ettik” ayağına yatanlar
şimdi de
“bu düzen değişecek” naraları
bestelemekle meşgul..

UEFA’ya
jurnal mektupları yollayıp
rakı sofralarında
sana çamur atanlar
hala
“zorlu geçecek” çamurunu
karıyorlar
tıynetleri gereği..

Sana “şike iftirası” attılar,
kuşun sıktılar,
kural hatasını mı görmezden
gelmeyecekler,
mali olarak mı
sıkıştırmayacaklar
sanıyorsun?

Sen!
SARI LACİVERT’e gönül vermiş
FENERBAHÇE’li..
Daha önce bunları yendin!
Birlik olarak yendin!
Omuz omuza yendin!
Yine yenersin..
İş ki

kim olduğunu unutma!
İş ki
FENERBAHÇE olduğunu
hatırla!




30 Aralık 2019 Pazartesi


KAÇ METRE?
FENERBAHÇE’nin attığı gollerde
“tüm aramalara rağmen”
faul, kural hatası,
ofsayt, vicdanı ofsayt falan
bulamayan
marka değeri arşa değen(!)
Türk Futbolu
pek bi huysuzlanır..

Hele o gol
taksi’metre hesaplarını ağlatıyorsa
hesabı tutmayanlar
“mesafe tanımaksızın” ağlamaktan
geri duramazlar..

30 metre üzerindeki mesafelerden
atılan gollerin
gol sayılmaması yönünde
bir madde eklenmesini dahi
isteyebilirler
işlerine gelmeyince
ciklet falı muamelesi yaptıkları
futbol kuralları kitabına..

Şutun atıldığı mesafe ayrı,
saatteki hızı ayrı,
aldığı falso ayrı girer
birilerinin bi taraflarına..

O gol şansa yorulur,
bala yorulur,
rüzgara yorulur,
topun havasına falan yorulur..
Avrupa’da yılın golü seçilen golün
haftanın golü bile olamadığı
lig yahu bu lig!

FENERBAHÇE’nin
rakip yarı sahasından
gol atması
yasaklanabilir
“sen FENERBAHÇE’ysen
golü kendi sahandan atacaksın arkadaş”
kafasıyla..

Gol frikikten atılmışsa,
“frikik çok saçma bir şey değil mi ya”
muhabbetleri dönmesi
kuvvetle muhtemeldir..

“Hem zaten fri ne demek,
serbest demek,
serbest şut çektirilir mi yahu” gibi
olağanüstü mantıklı bir sonuca da
bağlanabilir pekala..

Firikik atılırken
forvetin baraja mesafesi için bile
kalibrasyon talebinde bulunulabilir
aslında
TÜBİTAK’tan falan..

FENERBAHÇE’ye
penaltı verilmesi için
rakip kaç santim sıçramış,
ayak kaç santim kalkmış,
top kaç metreden gelmiş gibi
kriterler de uygulanabilir
mesela..

Makaslama,
çift dalmayla giriyorsa rakip
kırmızı kart görmesi için de
attığı deparın metresi
baz alınabilir yani,
neden olmasın?

Bir kulübün teknik direktörü
istifa edince
teyakkuza geçen
devlet kurumlarının
ve görevlilerinin
o ilin sınırlarında
başka bir kulübün otobüsü kurşunlandığında
körleri ve sağırları oynadığı
bir ülke burası
nihayetinde..

Birinin 4, öbürünün 5,
diğerinin 6 attığı hafta
FENERBAHÇE'nin golü yoruyorsa çeneleri
bunun tek bir açıklaması var.

FENERBAHÇE atmışsa golü
kaç metre olduğu değil
işlevi önemlidir esasen..

ZORLU kabuslar gördürür çünkü
çakma imparatorlara bile..






23 Aralık 2019 Pazartesi


DÜZEN
Gerçekten adalet isteyenlerin değil
kendilerine
iltimas, ayrıcalık, kayırma
isteyenlerin
ya da
bunların
hep sürmesini bekleyenlerin
attığı slogandır
ülke futbolunda
“bu düzen böyle sürmeyecek”..

Ve her daim de
samimiyet testine muhtaçtır!

Kumpasla
Türk sporunun lokomotifi
FENERBAHÇE’ye
çamur atıldığında,
FENERBAHÇE’den başka
adalet isteyen yoktu
çünkü!

5-0 kazandığı
deplasman dönüşü
otobüsü kurşunlandığında
bırakın adalet istemeyi
“sahaya çıkmazlarsa
sonuçlarına katlanırlar”
ittifakı kuruldu
bir çırpıda..

FETÖ’nün uşaklarınca
bir stadyum dolusu insan
gazlanıp, coplanıp
öldürülmeye çalışılırken
markasına tükürdüğümün
futbol ailesi
FENERBAHÇE’ye
terörist damgası
vurma
peşindeydi..

O kadar insan
canıyla cebelleşirken
karanlıkta
kupa kaldırma sevdasına düşen
“ay lav yu hocam”cıları
gördü bu gözler..

Kabak gibi penaltıları
hacamat,
yüzde bir milyon golleri
hayalet olurken
bir insan evladı da
çıkıp demedi ki
ayıptır, günahtır..

Şampiyonlukları,
uzaktan kumandalı düdüklerle,
ateşe dayanıklı konfetilerle,
alnının teriyle kazandığı hakları
uefa sopası propagandalı cezalarla,
gazete haberleri cilalı
rakı masası jurnalleriyle
çalınırken
kör ve sağırdı
pek muteber
futbolumuz..

Başkanı, yöneticileri
uydurma fezlekeler yüzünden
aylarca hapis yatarken
bir başka kulübün yöneticisi
çıkıp da isyan etti mi,
basın toplantısı yaptı mı,
hadi onlardan da geçtik,
ağzını açtı mı yahu?

Hangi düzen bu
“böyle sürmeyecek”
dediğiniz?
Son dört yılda
2 kez şampiyonluk koltuğuna
oturtulduğunuz,
devlete vergisini bile ödemeyip
bir de üstüne
devlet malına konup
cukkalananların
itibar sahibi olduğu,
taratorların imparator,
zımbacıların filozof
ilan edildiği,
kabzı’MAL’ların otorite,
alevli topların medya sayıldığı
garabet düzen mi?

E FENERBAHÇE
o düzene karşı
yıllardır
tek başına mücadele ediyor zaten..
Çok samimiyseniz
gelin
birlikte değiştirelim
o düzeni..

Yok birine 15,
öbürüne 20,
diğerine 22 yıldır süren düzense
tek rahatsız olduğunuz,
kusura bakmayın da
o düzen daha yıllarca
sürer gider..





17 Aralık 2019 Salı

DİKİNE
Yan pasta
yanları ağrıyanların
gerilerinden uydurduğu
“dikine futbol” saçmalığının
tuzağındayız vesselam..

Dikine dikine gidecektik güya
gerisin geriye düşüyorduk
geçen sezon
az daha..

Kendi söküklerimizi dikmek yerine
üzerine tüy dikmeyi
alışkanlık edindiğimizden
bütün bunlar..

“Twitter tayfa”nın
dikte ettiği rüzgara kapılmayıp
dikkatlice planlama yapsaydık
uğraşmayacağımız
dertlerle uğraşıyoruz
şimdi..

Dediğim dedik bir tavırla
burnumuzun dikine gitmek konusunda da
üstümüze yok zaten..

Kendi kendimizle didişmekten
başımıza dikilenlerle,
ekmeğimize göz dikenlerle
mücadele etmeye
fırsat bulamamamız da
cabası..

Söz konusu FENERBAHÇE olunca
torbaya dönen ağızları
büzüp dikemediğimiz,
bize madik atanları
koltuklarında
diken üstünde oturtamadığımız,
gerektiğinde
çimdiği basamadığımız için
geliyor ne geliyorsa
başımıza..

Dikili bir ağaç gibi yeşeren
bir kıvılcımı
kendi ellerimizle söküp
dikiş tutmaz bir ateşte yanalım diyen de
biziz üstelik..

Çünkü biz
tam da ocağımıza incir ağacı dikmeye
cüret edenlerin istedikleri gibi
FENERBAHÇE şemsiyesi altından çıkıp,
o’cu, bu’cu, şu’cu olduk..
Kendi kendimizi
didikler olduk.
FENERBAHÇE gibi diklenmeyi
unuttuk!

Kışta ayazda
gece sabaha kadar
bilet kuyruğunda bekleyen delilerden
“tribüne gitmeyin” çağrısı yapan
müşterilere evrildik..

Kendi kendimizle kavga ettik,
kendi kendimize düşman olduk..

Silkinip, bir olup
o SARI LACİVERT duvarı
yeniden inşa edip,
hep birlikte
yanlışın karşısına dikilmezsek de
ayağımıza değmedik taş,
başımıza gelmedik iş
kalmayacak!

Dike dike şampiyon olup,
alayına dimdik duran
bir ailenin evlatları,
dikine değil
enine boyuna düşünüp
tüylerini diken diken eden bir kabus görmeden
artık uyanmak zorunda!






6 Aralık 2019 Cuma


FENERBAHÇE 5 GOL ATMIŞSA ASLINDA(!) NE OLMUŞTUR?
Öncelikle
FENERBAHÇE 5 gol falan atmamıştır,
size öyle gelmiştir..

Hadi diyelim ki attı,
FENERBAHÇE atmamıştır ki,
rakibi yemiştir..

O 5 golün en az 6’sı ofsayttır!
Ofsayt değilse bile
vicdani ofsayttır..
O da değilse
kural kitabı ofsayttır..

Kalenin üzerinde ip,
ağlarda papaz büyüsü,
çimlerin altında yatır vardır..

Rakip son yılların en kötüsüdür!

Hakem taraf tutmuştur..
Saha buz tutmuştur..
Kaybetsin diye bekleyenler
tiki tutmuştur..

Ligin keyfi kaçmıştır..
Marka değeri düşmüştür..
Türk futbolu ölmüştür..

O 5 gol kimseyi kandırmasındır!

Kaleyi bulan her top
balına gol olmuştur..
Hatta isabetsiz şutlar da
gol olmuştur..
Hatta şut bile çekilmemiştir..

Goller duran toptan olmuşsa
“duran toplar da olmasa”dır..
Akan oyunda olmuşsa
takım duran toplardan
gol atamıyordur..

Golleri forvet atmışsa
başka oyuncular
gole katkı yapmıyordur..
Orta saha ya da defans atmışsa
takımda forvet sıkıntısı vardır..

5 gol olmuşsa
niye 6 olmamıştır..
6 olmuşsa
neden 7 olmamıştır..
7 olmuşsa……

Kadıköy’de atılmışsa 5 gol,
o Saracoğlu’nun büyüsüdür..
Deplasmanda atılmışsa
rakibin salaklığıdır..

Velhasılıkelam
FENERBAHÇE’nin attığı 5 gol
birilerinin
“sahalarda görmek istemediği hareketler”
kapsamına girer..
Fena acıtır..
Çokça rahatsız eder..

Fazla mı abartılı buldunuz?
5 gol attığı maçtan sonra
kurşunlanmışlığı var
bu kulübün
gözünüzü seveyim!.




28 Ekim 2019 Pazartesi


CAYIR CAYIR
Ne ateş üfleyenlere
prim verdi
bu sevdanın sahipleri
ne de ortalık alev alevken
soğuyanlara..

Kendi yangınını çıkarmada
mahir olsa da
kundaklama cüretlerine
yağmur olup yağdı
her zaman
evelallah..

“Yandı bitti” dediler
küllerinden doğdu
her defasında
Anka misali..

Son maçta
şampiyonluğu çalındı..
“Bi daha başlarını kaldıramazlar”
diye umdular.
Ertesi sene
şampiyon oldu..

Kumpas kurup
dört koldan saldırdılar..
Alayına meydan okudu,
yine şampiyon oldu..

Tarihinin
en kötü sezonunu yaşadı..
“Kümeye kümeye”
sayıklamalarıyla
darı ambarı rüyaları
gördüler.
Bir sezon sonra
gol sayısını 3’e katladı..

0-3’den 4-3’leri,
9 puan geriden gelip
kazanılan şampiyonlukları
yaşamamışlar gibi
kemik yağdırmaya meylettiler yine
dualarıyla..

İyi oynadı, önemsenmedi.
Kazandı, umut vermedi(!)
5 gol attı, ölçü olmadı(!)

Penaltısının,
golünün verilmediği
yetmiyormuş gibi
kural hatasıyla yediği gollerle
kaybettiği maç için verilen
“bariz kural hatası” raporu da
sümen altı edildi.

Çünkü korkuyorlar!
Ödleri patlıyor!
Her kazdıkları çukurdan
daha da güçlü çıkan
FENERBAHÇE’nin
yeniden
bir diriliş öyküsü
yazmaya başladığının
farkındalar..

Ama korkunun
ecele faydası yok.
Hak ettiği araziyi
sadece “sahada” mücadele vererek
alın teriyle
17 yıl sonra da olsa
alan camia
pes etmez!

Birilerinin
bi taraflarını
tutuşturmaya,
hiç dinmeyen
bir heyecanı
alevlendirmeye,
şampiyonluk meşalesini
yakmaya
başladı bile..
Hem de cayır cayır!.